Ana sayfa Middle Earth Filmler İnsanlar’a Bahşedilmiş Hediye: Gift of Men

İnsanlar’a Bahşedilmiş Hediye: Gift of Men

PAYLAŞ

“Elfler tüm dünya yaratıkları içinde en latifleri olacaklar ve güzelliğe hem sahip olup, hem de onu anlayacaklar ve tüm Çocuklarımdan daha fazla güzellik koyacaklar ortaya ve gerçek saadeti yaşayacaklar bu dünyada. Ama İnsanlar’a ise başka türlü bir ihsanda bulunacağım!” ― Eru Ilúvatar

Gift of Men: Ilúvatar’ın, Genç Çocukları olan İnsanlar’a sunduğu bir hediye olmakla birlikte Tolkien evreninde tam olarak açıklanamayan şeylerden biridir. Bu Hediye, öldükten sonra İnsanlar’ın ruhlarının Dünya’nın sınırlarının dışına çıkmasına izin verilmesiydi. Bu Hediye sıklıkla sınırlı bir ömür olarak algılansa da ölüm aslında İnsanlar’a verilen daha geniş bir Hediye’nin bir parçasıdır: bu hediye sayesinde İnsanlar, Ainur’un Müziği’nin dışına çıkabilecekler ve kendi dünyalarını en ince ayrıntısına kadar işleyebileceklerdir. İsterlerse Arda’nın yaratılmasını sağlayan bu Müziğin tınısında kalabilecekler, benzerini yapabilecekler ya da bu Müziğe rakip kendi müziklerini yapabileceklerdir.

Kral Théoden’in ölümü

“Elveda! Bedenim kırıldı. Atalarıma gidiyorum. Ve artık, onların o kudretli topluluklarında bile utanmayacağım. Kara yılanı düşürdüm. Ümitsiz bir sabah, mutlu bir gün ve altın bir gün batımı!” – Kral Théoden’in son sözleri.

Elfler tarafından söylenene göre öldükten sonra İnsanlar’ın ruhları Mandos’un Salonları’nda toplanır ve bir süre sonra Dünya’dan ayrılarak, Valar’ın bile bilmediği bir yere giderler. Bazı teorilere göre Tolkien’in, İnsanlar’ın gittiği bu yeri belirtmemesinin sebebi: Tolkien’in de gerçek hayatta İnsan ruhlarının nerede toplanacağını tam olarak bilmemesidir ve yine başka teorilere göre, inanışlardaki cennet tarzı bir yere gittiklerini düşünen kişiler vardır. Ama tabi ki burada belirtmek gerekir ki Tolkien hiçbir zaman yazdıklarının gerçekte yaşandığını iddia etmemiştir yani doğrudan gerçek hayat ile bağdaştırmak doğru değildir. Ortaya atılan bu teorinin kaynağı ise Tolkien’in Katolik olması ve bazı yazdıklarının Katolik mitleriyle uyuşmasıdır.

Arda’daki diğer bütün yaratılmışların ruhları ve kaderleri (ki bu yaratılmışlara Valar da dahildir) Dünya’ya bağlıdır, ama İnsanlar’a verilen bu Hediye onları bu bağlılıktan kurtarıyor; geleceklerini ve kaderlerini istedikleri gibi çizmelerine olanak sağlıyor. Bu sebepten dolayı, Arda varlığını sürdürdüğü sürece yaşamak zorunda olan ve yılların getirdiği kederle yüklenen Elfler ve hatta Valar bile bazen İnsanlar’a bahşedilen bu Hediye’ye imrenirdi.

Boromir’in ölümü

Ancak İnsanlar Hediye’yi onlara verilmiş bir miras olarak görmek yerine, ölümü büyük bir korku ile karşılamışlar ve ölüme Hediye’den ziyade bir Lanet gözüyle bakmışlardır. Tabii ki Morgoth da İnsanlar’a bahşedilmiş bu Hediye’yi kendi çıkarları için kullanmış ve karartmıştır.  İnsanlar’ın arasındaki Bilgeler tarafından kaydedilmiş eski hikayelerde (Adanel’in öyküsü) Morgoth, Ilúvatar yerine kendisine tapmayı tercih edecek tüm İnsanlar’ı Ölümlülük Laneti’nden kurtaracağını vadetmiştir.

Sonraları ölüm korkusu tüm İnsanlar’ı sarmıştı ve özellikle Númenor adasının son yıllarında zirve noktasına gelmişti. Kendilerine diğer İnsanlar’dan çok daha fazla uzun bir ömür bahşedilmiş olmalarına rağmen bu süre bile Númenor İnsanları’nı tatmin etmemişti çünkü Elfler’in ölümsüzlüğünü kıskanıyorlardı. İçlerindeki bilgeler bir araya gelerek ölümden kurtulabilmenin yollarını aradılar. Ancak Hediye’den kurtulmaya yönelik bu girişimler tabii ki başarısızlıkla sonuçlandı çünkü: “Eru’nun hükmünden kaçınılamazdı.”

Sonunda bu ölümsüzlük arzusu son kral Ar-Pharazôn’u da dürttü. Númenor’un kuruluşundan beri, Deniz Krallarının Asası’nı elinde tutanların içinde en kudretlisi ve kibirlisi olan Altın Ar-Pharazôn, Sauron’un da aklını bulandırmasıyla Ölümsüz Diyarlar’a saldırıp ölümsüzlüğü Valar’ın elinden almak üzere devasa bir donanma oluşturdu çünkü Ölümsüz Topraklar’ın ölümsüz hayatın sırrını sakladığını düşünüyordu ki tabii ki bu yanlış bir fikirdi. Ar-Pharazôn’un ölümsüzlük arayışındaki bu umutsuz girişimi ona ve halkına tam zıttını bahşetti: Númenor yerle bir edildi ve tüm halkı “İnsanların Lanetini” tattı.

Ar-Pharazôn ve Sauron

İnsanlar arasında bilge olanlar ölümü olması gerektiği gibi bir Hediye olarak görmüşlerdir ve zamanları geldiklerinde kendilerini ölüme bırakmışlardır. Ölümlü hayatlarının bitişindeki bu hediyeyi anlayabilen kişilere örnek olarak İkinci Çağ’daki Númenor yöneticileri ve Dördüncü Çağ’ın başındaki Aragorn verilebilir.

Kral Aragorn’un ölümü

“Eğer bu gerçekten de, Eldar’ın deyimiyle Tek’in insanlara verdiği bir armağansa,
gerçekten de kabulü zormuş.” dedi Arwen.

“‘Öyle görünüyor,’ dedi Aragorn. ‘Lâkin hem Gölge’yi hem Yüzük’ü reddettikten sonra son sınavda yıkılmayalım. Hüzünle gitmeliyiz ama yeisle değil. Bak! Sonsuza kadar dünyanın döngüleriyle bağlı değiliz ve bunların ardında hatıradan fazlası var. Elveda!’

“‘Estel, Estel!’ diye ağladı Arwen ve bununla birlikte Aragorn daha onun elini tutup öperken uykuya daldı. Sonra içinden çok büyük bir güzellik çıktı ortaya, öyle ki sonradan gelen herkes hayretle baktı; çünkü gençliğinin zarafetinin, olgunluğunun, yiğitliğinin ve yaşlılığının bilgeliği ve haşmetinin hep birbirine karıştığını gördüler. Ve uzun süre yattı orada; insanların Krallan’nın nurunun bir sureti olarak dünyanın parçalanmasından önce solmayan bir şan içinde..

Kehanete göre, Dagor Dagorath’tan sonra Ainur’un İkinci Müziği başlayacak ve bu Müziğe İnsanlar’ın ruhları da katılacak. Müziğe katılacak her ruh kendi parçasını ve bütüne olan etkisine bilecek; Müziğin güzelliğine ve ihtişamına tabi olacaktır.

Kaynaklar:

  1. Silmarillion
  2. Yüzüklerin Efendisi, Ek A: Númenor Kralları
  3. Morgoth’s Ring
  4. Tolkien Gateway
  5. The One Wiki to Rule Them All

Facebook grubumuz için tıklayınız.

Like
Like Love Haha Wow Sad Angry
1232