Ana sayfa Game Of Thrones Diyarı Evlat Edinmek: Jon Arryn Bölüm 3

Diyarı Evlat Edinmek: Jon Arryn Bölüm 3

PAYLAŞ

Savaşta Yeni Oyuncu

 

Üç Dişli Mızrak’ın sonucu diyarda duyulduğunda savaşa yeni bir oyuncu katıldı. Casterly Kayası Lordu, Batı’nın Muhafızı Lord Tywin Lannister. Peki bu heybetli lord hangi safta savaşacaktı? Kralına sadık olacak, yaralanmış isyancı ordusunu parçalamaya mı çalışacaktı? Menzile ilerleyip oradaki kraliyet destekçileri ile birleşecek miydi? Kral Şehri’ne gidip orayı mı savunacaktı? Hayır. Kral’ın Şehri’ne girip orayı yağmalamayı seçti.

İsyanın sonuna doğru Robert’ın yanında, daha doğrusu kazananın yanında olmayı seçti. Kendini ona kanıtlamak için de acımasızca Kral Şehri’ni yağmaladı. Askerleri halka tecavüz etti, yaktı, yıktı, öldürdü. Sör Amory Lorch ile Gregor Clegane’e kalan 2 Targaryen veliahtını (daha Daenerys Targaryen doğmamıştı) yok ettirdi. Aegon ve Rhaenys, Elia Martell’in çocukları şehir yağmalanırken katledilmişti. Hem de çok gaddar bir şekilde. Tywin bunu büyük ihtimalle yeni rejime, yani Robert’a sadakatini kanıtlamak ve Robert’ı düşman veliahtları temizlemekten onun isteğini sormadan kurtarmak için yaptı.

Lannister Hanesi Westeros’un en varlıklı hanesiydi. Prestij bakımından ise diğer büyük hanelere, Stark ve Arryn gibi, denkti. Uzun lafın kısası, Tywin Lannister’ın savaşın sonlarına yaklaşılırken Robert’ın yanında olmayı seçmesi Robert’ın çok işine geldi. Çünkü sonuçta aktif olarak taht destekçisi Martell ve Tyrell haneleri ile savaşılmıştı ve Robert’ın Üç Dişli Mızrak zaferi çok zor kazanılmış bir zaferdi. Eğer Tywin, tahta sadık kalmayı seçseydi ve ardından Tyrell Hanesi ile işbirliğine girseydi Robert ve Jon Arryn’in başı büyük derde girerdi. Ne de olsa bu iki hane Westeros’un en zengin iki hanesi. Bu durum olsaydı Jon gerçekten çok zor bir durumda kalacaktı. Ya Tyrell – Lannister – Martell koalisyonunu kabul edip diyarın bir kısmını yönetmelerine izin verecekti -ki bunun ne kadar riskli olduğunu söylemeye bile gerek yok- ya da onların üzerine daha da gidip, isyancı tarafını ikinci bir iç savaşa sürükleyecekti. Neyse ki olmadı.

İşleri kötü kılan bir diğer mesele ise isyancıların öne çıkan liderlerinden olan Eddard Stark’ın Tywin Lannister’ın yaptıklarına karşı öfkelenmesiydi. Bu konuda Eddard, artık Kral olan Robert ile sesli bir şekilde tartıştılar bile.

Robert’ın Targaryenler’e olan nefreti çılgıncaydı. Tywin Lannister’ın ona gösterdiği Rhaegar’ın eşi ve çocukların cesedini Robert bir sadakat simgesi olarak almıştı. Bu olayı Ned ”cinayet”, Robert ise ”savaş” olarak yorumlamıştı. Ned, prens ve prensesin daha bebek olduklarını söyleyince de, diyarın yeni kralı olan Robert, ”Ben sadece ejderha yumurtası görüyorum.” demişti. Robert’ın bu konudaki öfkesini Jon Arryn bile dindiremedi. (Taht Oyunları, Eddard Bölüm 2)

Eddard Stark bu konu hakkında görüşlerini açık şekilde belli edince Robert için karar vermesi çok daha zorlaşmıştı. Tywin Lannister’ın yaptığı işi onaylasa da, bu işi kınasa da, krallık, Westeros’un en güçlü hanelerinden birini kaybedecekti.

Stark Hanesi, Lannister Hanesi kadar zengin değilken bile Robert’ın yeni kurduğu rejim hakikatte Stark Hanesi ile çok daha güçlü bağlara sahipti. Neyse ki Fırtına Burnu kuşatması Jon Arryn’e izlenecek yol hakkında düşünmesi için daha fazla zaman verdi. Ardından Lord Eddard Stark kuşatmayı kaldırmak için önce Fırtına Burnu’na gitti ve ardından da kız kardeşi Lyanna’yı kurtarmak için de Dorne’a yolculuğa çıktı. Çoğu kişiye göre olay böyle, bu sırayla gerçekleşti.

Ancak Eddard, Dorne’dan dönerken çok acı haberler getirmişti; Lyanna ölmüştü. Bu haber karşısında hem artık kral olmuş Robert Baratheon, hem Lyanna’nın ağabeyi Eddard resmen yıkılmıştı. Bu ikili hüzünleriyle birlikte tekrar eskisi gibi oldular, barıştılar. Stark ve Baratheon hanelerinin bağlarını eskisi gibi güçlü hale getirdiler. Bunu da Tywin Lannister’ı kendilerinden uzaklaştırmadan yaptılar.

Gelişen trajik olaylar neticesinde Jon Arryn’in gerçek karakterini görmeye başlıyoruz. Mantık ve politik-siyasi gerçekleri çok iyi düşünerek karar veren bir adam. Sadece onuru ve bağlarıyla bir şeyler yapmaya çalışan bir politikacı değil, yaşı yüzünden düzgün karar veremeyecek ve rütbesini kendi çıkarı için kullanacak bir adam hiç değil, zamansız ölümler ve üzerine kurulan planların arasında yönetme kabiliyetini yitirmemiş hatta geliştirmiş bir adam. Diyarın kontrolünü devirecek seviyede neredeyse mükemmel bir isyanı inşa eden bir adam. Tahtta bulunan kralı 4 büyük lord olarak muhteşem organize ederek devirdi ve Westeros tarihinde eşi benzeri görülmemiş bir şeyi başaran bir adam. Martı Kasabası’ndaki zaferinde Jon bize kendisinin Eyrie’nin gök hücreleri kadar soğuk olabileceğini gösterdi. Kusursuz değil, ama beceriksiz de değil. Uzun yıllar boyu sürecek olan Kral El görevinde pratik bir politikacı olması kuşkusuz onun işine bir hayli yarıyor.

Dürüst, İyi, Çalışkan Bir Kral Eli

”Kimseye kastımız olmadan, herkese yardım ederek, izin verin çabaladığımız işi bitirelim, milletimizin yaralarını saralım.” –Abraham Lincoln, İkinci Başkanlık Konuşması, 4 Mart 1865

Jon Arryn’in güçlü bir askeri koalisyon kurup onu çok da iyi organize ederek 300 yıllık Targaryen hükmünü yıktığını söylemiştik. Fakat bunun bir bedeli vardı. Tywin Lannister daha bebek yaştaki Targaryen veliahtlarını katlettirdi ve Eddard Stark ile birlikte Westeros halkı ve soylularının büyük kısmının nefretini kazandı. Daha kötüsü, Robert’ın hayatının aşkı Lyanna Stark Dorne’da öldü. Ned ve Robert, Lyanna’nın ölümünde sadece hüzün görürken Jon, politik, askeri ve ekonomik bir hegemonya yaratma şansı gördü.

Affetmek, Unutmak

Lyanna Stark’ın ölümü demek, Robert’ın hala evlenmemiş olması demek. Lannisterlar’ın yaptıkları Ned’i kızdırmış ama Lyanna’nın ölümü onu üzmüştü. Bu ilişkileri Robert Baratheon sayesinde düzeltti. Lyanna’nın ölümü bir trajediydi, fakat politik bir pragmacı olan Jon için Robert’ın tahtını güvenli bir hale getirmek için açık ve basit bir fırsattı. Doğrusunu söylemek gerekirse Lannister Hanesi ve Baratheon Hanesi arasındaki bağlar gittikçe zayıflamıştı isyanın sonundaki olaylar yüzünden. Ve bu bağların tekrar güçlendirilmesi gerekiyordu, eğer Robert’ın tahtının korunması gerekiyorsa.

Bunu yapmanın en iyi ve basit yolu evlilik değilse nedir? Lord Tywin’in evlenmemiş ve çok güzel olan bir kızı vardı: Cersei Lannister. Eğer Jon Arryn, Cersei ve Robert arasındaki bu evliliği ayarlayabilirse kraliyet daha güvenli hale gelebilir ve krallık uzun sayılabilecek bir süre sonra tekrardan eski heybetine kavuşabilirdi. Hatta bir süre sonra belki huzura bile kavuşabilirdi. Artısı sadece bu değil evliliğin tabi. Bir diğer pozitif yönü de bu evlilik Lannister Hanesi’ni kraliyete bağlayacaktı, yani herhangi bir beklenmedik olay karşısında Lannister Hanesi kraliyetin yanında olacaktı. Tabi az önce bahsettiğim rahatlık ve güce ulaşma konusunda da krallığa yardımda bulunacaklardı, hem otoriteleri hem de ekonomileriyle.

”Ve Cersei… Onun için Jon Arryn’a teşekkür etmeliyim. Lyanna benden alındıktan sonra evlenmeye hiç niyetim yoktu benim ama Jon kraliyetin bir veliahta ihtiyacı olduğunu söyledi. Cersei Lannister iyi bir seçim olur dedi. Viserys Targaryen bir gün babasının tahtını almaya çalışırsa, bu evlilik Lord Tywin’i bana bağlayacaktı.” (Taht Oyunları, Eddard Bölüm 7)

Jon Arryn’in Lysa ile olan kendi evliliği gibi bu evlilikte politik bir hamleydi. Ne de olsa hem gerçekte orta çağda hem de bu evren bu tip evlilikler yerleşmiş bir ilke gibi. Robert tabii ki cazip bir eş adayıydı. Yakışıklıydı, varlıklıydı, her şeyden öte tahta yeni oturmuş bir kraldı. Cersei Lannister’da bunların sonucunda evlenmek istemişti tabii. Ta ki Robert, düğün gecelerinde Cersei’ye gerçek aşkının ismini fısıldayana kadar: Lyanna. Başka bir kadın belki hızlıca bunun üstesinden gelebilirdi fakat Cersei Lannister, başka bir kadının düşüncesiyle acı çeken bir adamla evlenmekten nefret etmişti. Fakat olanlar oldu ve evlendiler, sonucunda Lannister Hanesi yeni rejime bağlanmıştı. Fakat ne Robert, ne de Cersei mutluydu.

Bu yazının ilk bölümü için buraya, ikinci bölümü için de buraya tıklayabilirsiniz.

Like
Like Love Haha Wow Sad Angry
1