Ana sayfa Game Of Thrones Diyarı Evlat Edinmek: Jon Arryn (Bölüm 5)

Diyarı Evlat Edinmek: Jon Arryn (Bölüm 5)

PAYLAŞ

Jon Arryn, kişiliği, yaptıkları ve diğer her şeyiyle Tywin ile birlikte son dönemin en iyi Kral Eli olarak gösterilen bu adamın Greyjoy İsyanı’na kadar neler yaptığına elimden geldince değindim. Peki bu bilgili El, isyan karşısında neler yapabilir? Diplomatik ve rasyonel konulara çok ilgisi -hiç- olmayan Kral Robert’ı nasıl yönlendirecekti?
Balon Greyjoy’un, Demir Adalar’ın Yedi Krallık’tan ayrılıp bağımsızlığını ilan etmesiyle birlikte Greyjoy İsyanı patlak verdi. Süratle tüm diyarı da içine alan bir isyan haline geldi. İlk önce Jason Mallister, sonra bizzat Kral Robert Baratheon’ı. Balon’ın bu isyanı başarısız olmaya mahkumdu açıkçası. Bunun ilk sebebi, Greyjoyların bütün diyar tarafından küçümseniyor olması. İkinci sebebi Demiradamların, tarihleri boyunca kıyı şeridindeki köyleri ve kasabaları yağmalaması ve kıtadakilerden farklı bir dine mensup olmaları yüzünden çok az müttefiğe sahip olması. Buna ek olarak, Robert Baratheon’un yönettiği ve ona sadık olan Kraliyet ordusu, Balon’ın ordusunun yaklaşık on katı büyüklüğüne olması da önemli bir etken tabii. Elimizde olan bilgilere göre bu isyan sırasında Jon Arryn hiçbir savaşa katılmadı, yani böyle bilgi, söylem hiçbir yerde geçmiyor. Çok yüksek ihtimalle kralın kendisi savaştayken Jon krallıkla ilgileniyordu. Savaş çok çabuk bir şekilde sona erdi ve Jon hayatının en başarılı ve iyi dönemlerini geçirdiği rehberlik etme işine geri döndü.

İş başındayken karşılaştığı bir sürü probleme ve hatta yönetmeyi hiç istemeyen, sevmeyen, bu yüzden de beceremeyen bir krala rağmen Jon Arryn bir sürü büyük sorunun üstesinden geldi. Diyarda barışı sağladı. Bunu da onuruna değil, durumları şartlara bağlı sonuçlarıyla düşünerek değerlendirip ona göre karar verme yeteneğine borçludur. Örneğin Tywin Lannister acımasız ve korkutucu, Robb Stark ise onuruna bağlı bir idealistken Jon bunların orta yolunu bulmuştu. Barış yapmanın imkansız olduğu durumlarda bile savaşı engelleyerek barış illüzyonu yapıyordu adeta.

 

Son Ejderhalar

 

Lord Renly omuz silkti. “Mesele bana gayet basit görünüyor. Viserys ve kız kardeşini yıllar önce öldürmeliydik ama kardeşim Majesteleri Robert, Jon Arryn’ı dinleyerek büyük bir hata yaptı.” (Taht Oyunları, Eddard 8. Bölüm)

Robert, gayet çekici ve popüler bir kraldı ve düşamnlarını müttefiğine çevirmesi ile ünlüydü. Kendisine karşı savaşmış birçok adamı affetti ve onları tebaasına aldı. Randyll Tarly ve Paxter Redwyne‘ın yanı sıra neredeyse erkek kardeşi Stannis’i açlıktan öldürecek olan Mace Tyrell’i bile affetti. Fakat yine de Robert’ın asla affetmeyeceği veya merhamet göstermeyeceği bir hane vardı: Taragaryen Hanesi.

Robert’ın İsyanı, Targaryen Hanesi’ndeki bütün yetişkin bireylerin ölmesine sebep oldu. Rhaegar Targaryen, Üç Dişli Mızrak muharebesinde teke tek bir karşılaşmada Robert Baratheon tarafından öldürüldü ve Kral Aerys Targaryen ise Jaime Lannister tarafından katledildi. Tywin Lannister’ın sancaktarları da Rhaenys ve Aegon Targaryen’i katletti fakat Viserys Targaryen ve henüz yeni doğan kardeşi Daenerys Westeros’tan Essos’a kaçmayı başardı.

Robert tabii Targaryenler’i küçümsüyordu fakat göz önünde bulundurulması gereken bir durum daha var. O da, babasının ve ağabeyinin ölümüyle Targaryen soyundan devam edebilecek kişi olan Viserys’in hayatta kalmasıydı. Yani Robert’ın kurduğu rejime karşı en azından hak iddia edebilecek bir isimdi. Sonuç olarak baktığımızda Targaryenler neredeyse 300 yıldır Westeros’a kral olarak hükmediyordu ve onların atası olan I. Aegon, nam-ı değer Fatih Aegon da bizzat 7 Krallığı birleştiren kişiydi. Bu da Viserys’in meşru bir kral olması için gerekli motivasyon kaynakları ve bazı sebepleri sağlıyordu. Daha önceki bölümlerde söylediğim gibi, Robert da isyanıyla birlikte aynı şeylere sahip oldu fakat Viserys’te bu durumda Robert’ın karşısına çıkabilecek yegane kişiydi.

Jon Arryn farklı bir şekilde düşünüyordu. Birçok Targaryen destekçisi ölmüştü fakat yine birçokları yeni kraliyet tarafından bağışlandı. Robert’ın bu hamlesi ona büyük bir destek sağladı ve eskiden Targaryen taraftarı olanlar da Viserys’e karşı bir tutum izlemeyi seçti. Viserys’in tek büyük destekçisi Dorne’du fakat onlar da diyara karşı durabilecek bir orduyu sahaya süremezdi. Viserys’in parası, unvanı ya da önerecek başka bir şeyi olmadığını anladığında, Essos’taki destekçileri de onu desteklemekten vazgeçti. Kendini ve kız kardeşini doyurmaya yetecek parayı zor buluyordu. Özgür Şehirlerden Özgür Şehirler’e seyahat etti ve açıkça ‘Yalvaran Kral’ olarak dalga geçildi kendisiyle.

Dorne onu sonuna kadar çok sadık bir şekilde desteklese bile Viserys’in Westeros’u tehdit edebilecek güce ulaşması imkansızdı.

Durum böyle olunca Jon, Robert’ı bu iki Targaryen kardeşini öldürmekten vazgeçirdi.

İkisini de yıllar önce, onlara ulaşmak gayet kolayken gebertmeliydim ama Jon senden beterdi. Ben de onu dinleyecek kadar büyük bir aptaldım. (Taht Oyunları, Eddard 2. Bölüm)

Böylece Jon, bir problemle daha ilgilenmiş ve onu çözmüş oldu. O an Viserys ve Daenerys ufak bir problemdi ve iki çocuğun öldürülmesi kraliyetin onurunu büyük ölçüde lekelerdi.

 

Son Yılları

 

Robert’ın hükmünün son yıllarında, Lord Stannis Baratheon, Jon Arryn’e büyük bir sorun ile geldi: Stannis, Cersei Lannister’ın çocuklarının aslında Robert’tan olmadığını düşünüyordu ve Cersei’nin Robert’ı kral muhafızı olan ikiz kardeşi Sör Jaime Lannister ile aldattığına inanıyordu. Yedi Tanrı’nın gözünde ensest, nefret edilen bir şeydi, kral muhafızı olarak Jaime Lannister’ın çocuğa sahip olup ona babalık yapmasının yasak olması ve bunun gibi bozulan onlarca yeminler. Bu açıdan bakınca ve böyle bir olayın gerçekten gerçekleşmiş olması ihtimali göz önünde bulundurulunca bu, zamanla sessizce halledilecek bir darbe girişimine dönebilirdi. Jon Arryn, bu tip meselelerin gizlice ve aynı zamanda hızlıca araştırılması gerektiğini biliyordu. Aksi taktirde Joffrey meşru bir yaşa ulaştığında Robert gerçekten büyük bir tehlikede olacaktı.

 

Genetik bir test yapamayacağı için Jon’un ihtiyaç duyduğu şey çok güveneceği ve gerçekten bu konudan emin olabileceği bir dayanaktı. Kesinlikle emin olması gerekiyordu çünkü böyle bir suçlamada bulunmak Jaime’yi, Cersei’yi ve üç çocuğu da ölüme götürebilirdi. Sadece bununla kalmaz, krallığı Lannister Hanesi ile savaşa sokardı. Bu sebeple Jon hemen işe koyuldu. Ve zaten finansal olarak baktığı Robert’ın sayısız piçlerini inceledi. Şimdi bu devirde insanlar anne babadan gelen kalıtsal özelliklerin olduğunun farkındaydı fakat dominant gen ve çekinik gen olayını tabi bilemezlerdi. Bunu da düşünerek Jon kısa sürede olabildiğince fazla kanıt yahut ipucu toplamaya çalıştı.

 

Okuyucuların düşüncesine göre Joffrey, Tommen ve Myrcella’nın sarışın olması gayet açık bir kanıttı fakat Lord Eddard Stark, eşi Catelyn Stark ve onların çocukları buna tam anlamıyla karşı bir argüman olurdu. Bu evlilikten doğan beş çocuğun dördü anne Catelyn Tully’e benzerken Eddard’a benzeyen sadece Arya idi. Bu durumu da göz önünde bulundurunca Jon ve Stannis, Robert’ın kraliyet tarafından tanınmış piçlerini de incelemeye başladı. Bunlara Gendry, Edric Fırtına ve Mya Taş da dahil. Bu çocuklara baktıkları zaman Baratheon genlerinin kesinlikle çok net bir biçimde öne çıktığını gördüler. Sadece ortalama bir düzine çocuğa bakarak karar vermemek için Jon, tarih kitaplarını inceleyerek araştırmalara oradan devam etmeye başladı. İşin sonunda bu ‘ensest ilişki’ iddiasının gerçekten varolduğunda karar kıldı ve harekete geçmesi gerekiyordu, bunun da farkındaydı.

Like
Like Love Haha Wow Sad Angry