Ana sayfa Oyunlar Diğer Oyunlar Dark Souls Evreni – Ringed City (Bölüm 2) #8

Dark Souls Evreni – Ringed City (Bölüm 2) #8

PAYLAŞ

Kırılan Gerçeklik

Prensesin yumurtası kırıldığında zamanın dışına çıktığımız bir an yaşarız oyunun içinde. Sanki gerçek dünyada bir saniyede binlerce yıl geçmiş gibi, bütün şehir küller ile kaplanır. İnsanlık, bu yok olan dünyadan kaçabilmek için, kendilerine daha önce yaptıkları gibi yeni bir dünya çizmeye çalıştı. Bu resimi çizen kızın ismi olmadığı için, ona ”Aria” diye hitap ediyoruz.

A”ria

”Pigment”

Aria’nın resimini bitirebilmek için bir ”Pigment” e ihtiyacı olduğunu biliyoruz. Kendisiyle yapılan konuşmalarda ”Gael amca birazdan bana pigmenti getirecek.” Dediğini duyuyoruz. Yılan gözlü Pullu derili bu kızın bahsettiği Gael amca, Kendini adamışlığın somutlaşmış halidir. Bahsedilen pigment ise Ringed city’den çıkmamış Pygmy King in karanlık ruhudur. Aslına bakarsanız sadece bir kralın ruhu değildir.

Slave Knight Gael

Gael ile ilk karşılaştığımızda pek ön planda değildi. Sesi kibar kendisi asil olan bir şovalye. Amacı, verdiği yemini tutup Aria’nın resimi tamamlaması için elinden geleni yapmaktı. Amacı sadece basit bir şovalye olmak değildi. Undead olmanın tanımı gibi.. Uzun süredir bu evrende gezen gael, eski bir Köle şovalye örgütündeydi. Üzerindeki kırmızı pelerin bir zamanlar onurun sembolüydü. Onurun pelerinini taşıyarak üstlerine görevlerin belkide en zorlarını aldılar. En Pislik savaşların En ön saflarını doldurdular. Düşmanı yormak için yollanan birliklerdi. Sonuçta ölümsüz olan bu köleleri daha iyi bir iş için kullanamazlardı.

Gördüğümüz üzere, bu köle şovalye ustalarından uzun yaşadı. Gael, çizilmiş dünyaya kaçtı. Oradaki inançlardan daha uzun yaşadı. Eski tanrıların heykelleri toza dönüşürken, Gael hala görevini yerine getirmeye uğraşıyordu. Biz Gael’a rastladığımızda bize ustasının nerde bulunduğunu söyleyip bizden ona ateşi göstermemizi ister. Çünkü ateş çizilecek dünyanın yeni ışığı olacaktı. Gael’in karakteri, yeni çizilecek dünyanın sembolizmi olabilir. Yüzyıllardır hayatta kalıp, inandığı meziyetleri koruyan ve onlar için savaşan bir adam. Son umutlar…

Çizilen dünya için gerek duyulan Karanlık Ruhu Gael’den daha iyi kim bulabilir? Ateş çağından beri yaşayan bu adamın bilgeliğinin eşiti olamazdı. Aria’ya yeni dünyayı çizme isteğinde bulunduktan sonra kaderini bilerek karanlık ruh toplamaya başladı. Dünyanın sonuna kadar yaşamış Gael, Pygmy Lordlarının ruhlarını yiyip, karanlık ruha ulaşmaya çalışıyordu. Bizi gördüğünde kendiside şaşırır. Filianor’un illüzyonu kırılınca zamanda ileri gittiğimizin kanıtı Gael’in eskimiş silahlarıdır. Gael bizi görünce bizimde karanlık ruhumuzu ister.

Gael kendisinin özel olmadığının farkındaydı. Karanlık ruhları taşırken tabiki kendi ruhunuda karartacağından haberdardı. Güvenli bir geri dönüşün olasılığı çok azdı. Peki sizce neden bizim karakterimizi bulunduğu noktaya yönlendirdi? Gael’i öldürmek için olabilir. Gael, ruhun parçaları kanda bulunduğunu anlamıştı. Diğer lordların kanları uzun yaşamlarından dolayı artık kurumuştu. Bir ressam kuru kan ile resim yapabilirmi?

Son

Hayatını fedakarlığa adamış Gael ölünce görevini tamamlamış oldu. Planının son evresi kendi kanını Aria için akıtmaktı. Biz bu görevi onun için yerine getiriyoruz. Gael’in planı onu öldürmemiz olsada olmasada. Yeni, karanlık ruh ile boyanmış dünya artık yanan bir binanın bodrum katında duracaktı. Belki bir zaman, o dünyanın nasıl olduğunu görürürüz.

Like
Like Love Haha Wow Sad Angry