Ana sayfa Çizgi Roman Death of X: Mutantların Sonu mu Geliyor?!

Death of X: Mutantların Sonu mu Geliyor?!

PAYLAŞ

Son yıllarda özellikle çizgi romanlarda en çok hakkı yenen ekibin X-Men olduğunu düşünüyorum. Inhumans, Guardians of the Galaxy gibi “B-list” olarak tanımlayabileceğimiz ekiplerin ne kadar popüler oldukları göz önüne alındığında X-Men gibi yıllarca Marvel’ın en çok satanlarında yer almış bir ekibin bu hallere gelmesi bana çok koyuyor açıkçası. Hepimiz bu durumun beyaz perdedeki telif hakları nedeniyle bilinçli olarak yapıldığını bilsek de, elden bir şey gelmiyor. Yine de mutantlar hala Mavel evreninde önemli bir yer tutuyor.

     Death of X’i hakkıyla anlayabilmek için Avengers vs. X-Men’e, hatta belki de House of M’e kadar geri gitmek gerekiyor aslında. Mutantların sayısının ciddi anlamda azalması üzerine gerçekleşen olaylar, pek çok karakterde ciddi değişikliklere neden oldu. Eh, haliyle severek takip ettiğimiz klasik X-Men ekibi de bir takım değişiklikler geçirmek durumunda kaldı.
DİKKAT! YAZININ BUNDAN SONRASI DEATH OF X ÖNCESİNDE MARVEL EVRENİNDE GERÇEKLEŞEN OLAYLARLA İLGİLİ SPOİLER İÇERMEKTEDİR.
Bildiğiniz üzere, klasik Wolverine dünyaya veda etti. Öte yandan Phoenix gücünün etkisiyle Xavier’ı öldüren Cyclops “devrimci mutant lider” rolünü üstlenerek Uncanny X-Men’i kurdu. Bunlar olurken güçlerini bir kaybedip bir tekrar kazanan Magneto da Scott’la garip bir ilişki içerisindeydi. Storm, Jean Grey okulunun müdürlük görevini üstlenedursun, Hank geçmişteki X-Men’i günümüze getirdi. (Bu maceralar için Marmara Çizgi’nin bastığı All-New All Different X-Men ve Uncanny X-Men serilerini okumanızı öneriyoruz.) Kısacası şu an evrende genç bir X-Men ekibi, delirmiş bir Scott Summers, içten pazarlıklı bir Magneto ve liderlik rolünü üstlenmiş bir Storm görüyoruz.
    Temelinde X-Men odaklı bir hikaye gibi görünse de, Death of X bir nevi Inhumans vs. X-Men’e zemin hazırlamak için yazılmış. Olaylarda Inhumans da en az X-Men kadar önemli bir yere sahip. Eğer son dönemlerde Marvel evrenini takip ediyorasanız Terrigen sözcüğünü duymuşsunuzdur. Insanlardaki Inhuman genini tetikleyerek güçlerini ortaya çıkaran bu madde, atmosferde iki büyük bulut halinde dolanıyor. İnsanlar başta korkup kaçsa da, zamanla içlerindeki değişim isteğinin de etkisiyle heyecanla Terrigen bulutunu bekleyen şehirler görüyoruz.
    İşte her şey burada başlıyor çünkü Inhumanların güçlerini tetikleyen Terrigenın, mutantlar üzerinde farklı etkileri olduğu ortaya çıkıyor. Buna tepki gösteren Scott ve Uncanny X-Men’inin Inhumanlarla yaşadıkları üzerine aslında hikaye. Evet, biraz yavaş ilerliyor belki. Ama özellikle sondaki twist ile benim takdirimi kazandı açıkçası. Pek çok yerde hakkında olumsuz eleştiriler görmüş olsam da, Inhumans vs. X-Men’e bir prologue niteliğinde yazıldığını düşündüğümden, bende kötü bir tat bırakmadı. 4 sayılık bu seride çok önemli rolleri olan Cyclops, Emma Frost, Storm, Medusa ve diğer pek çok karakterin işleniş tarzlarını gayet başarılı buldum. İlk okuduğunuzda muhtemelen fazla ”oldu da bitti” ye getirilmiş gibi hissedebilirsiniz ama hikayenin amacı da bir yerde size o hissi vermek olduğundan bunun bilinçli yapılan bir tercih olduğunu düşünüyorum. Özellikle Uncanny X-Men serisini sevenlerin beğeneceğini düşündüğüm bir kurgu var.
    Çizimleri de gayet başarılı buldum. Spoiler vermemek için sahnelerin detayına girmiyorum fakat özellikle önemli olayların gerçekleştiği noktalarda hissettirmesi gerekeni hissettirdiğini söyleyebilirim. Aaron Kuder, 4 sayılık serinin genelinde iyi bir performans sergilemiş. Kapak tasarımlarını ayrıca çok iyi bulduğumu belirtmeden geçemeyeceğim. Her sayının kapağı, hem göze hitap eden hem de hikayeyle ilgili mesaj veren hoş kapaklar olmuş. Kısacası görsel açıdan da tatmin edici bir iş ortaya konduğunu söylemek mümkün.
    Death of X olmazsa olmaz bir hikaye değil. Fakat X-Men ya da Inhumans gruplarından herhangi birini sevenlerin okuması gereken bir seri. Ayrıca evrende etkisini uzunca bir süre hissettirecek birkaç önemli olaya da ev sahipliği yapıyor. Kapak tasarımları da gayet etkileyici olan bu 4 sayılık mini seriyi fırsat bulursanız koleksiyonunuza eklemeyi düşünebilirsiniz 🙂
Like
Like Love Haha Wow Sad Angry

PAYLAŞ
Önceki makaleResident Evil: Son Bölüm İnceleme (Spoiler)
Sonraki makaleDişi Kurt Lyanna Stark
Çizgi roman, fantastik/bilim-kurgu edebiyat ve film tutkunu. Star Wars delisi, Orta Dünya hayranı. Bilgisayarda RPG, masa başında FRP oyuncusu. Tüm bunların yanında fen liseli kişiliğiyle nerd ile geek kırması insan. Son olarak ''Ben tanırdım onu, Horatio...''