Ana sayfa Oyunlar Diğer Oyunlar Oyun İncelemesi: Better Late Than Dead

Oyun İncelemesi: Better Late Than Dead

PAYLAŞ

Survival temalı oyunları seviyorsanız tavsiye edilebilir bir oyun olan Better Late Than Dead incelemesi sizlerle beraber, iyi okumalar…

Hepimizin bildiği üzere hayatta kalma temalı filmler, diziler, oyunlar ve hikayeler gibi bir çok yolla hayatımıza giriyor. Bir çoğumuzda bu türü merakla takip ediyoruz. Oyunlar içinde geçerli olduğunu söylemiştik… Tabii ki hayatta kalmanın çeşitli olayları da var. Zombi kıyameti olsun, savaş dönemi olsun ya da bu oyunda da bahsedeceğimiz gibi ıssız bir adada kalmak olsun keyifli vakit geçirmemizi sağlayan temalar arasında. İşte tam da bahsettiğimiz gibi adada hayatta kalmayı sağlama amacı
olan bu oyunu sizler için inceledik.

Açıkçası oynadığım en zorlu hayatta kalma oyunlarından biriydi. Gerek açlık olsun, gerek peşimdeki kurtlar olsun ölüp ölüp dirildim. Tamam belki benim için zorluydu ama hayatta kalma türündeki oyunları sevenler için eğlenceli bir mücadele olabilir tabii ki. Sizlere bol ölmeli maceralar dilerim….

Oyunun hikayesine bakacak olursak, karakterimiz geçmişini hatırlamıyor ve balıkçı teknesindeki denizcilerin gazabına uğrayıp, karakterimizin öldüğünü varsayıyorlar.
Tabutun içine koyup denize atılmış koca yürekli bir abimiz. Denizin ıssız sularında kalmışken ve hatta köpekbalıklarıyla arkadaş olmuşken, kendisini ıssız bir adada buluyor.
Cebinden çıkardığı bir çocuk fotoğrafıyla geçmişini unuttuğunu fark ediyor. Aynı zamanda bu adanın bir gizemi de var, her yerde bir sürü ceset bulunuyor. Abimizin tek amacı bu adada hayatta kalıp, buradan kurtulmak oluyor.

İşte tam bu anda devreye biz giriyoruz ve karakterimizi bu adada hayatta tutmaya çalışıyoruz (ben hayatta tutamadım tabii ki). Hayatta kalmamız elimizi kolumuzu sallayınca olmuyor.

Yaratma-İcat(craft) etme üzerine kurulu bu oyunda etrafta topladığımız şeylerden birçok şey çıkarabiliyoruz. Birçok oyunda olan sistem tabi, bu. Mesela çakmak bul, bez bul, sopa bul al sana meşale olsun gibi gibi… Bu küçük bir örnek olsa da temel ihtiyaçlarımız da oluyor. Bunlardan en önemlisi yemek. Yeme ihtiyacımızı karşıladığımızda açlık ve sağlık barımız azalıyor.(açıktıkça bu bar artıyor) Ağaçlardan meyve, hayvanlardan da et elde edebiliyoruz. Şöyle bir şey söz konusu ki, hayvanlardan et elde etmek için onlarla mücadele etmemiz gerekiyor ve silahınız yoksa meyvelerle idare edin derim. Sizi rahatça öldürebiliyorlar. Kurtlar, timsahlar, kuşlar gibi yırtıcı hayvanlar bulunuyor. (neyse ki kuşların henüz saldırdığını görmedim). Dediğim gibi silahınız yoksa hiç bulaşmadan oradan uzaklaşın. Silahlar konusunda da etrafta gezip kendinizi savunmak için Levyedir, bıçaktır bu tarz şeyler bulabiliyoruz. Tabii ki bu silahlarında kullanmaya bağlı kırılma özelliği bulunuyor. Bu yüzden, %’lik bir seviyeyle gösterilen eşyalarımızın yerine yenisini bulmamız gerekiyor.

Yemekten bahsetmişken karakterimize ait 4 bar bulunmakta. Sağlık ve açlık barından söz etmiştik bunun yanında susuzluk barı da var. Koştuğumuzda, yüzdüğümüzde kısaca enerji sarf ettiğimizde de yükselen enerji barımız var. Tabi dinlendiğimizde bu barın seviyesi düşüyor. Demek istediğim eşyalarınızı dikkatli kullanmanız gerektiği. Aç kalmak istemezsiniz sonuçta.

Envanter sistemi bana göre oldukça karmaşık ve sinir bozucu. Almak istediğiniz bir eşyayı, istediğiniz yere yerleştirirken delirebiliyorsunuz. (denendi onaylandı.)
Diyelim ki bir kurt saldırmak için bize doğru koşuyor. Elimizdeki silah da kırılmak üzere. Envanteri açıp silahı değiştirmek için elimize alana kadar ölmüş oluyoruz…
(bu da denendi.) Ağır işleyişine sahip bu envanterin diğer bir özelliği ise craft sistemi hakkında bilgi veren kısım olması. Neyle neyi birleştirirsek ne olur gibi şeyleri gösteriyor. Bana sorarsanız envanterdeki en kullanışlı tek kısım.

Evimizi kendimiz yapabiliyoruz bu craft sistemi sayesinde ancak etrafta olan bir çok farklı ev var. Bu evlerde ıssız ada için mekana oldukça uygun. İçerisinde işimize yarayacak eşyalar bulabiliyoruz. Sıradan evler olmasına rağmen yaklaştığımızda ürpertici müzik çalmaya başlıyor. Evlerin gizemini anladığımı söyleyemeyeceğim.
Farklı ağaçlar mevcut ve ağaçların içinden düşen eşyalar ağacın yapısına göre farklılık gösteriyor. Ağaçların kaplaması yerdeki zemine göre daha iyi duruyor fakat çimenler, taşlar ve deniz kenarı için aynı şeyi söyleyemeyeceğim. Deniz için konuşacak olursak, yüzme animasyonları göze hoş gözükse de denizin altını göremiyoruz.Oysa ki denizin altındaki kaplumbağaları çok merak etmiştim…

Kaplamaların sabah sıkıntılı gözüktüğünü söylemiştik. Peki bu durum akşamları nasıl? Tabii ki karanlık… Ancak ateş yaktığımızda kaplamaları görebiliyoruz. Aslında
akşam ateşle gözüken kaplamalar sabah olduğundan, göze daha fazla güzel ve hoş gözüküyor.

Karakterimizin fiziksel komutları ve hareketleri de tıpkı envanterde olduğu gibi karışık ve zor. Yerden bir eşyayı almak ne kadar sıkıntılı olabilir demeyin. Oyunun içinde bir çok komut olmasıyla birlikte FPS kamerası da mevcut. (Yani TPS ya da FPS seçmesi size kalmış.)

Oyuna ilk başladığımızda herhangi bir yere spawn ediliyoruz. Her zaman başladığımız yerde bir ceset bulunuyor ve karakterimiz her seferinde bu cesede bakmak istemediğini söylüyor.

Oyunun en büyük eksikliklerinden biri de, küçük haritamız… M tuşuna bastığımızda karşımıza çıkan bir harita bulunmuyor. Bu yüzden sürekli yerimizde sayabiliyoruz. Görsel hafıza gerektiriyor bir yandan da. Sürekli aynı yeri dolaşmadığınızdan emin olun derim…

Oyun değerlendirmem hakkında şöyle kısa bir özet geçecek olursak grafiklerinin ve kaplamalarının bu tür bir macera oyunu için yeterli olmadığını söyleyebilirim. Özellikle de düşük ayarda bu oyunu oynuyorsanız çimenlerin 2 boyutlu olduğunu görebilirsiniz. Hikaye açısından bakacak olursak standart kaybolma temalı hayatta kalma oyunu. Bir çok eksikliği bulunmasına rağmen vakit geçirebilir kendi adanızı oluşturabilirsiniz. Her ne kadar TPS türü oyunları seven biri olsam da benim tercih etmeyeceğim zorlukta bir oyun. Son olarak ne yazık ki oyunu sadece Singleplayer oynayabiliyorsunuz.

Puan: 6.0
Geliştirici: Odin Game Studio
Yayımcı: Excalibur
Çıkış tarihi: 3 Mart 2016

Like
Like Love Haha Wow Sad Angry
5