Ana sayfa Edebiyat BİRİNİ PENCERE KENARINA ÇİÇEK KOYACAK KADAR SEVMEK LAZIM | KİTAP YORUMU

BİRİNİ PENCERE KENARINA ÇİÇEK KOYACAK KADAR SEVMEK LAZIM | KİTAP YORUMU

PAYLAŞ

Kitap Adı : Birini Pencere Kenarına Çiçek Koyacak Kadar Sevmek Lazım

Yazar adı : Kemal Hamacıoğlu

Yayınevi : Doğan Kitap

Sayfa Sayısı : 288

Basım Tarihi :Eylül 2017

Yazar Hakkında :

Kemal Hamamcıoğlu ; Marmara Üniversitesi Sinema ve Televizyon bölümünden mezun olmuştur.Üniversite yıllarında Altyazı Dergisi, Boğaziçi Üniversitesi Mithat Alam Film Merkezi ve İFSAK ’ta çalıştı. İkinci üniversite olarak; Mimar Sinan Güzel Sanatlar Üniversitesinden mezun olmuştur.

Belgesel ve kısa film projelerinde yönetmen ve yazar olarak yer aldı. 2006-2011 yılları arasında Cine5’te yayınlanan Cine City isimli kültür sanat programının yapımcılığını ve sunuculuğunu üstlendi. Marmara Üniversitesi Sinema bölümünde yüksek lisans eğitimini tamamladı.

Craft Oyunculuk Atölyesi’nde oyunculuk eğitimi alırken, doktora eğitimini yarıda bırakarak askere gitti. Askerde “Kabin” isimli ilk oyununu yazdı. Asker dönüşü “Kabin”, daha sonraysa ikinci oyunu “Garaj” tiyatro seyircisiyle buluştu.

Kemal Hamamcıoğlu, tiyatro metin yazarlığının yanında, yönetmenlikte yapmaktadır. Son oyunu olan “Baldan Karanlık” tiyatro oyunu ise ilk gösterimi ile 9 Aralık’ta seyircisi ile buluştu.

“Baldan Karanlık” tiyatro oyunu

 

Her imza gününde okurlarından, mama veya kitap isteyen; Kemal Hamamcıoğlu, İstanbul’da köpeği ile birlikte yaşamaktadır.

Kemal Hamamcıoğlu kitabından paylaştığı ve ünlü oyuncuların yer aldığı videolar ile İnstagram ‘da ve Youtube ‘de büyük bir kitleye sahiptir.

 

 

Tanıtım Bülteni :

Uzayan kısalan saçlardan, sana ait olmayan anlardan, gitmediğin yollardan yorulmadın mı ?

 

Kitap Hakkında :

Herkese Merhaba

Bu kitabın yorumunu paylaşmak için sabırsızlanıyorum. Kitabı ilk çıktığı günden beri okumayı çok istedim. Kitap; ismi,alıntıları ve arka kapak yazısı ile bir çok kişinin dikkatini çektiği gibi tabi ki de benimde dikkatimi çekmeyi başardı.

İnstagram’da ki paylaşımları ile kitabı, şiir kitabı sanmıştım ki kitap elime geçince öyle olmadığını anladım.

Birini Pencere Kenarına Çiçek Koyacak Kadar Sevmek Lazım; ismi ile, arka kapak yazısı ile, içindeki şiirler ve cümleler ile çok dikkat çeken ve kendine özgü bir kitap. İnternet’te, bir çok sosyal paylaşım sitelerinde gördüğümüz alıntılar kitapta o kadar güzel ve anlamlı bir hal alıyor ki, şahsen beni büyüledi.Kitapta yazıların arasına iliştirilmiş şiirlere bayıldım, hepsi mükemmel; karakterin ruh hali, durumu, yaşantısı çok güzel aktarılmış. Benim kafamda karakter direk canlandı.

Birini Pencere Kenarına Çiçek Koyacak Kadar Sevmek Lazım, konusu bakımdan da çok güncel bir konu işlemiş; Kemal Hamcıoğlu. Son yıllar da hayatımızın merkezinde olan sosyal medya, çok çarpıcı bir biçimde olmasa da kitabın merkezinde bir konu olarak işlenmiş. Karakterimiz; kendisini daha önce hiç görmediği, sadece İnternet üzerinden tanıdığı Barış adında birisine aşık olmasını okuyoruz. Sizce de mümkün mü? İnsan,hiç görmediği, dokunmadığı birisine aşık olabilir mi ?

Birini Pencere Kenarına Çiçek Koyacak Kadar Sevmek Lazım’ı; kadın baş karakterimizin ağzından okuyoruz ve bu da karakterimizin iç dünyasına daha çok girmemize imkan veriyor. Bazı okurlar,her ne kadar birinci tekil şahıs ağzından anlatılan hikayeleri okumayı sevmeseler de, bu beni pek fazla rahatsız etmiyor; aksine karakterimizin iç dünyasını daha fazla anlayabildiğimiz için seviyorum, diyebilirim.

Kitapta; baş karakterimiz ruh hali fazlaca melankoli içeriyor ve çöküşünde her dibe vuruşunda hırsını karşı cinsten çıkarıyor. Bunun uyarısını yapmak istiyorum; kitap çok fazla olmasa da +18 sahneler içeriyor. Kemal Hamamcıoğlu, bir röportajında bu konuya açıklık getirmiş.

Kitapta pek fazla Barış’ın iç dünyasını okuyamıyoruz.Baş karakterimiz, Barış’ı tanıdığı kadar bize aktarıyor.Kitap bitince ne çok Barış’ın ruh halini,iç dünyasını, bilinçaltını merak ettim. İkinci bir kitapta Barış’ın monoloğunu okumayı çok isterim.

Kitaptan Alıntılar :

  • Hiçbir boşluk kağıt üzerinde dolmuyor…
  • Kimse kimsenin boşluğunu doldurmaya yeltenmesin.
  • Çook uzun zamandır hiçbir yazmadım.Yaşamadan ne yazabilir insan?
  • Çok yalnızım. /Keşke yazmaya başlamasaydım… /Keşke gülüşünü benden saklasaydın.
  • Çok nadir çıkan anların sürprizini demlendirerek keşfetmek lazım.
  • Aklıma ne zaman gelsen/ Gökyüzüne kadar zıplamak istiyorum/Sesini duydum mu daha çok özlüyorum.
  • Bir daha biten bir yaşın keşkesi olmayacağım.
  • İsteyince birini mutlu etmek nasıl kolay.Birinin acısını hafifletmek, onu duymak isteyince çok kolay.
  • Yazarak anlaşmak çok zor! Kalpten kalbe en kolay.
  • Hayvanlar için, doğa için, kendi kendine yetemeyenler için susmaya zaman yok.
  • Gidecek yeri olmayanlar hiçbir yerden gidemiyor/ Anlamayanlar hiç anlamıyor.
  • Birine aşıkken, başka birine aşık olamaz insan!
  • Gideceğim yerlere hep herkesten önce varıyorum. Bu yüzden denk gelemiyorum sanırım beklediklerimle.
  • “Sadece dokunduğuna inan!” Çünkü insan sadece inanmak ister.İnandıklarına tutunmak ister. Kitaplara tutunduğu gibi.
  • Hayat var! Hayat kaçırdığımız yerlerde yeşeriyor. Kaçırmamak lazım yeşili. Yanlış yerlerde ışığı beklememek lazım.
  • Belki haklıdır, belki/ Kedilerin geçtiği sokakların bir bildiği vardır.
  • Uzayan kısalan saçlardan, sana ait olmayan anlardan, gitmeyen yollardan yorulmadın mı ?
  • Teşekkürler hayat, duydun sesimi. Her ne olursa olsun. “Yaşa…”
  • Yalnızlık nasıl güzelmiş. İnsan iki kişi olunca tamamlanacağını sanıyor. Kendi başına kaç kişi olacağını geç anlıyor.
  • Yoldan elin boş dönmüyorsun.
  • Anlamaya çalışınca, anlaşılmayacak ses yok. Anlayışsızlık yok.

 

 

Like
Like Love Haha Wow Sad Angry
455