Ana sayfa Middle Earth Kitaplar Sayısız Gözyaşı Savaşı

Sayısız Gözyaşı Savaşı

PAYLAŞ

Nirnaeth Arnoediad ya da Sayısız Gözyaşı Savaşı olarak geçen savaş, Beleriand Savaşları’nın beşincisiydi. Savaşın ismi, Mandos’un Hükmü’nün ilk sözleri olan “Sayısız gözyaşı dökeceksiniz.” den gelmekteydi. Sayısızdı, çünkü hiçbir şarkı ve hiçbir hikâye burada yaşanan kederi bütünüyle anlatamaz, aktaramaz.

Hazırlık

Dagor Bragollach (Ani Alev Savaşı) sonrası gelen yaklaşık 20 yılda Ñoldor, Beleriand’ın kuzeyindeki kontrolünü kaybetmişti ve oradaki halkın bir çoğu Hithlum’a ve Nargothrond’a sığınmış, Gondolin gizlenmiş ve varlığı bilinmiyordu.

Beren ve Lúthien’in Sauron’u mağlup edip, Angband’dan bir Silmaril getirebilmesi, Maedhros’un aklına Morgoth’un yenilemez olmadığı fikrini getirdi ve bunu takiben İlk Çağ 468’de Maedhros, Angband’a karşı saldırı düzenlemenin Ñoldor’un eski gücünü ve topraklarını geri getireceğini düşündü.

Karşı Güçler ve Stratejiler

Tüm Beleriand Elfleri’ne, Edain’e, Cüceler’e, ve henüz daha yeni gelmiş olan Easterlingler’e Maedhros’un Birliği altında toplanılması ve Morgoth’a karşı savaşılması için davet gönderildi. Fëanor oğullarının, Fëanor’un Yemini yüzünden yaptıkları kötü işlerden ötürü Maedhros Birliği, olabileceğinden daha az destek gördü.

Celegorm ve Curufin’in, dolaylı yoldan Nargothrond Lordu Felagund Finrod’un ölümünde olan paylarından ötürü Nargothrond Lordu Orodreth, başlarında Gwindor’un olduğu ufak bir Elf birliği gönderdi. Bu ufak desteğin sebebi ise Dagor Bragollach’ta esir düşen Gwindor’un kardeşi Gelmir’i kurtarmaktı. Fingolfin’in nişanını alarak Fingon’un sancağı altında yürüdüler.

Maglor ve Maedhros Himring’de

Doriath tarafından ise neredeyse hiç yardım gelmedi. Silmariller’den birini kendine alan Thingol’e karşı, Celegorm ve Curufin haberciler gönderip kibirli sözlerle kapısına dayanmışlar ve Silmaril’i teslim etmesini istemişler, vermediği takdirde ise düşmanı olacaklarını bildirmişlerdi. Melian, Thingol’e söyleneni yapmasını öğütlemesine rağmen Fëanor oğullarının kibirli ve tehditkar sözleri üzerine, Silmaril görevinde Luthien’in çektiği acılar ve Beren’in döktüğü kanı aklına getiren Thingol iyice öfkelendi. Ayrıca Silmaril’e baktıkça, onu sonsuza dek elinde tutma arzusu her gün daha da büyüyordu. Bu yüzden habercileri hakaret dolu sözlerle geri gönderdi.

Maedhros buna cevap vermedi, çünkü Elflerin birliğini ve ittifakını kurmaya başlamıştı, ama Celegorm ile Curufin, savaşta galip gelirler de Thingol kendi rızasıyla mücevheri onlara teslim etmezse, onu da halkını da katletmeye açık açık yemin etmişlerdi. Zaten öncesinde de bir daha Fëanor oğulları ile aynı safta olmayacağına dair yemin eden Thingol, bunlar üzerine hiçbir birlik göndermedi. Doriath’tan sadece, bu büyük hadiseden pay almak isteyen Beleg ve Mablung savaşa katıldı. Thingol onlara, Fëanor’un oğullarının hizmetine girmemeleri şartıyla müsaade etti; onlar da Fingon’un ordusuna katıldılar.

Cüceler ise hem silahlı birlikler, hem de büyük silah mühimmatı hususunda Maedhros’a destek verdi; Nogrod ve Belegost demircileri o günlerde canla başla çalıştılar.

Bu Birlik ilk olarak Beleriand ve Dorthonion Orklarını temizledi sonrasında Thangorodrim’e saldırı için toplandılar. Ancak Maedhros’un yaptığı bu hareketlilik, Morgoth’un Eldar ile Elf dostlarının ayaklanmasından haberdar olmasına ve onlara karşı tedbir almasına yol açtı. Aralarına pek çok casus ve hain saldı. Bunu rahatça yapabiliyordu çünkü Morgoth ile gizlice ittifak yapan sadakatsiz İnsanlar Maedhros Birliği’ndeydi.

Maedhros’un önderliğinde doğu, Fëanor oğullarının altında toplanmıştı. Elfler ve Himring İnsanları Maedhros komutasında, Bór ve Amon Ereb insanları ise Caranthir ve Ulfang komutasındaydılar.

Fingon’un önderliğindeki batı: Elfler, Hithlum İnsanları, Falas Elfleri, Haleth hanedanı, Nargothrond’dan gelen birlikler ve Doriath’ın 2 Elf’i: Beleg ve Mablung’dan oluşuyordu.

Bununla birlikte, bu savaşa katılması kimse tarafından beklenmeyen Turgon,  Gondolin’den 10.000 Elf ile birlikte geldi ve batının gücünü ikiye katladı. Fingon’un, kardeşi Turgon’un büyük borusunun sesini duyar duymaz, içine çöken gölge dağıldı ve içi ferahladı; avazı çıktığı kadar bağırdı: “Utúlie’n aurë! Aiya Eldalië ar Atanatári, utúlie’n aurë! İşte o gün geldi! Bakın, Eldar’ın ve İnsanların Atalarının halkı, o gün geldi!” Ve onun güçlü sesinin tepelerdeki yankısını duyanlar bağırarak şöyle cevap verdiler: “Auta i lóme! Gece bitiyor!”

Planları, Maedhros’un Birliği doğudan bastırıp Angband ordularını oradan çıkartacak sonrasında da Fingon’un birlikleri Ered Wethrin’den, batıdan saldırıya geçecek ve Morgoth’un ordusunu araya alıp biçeceklerdi.

Kararlaştırılan yaz ortası gününde, Eldar boruları güneşin yükselişini selamladı ve doğuda Fëanor oğullarının, batıda ise Ñoldor’un Yüce Kralı Fingon’un sancakları yükseldi.

Doğuda Maedhros Birliği, batıda Fingon ve Turgon birlikleri

Savaş

Ancak Morgoth, casusları aracılığıyla savaş planlarını öğrenmişti, ve casusu Ulfrang, Maedhros’un saldırısını geciktirdi.

Morgoth, batıdaki reisine, her ne pahasına olursa olsun, Fingon’u gizlendiği tepelerden hızla aşağıya indirmesini buyurmuştu. Orklardan oluşan küçük bir grup, Batı birliklerini kışkırtmak için Angband kalesinden dışarı çıktı. Ancak Fingon bu kışkırtmaya gelmedi ve ordularını gizli tutmaya devam etti. Dagor Bragollach savaşında esir alınan Gwindor’un kardeşi Gelmir bu savaşta kaleden dışarı çıkartıldı ve herkesin gözü önünde önce elleri ve ayakları, en son da başı kesilerek vahşice katledildi. Öfkeden deliye dönen Gwindor önündeki safları bir bir kırdı ve adamlarıyla birlikte saldırıya geçti. Doğu tepelerinde saklanmış olan Fingon da bu hareketin üzerine beyaz miğferini takıp borularını öttürdü ve birlikleri onlarla beraber tepeden aşağıya doğru aniden saldırıya geçti. Ñoldor kılıçlarının çekilişiyle ortaya çıkan ışık, kamış tarlasındaki yangın gibiydi; saldırıları öyle korkunç ve hızlı olmuştu ki, az kalsın Morgoth’un planları bozulacaktı. Ork birlikleri şok olmuşlardı ve ani bir yenilgi aldılar. Gwindor ve Fingon birlikleri ileri atıldı ve Angband kapılarına kadar geldiler.

Gwindor’un hücümu

Gwindor’un birlikleri kapılara dayandığında Morgoth yer altındaki tahtında sallandı. Bu Morgoth’un tuzağı olsa da kaleye hasar vermiş ve kale bekçilerini öldürmüşlerdi. Ancak sonradan Angband’ın gizli güçleri tarafından pusuya düşürüldüler, Gwindor’un birliği katledildi ve kendisi de esir düştü. Angband’ın gizli kapıları açıldı ve binlerce Ork bir anda ortaya çıktı, Fingon’un birliklerini duvardan temizlediler. Elf ordusu katledildi ve birçok Haladin yardıma gelip savaşa tutuştu.

Savaşın altıncı gününde Gondolin’in büyük ordusuyla birlikte ilerleyen Turgon’un boruları umutları canlandırdı. Turgon ve ordusu Ork birliklerinin üstüne yürüdü. Turgon, kardeşine yardım etmek için koşturuyordu; Gondolindrim güçlüydü ve zırh kuşanmıştı ve orduları çelikten bir nehir gibi güneşte parlıyordu. Kenetlenmiş olan Turgon birlikleri Angband saflarını yarıp geçti ve Fingon’un korumalarıyla buluştu. Derler ki Fingon’un yanında duran Húrin ile Turgon’un buluşması savaşın ortasında yaşanan bir sevinç olmuştu. Böylece Elflerin yüreklerindeki umut tazelendi ve işte tam o anda, sabahın üçüncü saatinde, nihayet Maedhros’un borularının sesi doğudan doğru kulaklarına geldi ve Fëanor’un oğullarının bayrakları düşmana arkadan hücum etti.

Sonunda Maedhros da gelmişti ancak Turgon ve Fingon ile birleşemeden önce Morgoth elindeki son kozu oyunadı ve Angband bomboş kaldı. Kurtlardan, kurtbinicilerinden, ejderhalardan, ejderhaların atası Glaurung’tan, Balroglar ve Balrogların lideri Gothmog’tan oluşan birliği Maedhros Birliği’nin üzerine yolladı. Ama yine de Morgoth zaferi ne kurtla, ne Balrogla, ne de ejderle kazandı; zaferinin esas sebebi İnsanların ihanetiydi. Birliğin burdan galip ayrılma şansı vardı ancak Ulfrang’ın oğlu hain Uldor taraf değiştirdi ve bir anda Maedhros’un birliğine saldırmaya başladı aynı sırada akrabaları da doğudaki dağlardan inerek saldırmaya başladılar. Maglor, Uldor’u birebir mücadelede katletti ancak bu savaşın yönünün değiştiremezdi. Doğu cephesi 3 taraftan da saldırı altındaydı ve dağılmış bir durumdaydı ancak Belegost Cüceleri’nin yiğitliği onların kaçmasına yardımcı oldu, efendileri Azaghâl ve birlikleri Glaurung’u uzaklaştırdı ve Fëanor oğullarına Ossiriand’a kaçmalarına yardımcı oldu. Kader Fëanor oğullarını esirgedi, hepsi de bir yerlerinden yara almalarına rağmen hiçbiri can vermedi.

Tüm doğu gücü içinde sağ salim kalan tek birlik Belegostlu Cüceler oldu. Azaghâl ve birlikleri savaşta daha korkunç görünmek adına sert demir miğferler ile savaşıyorlardı ki bu onlara Elfler yada İnsanlardan daha fazla ateşe karşı dayanıklılık veriyordu. Denir ki eğer onlar olmasaydı, Glaurung ve onun dölü olan ejderler Ñoldor’dan geriye kalanları yeryüzünden silerdi. Sonrasında Glaurung, Azaghâl’ı ayaklarının altında aldı ve çiğnedi ancak Azaghal son bir çaba ile, Glaurung’un midesine bir hançer sapladı ve ejder acısından kaçtı. Morgoth’un birçok birliği de Glaurung ile birlikte geri çekildi. Cüceler kutsal bir tören eşliğinde ölmüş olan liderlerinin bedenini aldılar ve sanki kendi topraklarında düzenledikleri bir cenaze törenindelermişçesine meftanın arkasından pes sesle ağıtlar söyleyip ağır ağır yürüyerek savaşı terkettiler. Büyük bir alay ile onu evine götürdüler. Denir ki öfkeleri öylesine büyükmüş ki kimse onları rahatsız etmeye ya da durdurmaya cesaret edememiş.

Tüm bu olanlardan dolayı Batı cephesi yardım görememişti ve Gothmog liderliğindeki Orklar tarafından saldırı altındaydı. Balrogların Lideri Gothmog, Fingon’un yolunu kesti ve birebir mücadeleye giriştiler. Yüce Kral, Gothmog’a karşı duruyordu ancak bir başka Balrog arkadan saldırdı ve Fingon düştü. Sonrasında Gothmog kara baltasını Fingon’un tepesine indirdi ve Fingon’un yarılan miğferinden beyaz bir alev fışkırdı. Bu Ñoldor’un Yüce Kralı’na ani bir ölüm getirdi ancak öldükten sonra uzun bir süre Balroglar Fingon’un bedenine saldırmaya devam ettiler, gümüş-mavi renkli bayrağını, kanının sulandırdığı çamurun içinde çiğnediler.

Bunu gören Húrin, Turgon’dan Gondolin’e geri çekilmesi için yalvardı: “Gidin şimdi efendim, henüz vakit varken! Çünkü Eldar’ın son umudu sizde yaşıyor ve Gondolin dayandıkça, Morgoth yüreğinde hâlâ korku nedir bilecektir.” Ama Turgon ona şöyle yanıt verdi: “Artık Gondolin uzun süre saklı kalamaz ve keşfedildiğinde yıkılmak zorunda.” Bunun üzerine Huor konuştu ve şöyle dedi: “Sadece kısa bir süre ayakta kalsa bile, hanedanınız Elflere ve İnsanlara umut dağıtacaktır. Bunu size, efendim, ölümün gözleriyle söylüyorum: Burada sonsuza dek ayrılsak ve beyaz duvarlarınıza bir kez daha bakamasam dahi, sizden ve benden yeni bir yıldız yükselecektir. Uğurlar olsun!”

Huor, Húrin ve Dor-lómin İnsanları  Turgon ve birliklerinin geri çekilebilmesi için etten duvar ördüler ve onlara zaman kazandırdılar. Duvar örmüş bu İnsanlar’ın hemen hemen hepsi katledildi, Huor gözüne aldığı zehirli bir okla öldü. Hepsinin ardından Húrin tek başına sağ kaldı. Sonra kalkanını bir kenara fırlatıp baltasını iki eliyle kavradı; baltasının, düşüp gidene kadar Gothmog’un troll muhafızlarının kanıyla tüttüğü ve Húrin’in her can alışında “Aurë entuluva! Gün yeniden doğacak!” diye bağırdığı anlatılır şarkılarda. Húrin bu çığlığı tam yetmiş kez atmış, ama Morgoth’un emri üzerine onu canlı olarak yakalamışlar, çünkü Orklar elleriyle onu sımsıkı tutmuşlar, ama ona yapışan ellerini bile kesip atmış ve kesip attığı ellerin sayısı kabardıkça kabarmış, nihayet bu kalabalığın altında kalmış. Bunun üzerine Gothmog onu bağlamış ve alay ederek Angband’a kadar sürüklemiş.

Savaş Sonrası ve Etkileri

Morgoth’un zaferi muhteşem olmuştu ve tasarısı bir anlamda tam kalbinden geçtiği gibi gerçekleşmişti. Çünkü İnsanlar İnsanların canını aldı ve Eldar’a ihanet etti ve ona karşı birleşip tek yumruk olması gerekenler arasında korku ve nefret yeşerdi. O günden itibaren de Elflerin kalpleri Edain’in Üç Hanedanı dışında, İnsanlardan soğudu. (Üç hanedan: Beor Hanedanı, Haladin ya da diğer adıyla Haleth Hanedanı, Marach Hanedanı ya da diğer adıyla Hador Hanedanı)

Savaş sonrası Maedhros’un üzüntüsü ve onu sakinleştirmeye çalışan Maglor

Morgoth’un bir diğer tasarısı da gerçekleşmişti; tüm Hithlum insanlarını yok etmiş ve Fëanor oğullarını Himring’ten sürmüştü. Elfler’de ve İnsanlar’da, Morgoth’a karşı savaşa girme cesareti kırılmıştı. Morgoth’un Orkları, Melian’ın Kuşağı ile korunan Doriath ve Falas’ın sığınakları dışında tüm Beleriand’ı yok etmişti. Nargothrond da hala Morgoth tarafından ele geçirilmemişti ancak Morgoth; Doriath ve Nargothrond’un ona karşı tehdit olduğunu düşünmüyordu.

Morgoth onun hizmetkarları olan Easterlingsler’e ihanet etti, onları Hithlum’a kapatıp ölüme terk etti ve Beleriand’ın verimli topraklarından men etti. Maedhros’a ihanetleri karşılığında onlara sunduğu ödül işte buydu.

Morgoth’un yıkımı daha tam olarak sona ermemişti ve hala onu korkutan şeyler vardı. Fingon’un ölümünden sonra savaştan sağ kurtulmayı başaran Turgon, Ñoldor’un Yüce Kralı olmuştu. Turgon’un şehri Gondolin ise Morgoth tarafından hala bilinmiyordu. Gondolin’in yerini keşfetmek için Húrin’i yakaladı ancak Húrin, Turgon’a ihanet etmeyi reddetti, Morgoth’a meydan okudu ve onunla alay etti. Bunun üzerine Morgoth, Húrin’i ve onun soyunu lanetledi ve bu laneti izlemesi için Thangorodrim’de bir sandalyenin üzerine Húrin’i bağladı.

Birliğin saldırısı Morgoth’un birliklerine oldukça ağır kayıplara sebebiyet vermiş olsa da Morgoth’un düşmanına götürdüğü yıkım ile kıyaslandığında önemsiz kalıyordu. Morgoth güçleri eski gücünü kazanmak  ve düşmanın son kalesi, saklı kent Gondolin’i bulmak adına yeniden hareketsiz duruma geçti. Gwindor, savaştan sağ çıkabilen az sayıda önemli kişilerden biriydi ve Morgoth’un elinden kurtulmayı başarmadan önce 14 yıl boyunca Morgoth’un madenlerinde köle olarak çalıştırılacaktı. Kurtulmayı başardıktan sonra Nargothrond’un Kralı’nın yanına geldi ve Ulmo’nun, Morgoth birlikleri ile açık alanda savaşmalarını öğütlediğini söyledi. Kral bu öğütü dikkate almadı ancak Tumhalad savaşı ve sonrasında gelen Nargothrond’un Yıkılışı’nda, oradaki Elfler’in soyu kurudu.

Ñoldor ise sonunda savaştan kurtulmayı başardı ancak Morgoth’un öfkesinden uzak Gondolin’de  saklandılar ve gizli bir şekilde birliklerini kuvvetlendirmeye başladılar. Sayısız Gözyaşı Savaşı’ndan 38 yıl sonra Morgoth, Gondolin’in yerini öğrenecek ve Ñoldor’u tamamen yok etmek ve Orta Dünya üzerindeki hakimiyetini pekiştirmek adına Gondolin’i kuşatacaktı.

Morgoth bizzat Ard-galen’i yerle bir etti; orayı zehirli gazlar ile kaplı ve küllerden ibaret çorak topraklara çevirdi ki burası sonraları Anfauglith olarak anıldı. İşte orada birçok Elf ve İnsan katledildi ve ıssız tepelerdeki büyük çukurlara atıldılar. Morgoth’un emri üzerine, Orklar canla başla çalışıp, bu büyük savaşta can verenlerin bedenlerini, tüm eşyalarını ve silahlarını Anfauglith’in ortasında koca bir tepe gibi üst üste yığdılar; ortaya ta uzaktan görülebilecek bir tepe çıktı. Haudh-en-Ndengin, yani Katledilenler Tepesi ve Haudh-en-Nirnaeth, yani Gözyaşı Tepesi dedi Elfler buraya. Ama orada çimen bitti ve Morgoth’un yarattığı tüm o çölde, o tepenin üzerinde yeniden uzun ve yeşil çimenler boy verdi ve ondan sonra Morgoth’un hiçbir yaratığı, altında Eldar ile Edain’in kılıçlarının paslandığı o toprağa bir daha ayak basmadı..

Kaynaklar

  1. Silmarillion
  2. Hurin’in Çocukları
  3. Tolkien Gateway
  4. The One Wiki to Rule Them All

Facebook grubumuz için tıklayınız.

Like
Like Love Haha Wow Sad Angry
431