Aydınlığa Adanmış Bir Hayat: Obi-Wan Kenobi

Obi-Wan Kenobi… Star Wars evreninde tanıdığımız ilk Jedi. Aydınlığın şövalyesi, bir kardeş, bir baba ve yol gösterici. 1977 yılında A New Hope’ta bir çiftçi çocuğunu Tusken saldırısından kurtardığı sırada önce Alec Guinness’in harika oyunculuğu daha sonra da yeni üçlemede Ewan McGregor’un müthiş performansı eşliğinde hayatımızda yer edinmiş bir karakter. Star Wars evreninin temel taşlarını oluşturan; Force, İmparatorluk, Jedi’lar, ışın kılıcı gibi kavramları ilk kez kendisinin ağzından duymuş ve öğrenmiştik. Her ne kadar neşeli ve sakin görünse de gelen yeni filmler ile birlikte, zamanla Obi-Wan Kenobi’nin hikayesinin ne kadar acı dolu olduğunu gördük. Ömrünü adadığı, uğruna sevdiklerinden vazgeçtiği düzenin katledilmesine şahit olmuş, kardeşim dediği kişinin ihanetini görmüş ve onun karanlığa kapılmasına engel olamamış biri.
Obi-Wan’ın öyküsü incelediğimizde bir insanın kolay kolay kaldıramayacağı trajik olayların iç içe olduğu görüyoruz. Küçük yaştan beri kendini adadığı düzenin yok olmasını, sevdiği kadının gözleri önünde katledilmesini, yıllarca burnunun dibinde olan düşmanı görememesi ve bu düşmanın gözleri önünde kardeşim dediği kişiyi karanlığa çekmesini düşündükçe, Kenobi’nin iyi bir Jedi olmasının yanında ne kadar sağlam bir psikolojiye sahip olduğu daha iyi görülüyor.

tumblr_ns9y61rMmB1uvim24o1_1280

Önce Qui-Gon, sonrasında da Anakin ile olan ilişkisi Stewjon gezegeninden getirildiği günden bu yana hiç tanımadığı ailesine duyduğu özlemin etkilerini taşımaktaydı. Ustası Qui-Gon onun için babası, Anakin ise hiç görmediği kardeşi oldu. Jedi yasalarında “bağlanmak” yasak olsa da Kenobi içinde her daim sakladığı insani duygularına bu aşamada engel olamazdı. Çünkü her canlı uğrunda savaşacağı bir aile ister. Her ne kadar sıkı Jedi disiplini sebebiyle insani duygularını bastırmışsa da, bu duygular onu yer yer ele geçirmişti. Hatta bir seferinde Jedi yemininden vazgeçecek aşamaya bile gelmişti. Mandalore klanlarının başlattığı iç savaş sırasında, ustası Qui-Gon ile beraber cumhuriyet yanlısı Düşeş Satine Kryze’i korumakla görevliyken, Düşes ile birbirlerine âşık olmuşlardı. İlk kez onun yanındayken insan olduğunu bu denli güçlü hissetmişti. Yemininden vazgeçecek aşamaya gelmişti ve Satine’den bir adım bekledi, tıpkı Satine’nin ondan beklediği gibi. Belki de hayatının dönüm noktası olan bu olayı asla unutmadı. Bu yüzden her ne kadar gizlese de çırağının Padme’ye duyduğu hisleri anlayabiliyordu. Fakat bu hislerin hem çırağının, hem de yeminli olduğu düzenin sonunu getirmekte aracı olarak kullanılacağını tahmin edememişti.

Sen seçilmiş olandın! Sith’leri yok etmen gerekiyordu, onlara katılman değil! Güce denge getirecektin, karanlığa taşımayacaktın! Sen benim kardeşimdin, Anakin. Seni sevdim!

Obi-wan-ben-kenobi-and-luke-skywalker-24875532-1551-658

Kardeşi olarak gördüğü Anakin’in oğlunu, Luke’u koruyacak ve vakti geldiğinde onu bir Jedi olarak eğitecekti. Artık bütün amacı buydu. Bunu Anakin’e borçlu olduğunu düşündü. O karanlığa düşerken yardım edememişti belki fakat bu hatayı Luke’ta yapmayacaktı. Anakin’in üvey kardeşi Owen, Anakin’in karanlığa düşmesinden Obi-Wan’ı sorumlu tuttu. Belki de haklıydı, belki de kardeşinin bu duruma düşmesine engel olamamakla en büyük suç kendisindeydi. Owen, Luke’un eğitilmesini istemiyordu. Onu bir çiftçi çocuğu gibi yetiştirecek ve normal bir hayatı olacaktı. Fakat Obi-Wan çok iyi biliyordu ki Luke’un damarlarında akan kan, Anakin’in kanıydı. O bir çiftçi olarak yaşayamazdı, bunu güçte hissediyordu. Owen eğitimine karşı çıksa da, en azından Luke’u görebiliyor ve koruyabiliyordu. Luke yaşlı Obi-Wan’ı “Ben” ismiyle eski bir keşiş olarak tanıyordu. Belki de delirmiş yaşlı bir keşiş. Luke ile birlikte yeniden bir ailesi olduğu hissine kapıldı. Qui-Gon, Satine ve Anakin’den sonra şimdide Luke ailesi gibi olmuştu. Luke’u her daim korudu ve kolladı. Tıpkı bir babanın oğlunu koruduğu gibi.

Ben_Kenobi_saves_young_Luke

Tatooine sürgünü boyunca sadece Luke’a göz kulak olmakla kalmadı. Kendiyle de hesaplaştı. Galaktik İmparatorluk ile gelen karanlık dönemden, Anakin’in karanlığa düşmesinden kendini sorumlu tutuyordu. Biraz daha dikkatli olabilseydi, biraz daha insani duygularına yenilmiş olmasaydı her şey farklı olacaktı. Şansölye’nin bir Jedi çırağıyla bu kadar yakından ilgilenmesinin arkasındaki nedeni nasıl görememişti? Peki ya eğittiği o gencin, karanlığa teslim olduğunu nasıl anlamamıştı? Anakin’in karanlık tarafa geçmesine asla anlam veremedi. Evet, Anakin hırslı bir Jedi’dı. Bazen kuralların dışına çıktığı da oluyordu. Ama Anakin kötü biri değildi. İçindeki merhameti ve iyiliği Obi-Wan her zaman hissetmişti. Bir aile kurmuştu ve çocuğu olacaktı. Sadece bu bile karanlık bir hayata geçmemek için yeterli bir sebepti. Anakin’in bu tercihinin sebebini Obi-Wan hep kendi eğitiminde yaptığı hatalardan kaynaklandığını düşündü. Keşke Qui-Gon ölmemiş olsaydı ve Anakin’i o eğitseydi diye düşündü hep.

obi_wan_in_the_desert_by_agarthanguide-d8kbkso

Geceleri Anakin ile yaşadığı maceralar, Satine, Qui-Gon, tapınaktaki eski anıları gözünün önüne geliyordu. Yaşlı gözleriyle geriye baktığında çok şeyi kaybettiğini gördü. Mustafar’ı düşündü, Anakin’i son kez gördüğü yeri. Karşısındaki Anakin değildi, Vader’dı ama onu öldürememişti. Çünkü son ana kadar hala içinde bir umut vardı. Obi-Wan Kenobi, duygularını her ne kadar örtmeye çalışsa da nihayetinde bir insandı. Seviyor, bağlanıyor, korkuyor, üzülüyor ve vazgeçmiyordu. İşte o zaman kadim Jedi kanunlarının ne yapmak istediğini tam olarak öğrenmişti. Jedi bu kanunlar ile canlıyı duygularından arındırmaya çalışmıyordu. Sadece duyguları ile arasında bir mesafe koyarak, gerektiğinde mantıklı kararlar verebilmesini amaçlıyordu. Belki de Jedi ve kadim ustalar aradan geçen zamanla bu kanunları çok yanlış yorumlamıştı. Çünkü bir canlının duygularını örtemezsin. Bunu yapmaya çalışırsan duygular daha fazla o kişiyi saracaktır. Fakat artık Luke vardı, her şey için yeni bir umut. Jedi için, Cumhuriyet için, Galaksi için ve yeni kurulacak düzen için yeni bir umut.

hero_starwars_pi

Like
Like Love Haha Wow Sad Angry
9

Hakkında Semih

Eleştirmeyi seven, bilim-kurgu ve fantastik evrenlere hayran amatör yazar. Star Wars aşığı, hayalperest, tarih tutkunu, filmkolik öylesine biri.

Bir göz atın.

Fantastik Oscarlar Nelerdir, Nerede Bulunurlar?

Dolby Tiyatrosu’nda, Jimmy Kimmel’ın sunumuyla dün gece gerçekleşen 89. Oscar Töreni oldukça olaylı geçti. Aslında …