Ana sayfa Çizgi Roman Black Panther İncelemesi (Spoilersız)

Black Panther İncelemesi (Spoilersız)

PAYLAŞ

Son zamanların en çok konuşulan ve beklenilen filmi kuşkusuz Black Panther’di. Eleştirmenlerin çok olumlu notlar ve güzel eleştirileri ile beklentileri iyice yükselttiği filmi vizyonda görme şansına eriştik. Genel kanım klasik Marvel filminin oldukça dışında oluşunun yanı sıra, sahip olduğu farklı tondan ötürü filmi beğendim. Filmin yönetmeni Ryan Coogler’ın önceki filmlerini izlemişseniz, sizi benzer ton ve tatta bir film bekliyor. Gelin öncelikle kısa bir özetini geçelim.

Baş kahramanımız T’Challa, Civil War’da babasını kaybedişi sonrası herkes tarafından fakir ve 3. Dünya ülkesi olarak tanınan ancak gerçekte teknoloji ve ilerleme de Dünya’daki birçok ülkenin önünde olan Wakanda’nın kralı olmuştur. Wakanda, yıllardır dış Dünya’daki kötülük ve savaşlardan kaçmış, diğer bütün ülkelere ve yabancılara da kendini gizlemiştir. Elindeki gücü sahip olduğu Vibranium’dan almakta, hayatın her alanında bu metali kullanmaktadır. Burada Wakanda’nın teknoloji ile doğayı muhteşem bir harmoni içinde sürdürdüğünü bütün film boyunca sürekli görüyoruz. Wakanda, yıllarca sahip olduğu teknolojiyi ve vibranium’un kötü niyetli kişilerin eline geçmemesi üzerine sıkı bir çaba göstermesine rağmen, Ulysses Klaue (Andy Serkis) buradan ciddi miktarda çalmayı başarmış. Filmimizin ana hikayesi ise bu durumlarla mücadele etmekte olan T’Challa’nın kendisini bir anda bir taht kavgası içerisinde buluyor oluşu üzerine kurulu.

Önceki Marvel filmlerine baktığımızda, belli bir kalıp ve gidişatın bütün filmlerin üzerinde bir etkisi olduğunu kaçınılmaz bir şekilde kabul etmemiz gerekiyordu. Ancak, bu filmi diğerlerinden ayıran, her anında bu kalıpların dışına çok güzel çıkıyor oluşu. Bizi başlangıcı ve sonu olan, ne gereksiz uzatılan ne de hızlıca pas geçilen bir hikâye örgüsü karşılıyor. Marvel’in yapımlarındaki o basit belki de vurmalı kırmalı sahnelerine gömülü esprileri, sahip olduğu süper kahramanlarının kendi gücünü öğrenme aşamalarındaki ergensi hareketlerinin dışında daha ciddi ve olgun bir film izliyoruz. Zaten eleştirmenleri tam kalbinden vurdukları nokta ise gerek hikayesi olsun, gerekse de oyunculukları ile bir sinema filminden beklenen şeyleri tam olarak veriyor olması olsa gerek.

Bu ciddiyetin ana nedeni karşımızda yıllardır kral olmak için yetiştirilen, sorumluluk sahibi, ağırbaşlı ve hatalarından ders çıkarmayı bilen bir kahramanın yatıyor oluşu var. Beni en çok mutlu eden nedenlerden biri de bu. Marvel kökeninde çizgi romanlar ile çocuklara hitap ediyor olsa bile, filmlerinde ki dengeyi bunca zaman tam olarak yakalayamamıştı. İşte Black Panther, burada devreye giren bir film olmuş. Aksiyonu da dozunda bırakmayı bilmişler.

Lafı çok uzatmadan, sizleri önceki Marvel filmlerindeki kahramanlık hikayelerinin dışında daha olgun bir film bekliyor. Marvel filmlerini çok cıvık bulanlardansanız bu filme bir şans vermeniz taraftarıyım. Farklı renk ve tona sahip oluşu, hoşunuza gideceğini ümit ediyorum. Zaten bir Marvel taraftarıysanız, Black Panther’in Infinity War öncesi yaşadığı kendi iç meselelerini seveceksiniz. Özellikle, bu filmi izledikten sonra Wakanda’nın nasıl sonraki filmlerde önemli bir konumda olduğunu anlayacaksınızdır.

Dipnot, filmin sonunda bir Marvel klasiği olarak ekstra 2 sahne daha var. Biri Wakanda’nın film içerisinde göreceğiniz sahip olduğu bunca şeyi paylaşıp paylaşmama karmaşasının sonucu, diğeri ise Infinity War’a ufak bir gönderme diyebileceğimiz sahneler.

Like
Like Love Haha Wow Sad Angry
1