Ana sayfa Middle Earth Kitaplar Elf Reenkarnasyonu: Gerçekten Diriliyorlar Mı?

Elf Reenkarnasyonu: Gerçekten Diriliyorlar Mı?

PAYLAŞ
Eser sahibi: Raoul Vitale

Elf ırkının yeniden doğuşu, reenkarne oluşu veya uyanışı yıllardan beri tartışılan bir konu olmuştur. İnsanlar, bu zamana kadar yayınlanan kitaplara veya makalelere rağmen bu konu hakkında sorular sormaya devam ettiler. Bu sorunun kesin, doğru veya resmi bir cevabı yok. Evet ya da hayır diye bir şey yok. Tolkien’in kendisi de konu hakkında pek bir şey söylemedi veya söyleyemedi.

Ancak, bir ipucunu takip ederek bir yerlere varabiliriz en azından: Glorfindel ve Finrod. Bu iki elf Orta Dünyadaki faaliyetlerinden dolayı reenkarne oldular. Şöyle de bir gerçek var ki: Wrath Savaşından önce reenkarne oldukları bilinen tek elf Glorfindel ve Finrod’tur. Burdan Wrath Savaşından sonra daha fazla Elfin reenkarne oldukları sonucuna ulaşabilir miyiz? Peki bunun anlamı İlk Çağda ölen bütün Elflerin daha sonra yeniden mi doğmuş olması (Fëanor’un çocukları hariç)? Veya sadece destansı bir şekilde ölen kahramanlar? Bu aynı zamanda sonraki çağlardaki elflerin bir zamanlar ölmüş oldukları anlamına da gelir. Eğer böyleyse ölümlerinden kısa bir  süre sonra mı hayata donmüşlerdi yoksa yüzyıllar sonra mı? Birbirine bağlı varsayımlı birçok soru var görüldüğü üzere.

 

Glorfindel vs Balrog | Eser sahibi: Justin Gerard

Tolkien'in özel notları ve bu konudaki düşünceleri deneyseldi ve çelişkilerle doluydu. O, bu çelişkilerin bazılarını çözmeye çalıştı ve sonunda “fiziksel ölümüyle özgün gövdesinden ayrılmış bir Elf ruhu yeniden doğmuş olabilir” düşüncesinden uzaklaştı ve şu fikre doğru yöneldi: yeni beden, ilkine denk olarak ya Elf ruhu tarafından ya da Valar tarafından inşa edilecekti.
Ancak en sonunda –Silmraillion’un yayınlanmasıyla- bu düşüncelerin tutarsız olduğunu gördük. Silmarillion geçmişe bir adımdı ama aynı zamanda kitap, yeni kafa karışıklıkları ve tutarsızlıklarla gelmişti. Christopher Tolkien de bu tarz sorunların olabileceğine dair okuyucuları kitabın ön sözünde uyarmıştı:

Yıllar geçtikçe hem ayrıntıda hem de olay örgülerindeki değişiklik ve farklılıklar öylesine karmaşık, yayılmış ve katmanlı bir hale geldi ki son ve kesin bir biçime ulaşılması neredeyse olanaksız gözüküyordu. Silmarillion'un yarım yüzyıldan uzun bir süreye yayılarak devam eden, gelişip değişen bir yaratılış metni olduğu gerçeğini bilerek, yıllarca birikmiş malzemenin içinden tek ve bütünlüklü bir cilt çıkarmanın yaratacağı karışıklık ve birçok noktanın arka plana itilmek zorunda kalacağı çok açıktı. Silmarîllion'un kendi çevresi içinde ya da Silmarillion ile babamın diğer basılmış kitapları arasında tam bir tutarlılık aranmamalıdır.”

Glorfindel ve Finrod’un yanı sıra, Luthien’in de dirilişi söz konusu. Ayrıca Christopher Tolkien’in Orta Dünya Tarihi’nde Míriel de diriliyordu. O, üç aşağı beş yukarı “uyanıktı”. Mandos’ta Valar’ın ölümsüz Elf ruhlarını toplaması fikri Tolkien’i sıkıntıya sokmuştu ya da en azından ona pek mümkün görünmedi.

Ne oluyordu ve neden oluyordu, bu sorular için iki mantıklı açıklama girişiminde bulundu Tolkien. Biz nasıl, ne zaman, nerede, şu veya bu sebepten ya da onların hayata geri döndürülmesiyle ilgili resmi veya onaylanmış, teyit edilmiş bir elf dirilişine emsal veremiyoruz. Çünkü bu Tolkien’in mektuplarında ve notlarında göründüğü kadarıyla tamamlanmamış ve muğlak bir düşünce. Yukarıda bahsettiğim Glorfindel ve Finrod’un hikayeleri de gerçekten yazılmadı yani Tolkien onları yazmadı. Tolkien hayranları arasında ortak bir yanlış var aslında. Bu da onun kurgusal dünyasına kesin açıklamalarla katkı girişiminde bulunmak. Yani "varsayımlar". Mantıksız ve imkansız bir görevi üstlenen varsayımcılar milyonlarca insanı derinden etkileyen Tolkien dünyasına neredeyse her konuda kesin açıklamalar getirmeye devam ediyor. Mayıs 2017'de çıkacak olan "Beren ve Luthien'in Hikayesi" kitabının bize bu konuda kesin cevaplar vermesi dileğiyle…

Like
Like Love Haha Wow Sad Angry
21