Ana sayfa Oyunlar Diğer Oyunlar Microtransaction Gerçeği: Kazanmak için Bedel Ödeyenler

Microtransaction Gerçeği: Kazanmak için Bedel Ödeyenler

PAYLAŞ

Microtransaction nedir? Microtransaction bir oyun içinde bir eşyanın veya oyunun kendi para biriminin gerçek dünya parasıyla satın alınmasıdır. Bu bir kozmetik değişiklik(skin, renk paleti vb.) daha güçlü bir eşya(kıyafet, silah vb.) veya oyuna devam etmenizi sağlayan bir güçlendirici(can, kalp, elmas vb.) olabilir.

Peki, bu fikir kimden çıktı? Kim bu fikri geliştirdi ve popüler hale getirdi bir de onlara bakalım. Fikri ilk olarak ortaya atan ve uygulamaya başlayan Microsoft oldu. 2005 yılında Xbox 360 öncesi Xbox Live Marketplace’te 3 oyun içinde denemeye başladı. Kameo: Elements of Power, Perfect Dark Zero, Project Gotham Racing 3. Bu 3 oyun piyasada çok tutulmadığı için biraz gözden kaçtı. Farklı birkaç oyun bunu uyguladı ama tepki almadı. Çünkü o sıralarda bir ek paket için 10-20 $ arası bir para vermektense, oyuncular o paket içinde istedikleri eşyalara 1-2 $ gibi fiyatlara sahip olabiliyordu. Yani alan memnun satan memnundu.

Yalnız bunu büyük çapta uygulayan ve ilk tepki gören çok tanıdık bir oyun oldu; The Elder Scrolls: Oblivion. Atlar için farklı skinler içeren bu pakete bu kadar tepki gösterilmesinin sebebi saçma fiyatıydı. Zaten 60 $’a satılan Oblivion içinde 2-3 at zırhı için 40 $ isteyen Bethesda, tepkileri görünce geri çekilip, “Bu paket içinde sadece atlar değil, farklı şeyler de olacak merak etmeyin. Yeni evler, yeni dungeonlar, yeni büyüler daha neler neler…” şeklinde bir açıklama yaparak hem Season Pass’ın doğuşuna hem de, microtransaction ile para kazanmanın mümkün olduğunu sektöre göstererek çakal oyun firmalarının daha fazla para kazanmasına öncü oldu.

Peki, çizgi nerede çekilmeli? Oyuncular olarak bunlara para harcamalı mıyız? Gerçekten para harcamaya değen microtransaction var mı?

Son olarak NBA 2K19’un Belçika hükümeti tarafından yasaklanmasıyla bu konu tekrar gündeme geldi. 2K Games’in konu hakkında açıklamaları ve oyuncuları hükümete karşı ayaklandırmaya çalışıp kendilerini haklı gösterme çabaları ile iyice alevlendi.

Microtransaction için çizgi çekilmesi gereken yer bu parayı harcadığınızda, hile yapmış gibi veya haksız bir şekilde bir üstünlük kazanmış gibi hissettiğiniz yerdir. Yani siz bir oyun için 200 lira daha fazla verdiğinizde o oyuna 100 lira vermiş ve aylarını harcamış bir oyuncudan üstünseniz, burada bir yanlışlık vardır. Hızlandırma paketleri gibi durumlar bu konunun dışında ama siz eşit şartlarda karşılaştığınız bir rakibinizin sırf sizden daha fazla para harcadı diye size üstünlük kurduğunu gördüğünüzde ya o oyundan soğur bir daha oynamazsınız, ya da maddi imkanınız varsa, siz de para harcayarak ona üstünlük kurmaya çalışırsınız. Bunun da bir sonu olacaktır. Oyunlar limitli yapıları yüzünden size ekstra özellikleri sadece bir yere kadar sağlayabilir. Diyelim ki oyun içinde 1000 lira harcadınız ve açılabilecek tüm silahları, tüm büyüleri, tüm kıyafetleri topladınız. En iyi seti giydiniz; en iyi silahları kuşandınız ve sahaya çıktınız. Sizden daha az para harcayan 10 oyuncuyu da böcek gibi ezdiniz ama birden karşınıza 1000 lira harcayan ve sizinle aynı özelliklerde bir kişi çıktı. İşte burada gerçek rekabet devreye girdi ve yetenek olarak sizden daha başarılı biri olduğu için sizi yerden yere vurdu. Uçan dönen tekmelerle kombo yaptı. Eşeğin sudan gelmesi durumunda dayağın biteceğini söyleyerek sizi kandırdı eşek sudan gelmesine rağmen dövmeye devam etti ve hislerinizle oynadı. Bu durumda rekabetçi yapınız gereği daha fazla para harcamaya yöneleceksiniz maddi olarak özgürsünüz nasılsa aa ama ne oldu? Alabileceğiniz bir şey kalmadı. Sizi üstün kılacak artık sadece oyun içi yeteneğiniz ve taktiksel bilginiz. Gidip belki şanstır diye aynı adamı buldunuz. Sizi tekrar döverek ağlattı. Abinizi çağırdınız onu da dövdü. Bu tarz durumlarda “Rage Quit” denilen olay meydana gelir ve oyundan çıkıp bir daha da geri dönmezsiniz. Oyun firmaları güçlendirme microtransaction’ları yaparken çok iyi paralar kazanacağını düşünüyordu. Kazanıyor da ama şu anda oyun firması için çok iyi bir müşteri kayboldu gitti. Peki, sadece siz mi gittiniz? Tabii ki hayır. Hani sizi döven adam giderken ezip geçtiğiniz 10 böcek vardı ya, işte onların sizin kadar parası yoktu. Onlar sizden önce gitti. Çünkü oyunun kazanmak için ödeme istemesine sinirlendiler. Bu terk ediş onlarla mı kaldı? Sizi rezil edip oyunu bırakmanıza sebep olan adam da gitti. Çünkü oyunda oyuncu kalmadı. O oyunu başkalarını döverek mutlu olmak için bir araç olarak kullanıyordu. Dövecek adam kalmayınca o da başka oyunlara yelken açtı. Böylece firma bir anda 12 oyuncusunu kaybetti. Birkaç ay sonra 3 oyun server’ını tek server’a düşürdü. Ondan sonra da yavaşça iflas bayrağını çekti. Aç gözlülüğün sonu açlık oldu.

Biz oyuncular olarak bunlara para harcamalı mıyız? Para harcamaya değecek microtransaction var mı? Tabii ki evet. Hayır diyeceğimi düşündünüz değil mi? Durun açıklayım; microtransaction mantıklı bir şekilde yapıldığı sürece, para harcamaya değer şeyler mutlaka olacaktır. Bir karakterin farklı bir kıyafeti(Ekstra bir özellik vermeyen sadece kozmetik bir değişiklik sağlayan olmak kaydıyla) oyundan aldığınız zevki arttırabilir. Döneminde efsane olan Max Payne’in içinde microtransaction ile alınabilecek daha uzun bir palto olsa hiç düşünmeden alırdım. Oyundan aldığım zevki daha fazla katlayacağından eminim. Diğer karakterlerden üstün olmayan farklı bir karakter; Neden olmasın? Ana hikaye için bir değişiklik sağlamayan farklı bir harita? Güzel tasarlanmışsa tabii ki alınır. Bunun gibi birçok örnek bulunabilir. Firmaların da bu mantıkta düşünerek bu işi ince ince planlamaları gerek, GTA Online yayınlanmasının üzerinden yıllar geçmesine rağmen bu sayede milyar dolarlar kazanıyor. Oyun içinde para ile satın alınabilen şeyler çok büyük bir üstünlük sağlamıyor. Rekabet ortamı için farklı birçok seçenek var. Oyuncular da harcadıkları parayı ancak görüntüleri ile gösterebiliyor.

Genel olarak microtransaction mantığına karşı olsam da oyuncular farklı konularda kendilerini öne çıkarmayacak şekilde harcadığı sürece, bir sıkıntı olacağını düşünmüyorum aksine, firmaların bu konuda daha fazla para bile kazanabileceğine inanıyorum. Benim için konu hakkında en kötü örnek her yıl beğenerek oynadığım ve ne yazık ki artık tamamen elimi ayağımı çektiğim, NBA 2K serisi oldu. Belki düzelmiştir diye birkaç saat oynadığım 18 ve 19’u saymazsak, son oynadığım NBA oyunu 2K16 oldu. İçinde para harcayan adamların ne kadar öne çıkabildiğini gördüğümde para harcamak yerine vazgeçmeyi seçtim. Bu şekilde seri bir fanatiğini kaybetti ve ben bunlardan sadece biriydim.

Like
Like Love Haha Wow Sad Angry