Ana sayfa Middle Earth Filmler Galadriel

Galadriel

PAYLAŞ
Kutsal İki Ağacı görmüş bir Ñoldo olan ve Üç Elf Yüzüğü’nden Nenya’yı taşıyan kudretli Elf Galadriel’i bu yazımızda inceleyeceğiz.

Genel Özellikleri

Galadriel, daha İlk Çağ başlamadan, Ağaçların Çağı 1362’de Valinor’daki Ñoldor şehri Tirion’da doğmuştur. Babası Ñoldor Kralı Finwë’nin oğlu Finarfin, annesi ise Teleri Kralı Olwë’nin kızı Eärwen idi. Galadriel’in; Finrod, Angrod, Aegnor adında 3 tane abisi vardı. En sevdiği kardeşi Finrod, Finrod’un en sevdiği kardeşi de Galadriel idi.

Her ne kadar Galadriel’in diğer Elf halklarıyla akrabalık bağı olsa da Ñoldor’un prensesi olarak anıldı.

Dış Görünüşü

Galadriel, alışılagelmişin dışında uzun ve heybetliydi. Güzelliği ise dillere destandı, Finwë hanedanının güzeller güzeli olarak anılırdı ve en dikkat çeken özelliği ise saçlarıydı. Saçları, Laurelin’in parıltısını bir ağ atıp da yakalamışçasına altından bir ışık saçıyordu; rengi emsalsizdi: altın ve gümüşün göz kamaştırıcı haliydi. Saçları büyükannesi Indis ve babası Finarfin’inkiler gibi altın sarısı olmakla beraber, onlarınkinden daha yoğun ve parlaktı; çünkü onun altın saçları, annesinin yıldızımsı ışıltılar saçan gümüş rengi saçlarından da izler taşıyordu. Elfler, Kutsal İki Ağacın ışığının Galadriel’in saçlarında gizli olduğunu söylerdi. Efsanelere göre Fëanor’un Kutsal İki Ağacın ışığını hapsedip de ortaya Silmariller’i çıkarma fikrinin kaynağı Galadriel’in saçlarıydı. Çünkü Fëanor Galadriel’in saçlarının güzelliğine hayrandı ve onu izlerken mest oluyordu. Ona saçından bir buklecik kesip vermesi için Galadriel’e her biri ayrı zamanda olmak üzere tam üç kez yalvardıysa da kız ona saçından bir tel dahi sunmamıştı.

Karakteristik Özellikleri

Galadriel, en azından gençlik yıllarında, biraz kibirli ve asiydi: özgür ruhluydu ve Aman’da kaldığı yıllar boyunca henüz keşfedilmemiş yerleri arzuluyordu. Uçsuz bucaksız, sahipsiz toprakları görmeye ve orada kendi ülkesinin başına geçmeye can atıyordu.

Ancak Galadriel sonraları bu kibirli ve asi halinden arınmıştır. Üçüncü Çağ’da bilgeliğin ve nezaketin simgesi olmuştur. Yüzüklerin Efendisi serisinde, Galadriel oldukça kibar, sağlam duruşlu ve bilge olarak karşımıza çıkmıştır.  Galadriel, tanıştığı herkesten hep saygı görmüştür. Öyle ki Galadhrim halkı Galadriel’e, Lord Celeborn’dan dahi fazla saygı gösterirdi.

Güçleri

Kutsal İki Ağaç’ı görmüş bir Ñoldo olan Galadriel’in, Üçüncü Çağ’a gelindiğinde Orta Dünya’daki en kudretli Elf olduğu söylenir. Doğuştan gelen yetenek ve kudretinin üzerine Maia Melian’ın yanında kaldığı yıllar boyunca aldığı dersler onu bu kadar güçlü kılan unsurlardandı. Ve en önemli güç kaynaklarından biri ise sonraları taşıdığı Üç Elf Yüzüğü’nden biri olan Nenya idi.

Bitmemiş Öyküler kitabında J.R.R. Tolkien, Galadriel ve Fëanor için Valinorlu Elfler’in en yüce iki ferdi şeklinde bahsetmiştir. Buna ek olarak: “Galadriel için, belki Fëanor’dan sonra, Ñoldor halkı içinde en üstün niteliklisi olduğu söylenebilir; kaldı ki zeka bakımından Fëanor’un da üzerindeydi ve bilgi dağarcığı gün geçtikçe artıyordu.” demiştir.

J.R.R. Tolkien birçok yazısında Fëanor’un, Elfler arasında her açıdan en yücesi olduğunu belirtmiştir. J.R.R. Tolkien’in, Galariel’i Fëanor ile böylesine bir kıyasa sokması ve ayrıca Galadriel’in Valinor’da üstlenmeye başladığı, Fëanor’unkiyle yaklaşım olarak zıtlaşmakla beraber eş seviyede olan yönetici rolüne vurgu yapması ile bu iki karakteri rakip konuma sokması, Galadriel’in ne derece yüksek bir konumda olduğunun kanıtı niteliğindedir.

Galadriel’in bir başka yeteneği ise, başkalarının zihninden ve kalbinden geçenleri okumaktı. Karşısındaki hakkında hüküm verirken merhabetli ve anlayışlı davranır, iyi niyetini kimseden esirgemezdi.

“Size diyorum ki Frodo, şu anda sizinle konuşurken dahi Karanlıklar Efendisi’ni (Sauron’u) sezebiliyor, aklından geçenleri biliyorum; en azından elfleri ilgilendiren bütün düşüncelerini biliyorum. O ise hiç durmadan beni ve düşüncelerimi görebilmek için uğraşmakta. Lâkin kapı hâlâ kapalı!”

Galadriel & Sauron

Hayatı

Aman’daki Hayatı

Ñoldor prensi Finarfin ile Teleri prensesi Eärwen’in dördüncü çocukları doğduğunda, Finarfin kızına “soylu kadın” anlamına gelen Artanis ismini verdi. Artanis, alışılagelmişin dışında uzundu ve gün geçtikçe güçleniyordu bundan dolayı annesi Eärwen ona “man-maiden” anlamına gelen Nerwen ismini verdi.

Valinor’un Kararması zamanında Galadriel bir başına takılıp hayaller kuruyordu. Fëanor’un yemini sırasında herhangi bir yemin etmedi ama gitmeye dünden hevesliydi. Fëanor’un Orta Dünya’ya dair sözleri, Galadriel’in gönlündeki o gizemli yerleri keşfetme arzusunu tutuşturmuştu.

Ñoldor tarafında isyana katılmış olmasına rağmen, Alqualondë’de yaşanan Akraba Kıyımında annesinin akrabalarının yanında durmuş ve Fëanor’a karşı savaşmıştır. Söylentilere göre Galadriel, Akraba Kıyımı’na sonradan karışmış ve olayın nasıl başladığını dahi bilmeyen ve başlarında Fingolfin olan ikinci grupla birlikte hareket ediyordu. Bu grupta savaşta hiç kimseyi bile öldürmemiş olanlar vardı. Savaş sonrası Mandos’un kehanetinden çekinen Finarfin, Ñoldor’un yürüyüşünü terketti ve Valinor’a geri döndü. Ancak Galadriel ve kardeşleri babalarını takip etmedi; Helcaraxë’nin dehşetine ve zalim buzdağlarına dayanarak Orta Dünya’ya geldiler.

Orta Dünya’ya Gelişi

Galadriel, en büyük kardeşi Finrod Felagund ile Doriath’ın kralı Elu Thingol’ün misafirleri olarak Beleriand’daki Doriath’a geldiler. İşte burada Thingol’ün akrabası olan ve sonrasında Galadriel’in kocası ve yol arkadaşı olacak Celeborn ile tanıştı. Abisi Finrod, Nargothrond’u kurduğunda Galadriel onunla birlikte gitmedi ve Doriath’ta kocası ile birlikte kalmayı tercih etti. Sonrasında ara sıra abisini ziyarete gitti.

Galadriel Doriath’ta kaldığı günlerde, Maia olan Kraliçe Melian ile dostluk kurdu ve sıklıkla birbirlerine Valinor’u ve eski saadet dolu zamanları anlattılar. Galadriel, Melian’dan Orta Dünya’ya dair hem ilim, hem de bilgelik dersi aldı.

Sonrasında Nargothrond’un inşası için verilen şenlik için Galadriel bir süre Nargothrond’a gitti ve abisiyle birlikte yaşadı. Muhtemelen sonrasında Doriath’a döndü ve kocasıyla birlikte yaşamaya devam etti.

Galadriel, Silmaril Savaşları sırasında yaşanan olaylarda büyük bir rol üstlenmedi. İlk Çağ 495’te gerçekleşen Nargothrond’un yıkımı ve yine İlk Çağ 503-506 arasında gerçekleşen Doriath’ın yıkımından Galadriel ve Celeborn kurtuldular ya da hiç orada değillerdi; kesin olarak bilinmiyor. Doriath’ın yıkımından sonra Beleriand’dan Sirion’a sığınanlar ile birlikte sığınmış olması kuvvetle muhtemel ya da diğer ihtimal Teler akrabaları ile birlikte Cirdan’ın yaşadığı Balar Adası’na sığınmış olmaları. Sonuç olarak Üçüncü Akraba Kıyımından ve sonrasındaki Öfke Savaşı’ndan sağ kurtuldular.

Öfke Savaşı sonrası Morgoth’un devrilmesinin ardından isyana katılmış sürgünlerin Aman’a dönmesine izin verilmişti ancak isyanda elebaşı rolü oynamış birkaç kişinin bu izne dahil olmadığı bildirilmiştir ki Yüzüklerin Efendisine konu olan dönemde bunların içinde halen hayatta kalan tek kişi Galadriel’di. Aman’a dönüşüne Valar tarafından konulan bu yasak üstüne Galadriel gururlu bir şekilde, zaten geri dönmek ile ilgili bir arzusunun olmadığını belirtti ve sonuç olarak Orta Dünya’da kaldı.

İkinci Çağ

Öfke Savaşı’ndan sonra Galadriel ve Celeborn beraberlerinde Beleriand’dan kurtulanlar ile Lindon’a geldiler. Yüce Kral Gil-Galad’ın emri altında, çoğu Sindar halkından olan Harlindon’u yönettiler. Sonrasında Galadriel ve Celeborn Lindon’un doğusundaki yeni adaya, Eregion’a taşındılar. Ada, Fëanor’un torunu ve Galadriel’in uzaktan kuzeni olan Celebrimbor tarafından yönetiliyordu. Orada bir süre kaldılar ve muhtemelen Güç Yüzükleri’nin dövülmesi sırasında oradaydılar. Bir süre sonra Galadriel ve Celeborn, Sisli Dağlar’ın karşısındaki Lindorinand olarak adlandırılan ormanlık alanda yaşayan Nandor of Amdir ile iletişime geçtiler. Khazad-dum’dan geçtiler ve oraya taşınıp Orman Elfleri arasında yüce bir konuma geldiler.

Celebrimbor ve demircileri Güç Yüzükleri’nin yapımı için Annatar ile işbirliği yaptılar. Sauron kendisini Armağanların Efendisi anlamına gelen Annatar ismiyle tanıtıp Elfler’in arasına girdiğinde Galadriel ona karşı şüpheyle yaklaştı ve kendisinin iddia ettiği gibi Valar tarafından gönderildiğine inanmadı. Sauron ise Galadriel’in onun en büyük düşmanı olacağını ve önüne her fırsatta engel çıkaracağını hemen sezdi ve onun gönlünü kazanma çabasına girdi.

Annatar’ın da yardımıyla Eregion Elfleri birçok yüzük yaptılar ama Celebrimbor da Annatar da herkesten gizli şekilde çok daha güçlü yüzükler dövdüler. Celebrimbor Elflerin Üç Yüzüğü’nü dövdü ki bu yüzükler Tek Yüzük haricindeki diğer yüzüklerden çok daha güçlüydü. Sonrasında Annatar Tek Yüzük’ü dövdü. Annatar Tek Yüzük’ü parmağına geçirdiğinde elfler ihanetin farkına vardılar ve yüzüklerini çıkardılar. Celebrimbor kendi hayatından çok yüzüklerin akıbeti için endişelendi ve onları Bilgeler’den ikisine gönderdi: Narya ve Vilya’yı Gil-Galad’a (sonrasında Gil-Galad Narya’yı Cirdan’a verdi), Nenya’yı da Galadriel’e. Eldar’ın çok az bir kısmı Elf Yüzükleri’nin kimler tarafından korunduğunu biliyordu. Celebrimbor Sauron tarafından katledildi ve Eregion harebeye çevrildi ama Üç Elf Yüzüğü güvendeydi.

Bu zamanlarda Eregion’un yıkımından kaçanlar Amdir’in ülkesine sığındılar ve Celeborn onları Sauron’un Anduin’i geçme ihtimaline karşı eğitti. Sonrasında Ak Divan (Üçüncü Çağ’da toplanan ilk Ak Divan değil.) Elrond’un yeni keşfettiği Ayrıkvadi’de toplandı. İşte burada Elrond, Galadriel ile Celeborn’un kızı Celebrian ile tanıştı ve ona aşık oldu.

Üçüncü Çağ

Amdir’in oğlu Kral Amroth öldükten sonra, Celeborn ve Galadriel Lindorinand’ı ortaklaşa yönetmeye başladılar ve onlara Galadhrim’in Beyi ve Hanımı dendi. Sonrasında Galadriel Lindon’dan getirdiği ve Büyük Deniz’in doğusunda eşi benzeri olmayan, mallorn denilen ağacın fidelerini dikti. Mallorn, Valinor’da yetişen büyük ağaçlardandı. Bu olaydan sonra, ülkeye Lórinand (Altın Vadisi) ve Laurelindorinand (Şarkı Söyleyen Altın Vadisi) ki bazı çevirmenler sonrasında Lothlórien ya da Lorien olarak çevirdi. Hayat ve ışık içeren birkaç yerden biri olan Caras Galadhon’u ve Lothlórien’i kurdular. Su Yüzüğü Nenya’nın da yardımıyla Galadriel Lorien’i daha da yüceleştirdi, Üçüncü Çağ boyunca gelen şeytani saldırılara karşı ülkelerini korudu. Lothlórien’in ihtişamının ve gücünün sürdüğü günlerde tek çocukları olan Celebrian, Elrond ile evlendi. Celeborn ve Galadriel’in üç torunu oldu ki bunlar arasında Arwen ile daha yakındı.

Üçüncü Çağ 2509’da Celebrian, Lorien’deki ailesine ziyarete giderken yolda Orklar tarafından pusuya düşürüldü ve esir alındı. Sonraları işkencelere mâruz kaldı ve zehirli yaralar aldı. İkiz oğulları, Elrohir ve Elladan, annelerini Orkların elinden kurtardılar ve Elrond, Celebrian’ı fiziksel açıdan iyileştirdi ama Celebrian zihnen ve ruhen asla eskisi gibi olamadı ve daha fazla Orta Dünya’da kalmak istemedi. Takip eden yıllarda, Orta Dünya’yı terketti ve Gri Limanlar’dan Büyük Deniz’e, Batı’ya doğru açıldı.

Üçüncü Çağ 2463’te Ak Divan bir araya geldi. Galadriel Bilgeler’den biri olması ve Sauron’a karşı yaşayan en büyük tehdit olmasından dolayı bu divanın bir üyesiydi. Celeborn da bu divanın bir üyesi olabilir ama bu kesin olarak bilinmiyor. Galadriel ile Gandalf’ın arasındaki dostluk güçlüydü ve Galadriel divanın başkanı olarak Gandalf’ı önerdi. Ama bu görev Galadriel’in güvenmediği Saruman’a verildi. Yalnız Dağ’a yapılacak olan görevden kısa bir süre önce, Ak Divan Kuyutorman’da bir karanlığın yükseldiğini farketti. Sonrasında Gandalf yükselen bu karanlığın Sauron olduğunu tespit ettiğinde, onun buradan bir an önce sürülmesi için Ak Divan’a baskı yaptı. Aralarında yaptıkları konuşmalardan sonra Üçüncü Çağ 2941’de divan, Galadriel’in de yardımıyla Sauron’u Dol Guldur’dan sürdü.

Ak Divan Dol Guldur’da

Yüzük Savaşı sırasında Galadriel, Yüzük Kardeşliği ile Üçüncü Çağ 3019’da tanıştı. Aralarından özellikle Tek Yüzük’ün taşıyıcısı olan Frodo Baggins’i dikkatle izliyordu. Frodo’ya Nenya’yı gösterdi ve aynasına bakmasına izin verdi. Frodo, Galadriel’e Tek Yüzük’ü vermeyi teklif etti ancak yüzüğün tüm o çekiciliğine rağmen Galadriel direndi ve bu teklifi kabul etmedi. Kardeşliği çıktıkları göreve birçok hediye ile uğurladı.

Yüzük Kardeşliği’nin Lothlórien ayrılmasından çok kısa bir süre sonra, Galadriel yeniden hayata dönmüş olan Ak Gandalf’ı karşıladı. Ona yeni kıyafetlerlerini ve yeni asasını takdim etti. Gandalf ayrılıktan sonra Lothlórien, Dol Guldur’dan gelen ordular tarafından 3 ardışık saldırıya uğradı. Galadriel’in yüzüğü Nenya sayesinde 3 saldırıda da püskürtüldüler. Sonrasında Lord Celeborn bizzat Dol Guldur’a saldırdı. Galadhrim karanlık kaleyi ele geçirdikten sonra, Galadriel geldi ve Dol Guldur duvarlarını yerle bir etti ve Dol Guldur’u saran kötülükten azat etti. Bu saldırı Galadriel’in yüzüğü Nenya’yı son kullanışıydı, Tek Yüzük yokedildikten sonra Nenya’nın gücü yavaş yavaş azaldı ve sonunda da tamamen tükendi.

Galadriel Dol Guldur’da

Galadriel’in Hediyeleri

Kitapta; en önemli iki hediyesi tanıdığı ve sempati duyduğu Aragorn ile cüce Gimli’ye verdi. Aragorn’a Anduril için yapılmış bir kın ve zamanında kendisinin ve kızı Celebrian’ın taktığı Elftaşı’nı (Elessar’ı) verdi. Bu mücevher, o anda kayıp olan ilk Elftaşı’nı hatırlatması için Celebrimbor tarafından Eregion’da yapılmıştı.

“Bu taşı ben kızım Celebrian’a vermiştim. O da kendi kızına vermişti; şimdi ümidin bir nişanı olarak size geçiyor. Şu saatte, sizin için vaktiyle öngörülmüş olan isim artık sizindir: Elessar, yani Elendil hanedanının Elftaşı!”

Gimli’ye vereceği hediye konusunda Galadriel emin değildi ve ona ne istediğini sordu. Güzelliğine dizdiği övgülerden sonra ondan tek bir tel saçını istedi. Bu istek karşısında Galadriel zamanında Fëanor’un istediğini hatırladı, Gimli’nin kalbine baktı ve onun niyetinin temiz olduğunu gördü. Galadriel onu 3 saç teli ile ödüllendirdi. Sonrasında Gimli bu saç tellerini Galadriel’den bir hatıra olarak asla çürümeyen bir kristalin içine koydu.

Boromir’e altından bir kemer verdi; Merry ile Pippin’e her biri altından bir çiçeğe benzeyen bir tokası olan küçük gümüş kemerler armağan etti. Legolas’a Galadhrimler’in kullandığı gibi, Kuyutorman’daki yaylardan daha sağlam ve daha uzun, elf saçıyla gerilmiş bir yay, yanında da bir sadak ok verdi. Sam’e ise üzerinde Galadriel’in baş harfi işlenmiş bir kutu verdi; kutunun içinde Valinor’dan gelen meşhur ağaç mallornun tohumlarından vardı. Son olarak Yüzük taşıyıcısı Frodo’ya ise, içerisinde Earendil’in yıldızının ışığının zaptedildiği bir şişe su verdi.

Galadriel ve elinde Eärendil’in Işığı

Valinor’a Dönüş

Valinor’a dönmesine konan yasak dolayısıyla Galadriel yas tutmaya başlamıştı; Frodo’nun, Aman’ın görüş sınırları içerisinde bulunan yalnız bir ada olan Eressëa’da ruh arındırma amaçlı bir sürgüne çıkabilmesi için özel bir hak dileyen Galadriel, dua eşliğinde matemine son vermiştir. Sonrasında bu dileği kabul olmuştur. Bununla beraber, Sauron’a karşı verilen mücadeledeki katkısından ve hepsinden önemlisi de, Tek Yüzük ona teklif edildiğinde ihtiraslarına direnip de bu teklifi reddetmesinden ötürü üzerine konmuş olan kişisel yasak kaldırılmıştır.

“Hem irfan sahibi, hem korkusuz, hem zarifsiniz Galadriel Hanım” dedi Frodo. “Eğer isterseniz Tek Yüzük’ü size veririm. Bu benim için fazla büyük bir mesele.”

“Gönlümün, bana sunduğunuz şeyi çok fazla arzuladığını inkar etmiyorum. Çünkü uzun yıllar boyunca Ali Yüzük benim elime geçse ne yapardım diye düşünmüştüm ve işte! Yüzük avucuma düştü.”

Galadriel elini kaldırdı; takmakta olduğu yüzükten sadece onu aydınlatıp, geri kalan her şeyi karanlıkta bırakan büyük bir ışık çaktı. Frodo’nun önünde, artık ölçülemeyecek derecede uzun boylu, dayanılmayacak kadar güzel, korkunç ve tapılacak biri gibi duruyordu. Sonra indirdi elini; ışık soldu, tekrar güldü aniden. Ve o ne! küçülmüştü: Sadece beyazlara bürünmüş, kibar sesi yumuşak ve hüzünlü, ince bir elf kadınıydı.

“Sınavı geçtim,” dedi. “Gücüm zayıflayacak, Batı’ya gideceğim ve Galadriel olarak kalacağım.”

Galadriel & Frodo

Galadriel, Aragorn ile Arwen’in düğününe katılmış sonrasında Lothlórien’e geri dönmüştür. Ancak düğünden 2 yıl sonra, yani Üçüncü Çağ 3021’de, kocası Celeborn ile vedalaşmış ve Batı’ya, Valinor’a gitmiştir. Batı’ya olan yolculukta, Narya ve Vilya yüzüklerinin taşıyıcıları Gandalf ve Elrond ile beraberinde, Tek Yüzük’ü taşımış olan Bilbo ve Frodo da vardı. Batı’ya gittiler ve bir daha asla Orta Dünya’ya dönmediler. Valinor’da, Galadriel Frodo’nun ruhsal yaralarını iyileştirmek üzerine çalıştı, bu konuda başarılı olup olmadığı bilinmiyor. Dördüncü Çağ’da, kocası Celeborn’a kavuştu. Dördüncü Çağ 120’de ise, kendisine hayranlık besleyen Gimli’yi Valinor’da karşıladı. Bir Cüce’nin Valinor’a gelebilmesi için Batının Lordları (Valar) buna izin vermelidir. Ona bu hakkı kazandıran kişinin Galadriel olduğu düşünülmektedir. Gimli, Valinor’a ayak basan ilk ve son Cüce idi.

İsminin Etimolojisi

Galadriel, Sindarin ismidir ve Tolkien tarafından ‘parlayan çelenk’, ‘parıldayan saçlarla taçlanmış kadın’, ‘parlayan çelenkle taçlanmış kadın’ şekillerinde çevrilmişti. Galadriel ismi; galad (ışık, parlak) +  rî (taç) + iell (kız, kız çocuğu) ögelerinden oluşmaktadır. Tolkien notlarında; galad ile Sindarin’deki ‘galadh’ (ağaç) ya da Silvan’daki ‘galad’ (ağaç) ile alakasının olmadığını yazmıştır. Ancak bu benzerlik bazen Galadriel’in adının hatalı bir şekilde Galadhriel şeklinde telafuz edilmesine yol açmıştır.

İsimleri

Doğumunda babası Finarfin ona Artanis ismini vermişti. Artanis, Galadriel’in baba ismiydi ve Quenya’da anlamı “Soylu Kadın” anlamına geliyordu.

Nerwen ise Galadriel’in anne ismiydi. Elfler’in geleneklerine uygun bir şekilde Eärwen, kızına isim vermeden önce bir süre beklemişti. Artanis’in boyu, gücü ve potansiyeline baktığında ona “man-maiden” anlamına gelen Nerwen ismini verdi. Çünkü Ñoldor kadınlarının ölçülerine göre bile uzun sayılabilecek bir boydaydı; beden, ruh ve irade bakımından sahip olduğu güç, onu gençliklerinin en verimli ve kuvvetli evresindeki Eldar bilginlerine ve atletlerine rakip kılar nitelikteydi.

Alatáriel ismi ona Celeborn tarafından verilmiş Telerin Quenya ismiydi ve “Işıldayan Çelenkle Taçlanmış Kadın” anlamına geliyordu. Bu isim onun saçlarından dolayı ona verilmişti.

Ama sonuç olarak kızları ne baba ismini ne de anne ismini kullandı; herkes tarafından bilinen ismi, Sindarin dilindeki adı olan Galadriel’i seçti: çünkü taşıdığı isimler içinde en güzeli buydu, üstelik ona ileride Beleriand’da evleneceği o zamanki aşkı Teleri’lerden Teleporno (Celeborn) tarafından verilmişti.

Galadriel Lorien’in Leydisi olduğunda bazen ona “Ağaç Çelenk” anlamına gelen Galadhriel diye seslendiler ki bu yanlış bir kullanımdı. Başkenti Caras Galadhon olan ülkenin Leydisi olarak, isminin “ağaç” anlamına gelen Galadh ile karıştırılıyor olması anlaşılabilir bir durumdu. Ancak tabi ki bu kullanım yanlıştı, onun adı Galadriel’di ve “parlak” anlamına gelen galad kelimesinden türüyordu.

Galadriel ve aynası

Serinin Diğer Versiyonları

Christopher Tolkien Bitmemiş Öyküler kitabında, tüm Orta Dünya tarihinde Galadriel ile Celeborn’un öyküsündeki kadar çok sorunun bir araya geldiği başka bir evreye rastlanmadığını ve bu öykünün ciddi tutarsızlıklar içerdiğini belirtmiştir. Bu hikayede sıklıkla değiştirilen noktalar: Ñoldor’un isyanında Galadriel’in rolü, sonrasında Galadriel’in neden Orta Dünya’da kalmaya devam ettiği ve Galadriel ile Celeborn ilk tanışma şartları idi. Bu noktaları ayrıntılı bir şekilde incelediğimiz yazımızı buradan okuyabilirsiniz.

Filmlerde

Peter Jackson tarafından çekilen Yüzüklerin Efendisi ve Hobbit üçlemelerinde Galadriel karakterine Cate Blanchett hayat vermiştir. İnsanın ruhuna işleyen sesi ve oyunculuğu ile birçok hayran tarafından tam not almış; Galadriel’in zerafetini ve artık Üçüncü Çağ’a gelindiğindeki bilgeliğini gayet iyi yansıttığı düşünülmektedir.

Künye

Cinsiyet: Kadın

Irk: Elf

Soy: Ñoldor

Hanedan: Finarfin Hanedanı

Baba: Finarfin

Anne: Eärwen

Kardeşler: Finrod, Angrod, Aegnor

Doğum Tarihi: Ağaçların Çağı 1362

Doğum Yeri: Tirion

Ölüm Tarihi: Hâlâ hayatta. Üçüncü Çağ 29 Eylül 3021’de Gri Limanlar’dan Batı’ya doğru yelken açtı.

Yaş: Üçüncü Çağ’ın sonuna gelindiğinde yaklaşık 8374 yaşında

Eş: Celeborn

Çocuklar: Celebrian

Diller: Quenya, Sindarin, Silvan Elfçesi

Yaşadığı Yerler: Tirion, Doriath, Lindon, Eregion, Lothlórien

İsimleri: Artanis, Nerwen, Alatariel

Lakapları: Lothlórien’in Leydisi, Işığın Hanımı, Orman’ın Hanımı, Galadhrim’in Leydisi, Mistress of Magic

Saç Rengi: Altın ve gümüşün parlak hali

Göz Rengi: Gri

Boyu: 193cm (6’4)

Kaynaklar

  1. Silmarillion
  2. Bitmemiş Öyküler
  3. Yüzüklerin Efendisi: Yüzük Kardeşliği
  4. Yüzüklerin Efendisi: İki Kule
  5. Yüzüklerin. Efendisi: Kral’ın Dönüşü
  6. Tolkien Gateway
  7. One Wiki To Rule Them All

Facebook grubumuz için tıklayınız.

Like
Like Love Haha Wow Sad Angry
731