Ana sayfa Harry Potter Seride Yaşanan Etkileyici Tartışmalar!

Seride Yaşanan Etkileyici Tartışmalar!

PAYLAŞ

Seri boyunca pek çok etkileyici büyücü düellosu gördük; bu düellolar ile heyecanlandık, tarafımızı seçtik, hatta belli karakterlerin fanları olduk. Fakat bizi bu düellolardan daha çok heyecanlandırıp, eğlendiren bir şey varsa o da zekanın ve laf cambazlığının çarpıştığı düellolardı. Maalesef bu tarz düelloların sayısı oldukça azdı fakat okuyucuda bıraktığı etki epey fazlaydı. Bu yüzden bu tartışmaların en akılda kalıcılarını hatırlatıp, serinin laf cambazını seçmesem olmazdı. Öyleyse Tüy Kalemlerin Kraliçesi’nin mücadelesiyle başlayalım;

Albus Dumbledore vs Rita Skeeter

Rita Skeeter; oldukça hırslı bir muhabir fakat bazen sataşması gereken insanları doğru seçemiyor. Bu seferki kurban olarak Dumbledore’u seçmiş olsa da Albus Dumbledore bir kez daha zekasını gösteriyor.

“ ’Dumbledore!’ diye haykırdı Rita Skeeter. Sesinde belirgin bir sevinç vardı, ama Harry tüy kalemle parşömenin Sihirli Pislik Giderici sandığının üzerinden kaybolduğunu ve Rita’nın pençe gibi ellerinin timsah derisi çantasının ağzını alelacele kapattığını gördü. ‘Nasılsın?’ dedi Rita, ayağa kalkıp Dumbledore’a iri, erkeksi elini uzatarak. ‘Umarım yazın Uluslararası Büyücüler Konfederasyonu Kongresi hakkındaki yazımı görmüştün.’

 ‘Enfes bir nahoşluğu vardı,’ dedi Dumbledore, gözleri ışıldayarak. ‘Özellikle beni antika bir kenar süsü olarak betimlemene bayıldım.’

 Rita Skeeter’ın yüzünde en ufak bir mahcubiyet belirtisi yoktu. ‘Sadece bazı fikirlerinin biraz eski moda olduğunu vurgulamak istemiştim, Dumbledore, sokaktaki büyücü-‘

 ‘Kabalığın arkasındaki mantığı duymak çok hoşuma gider, Rita,’ dedi Dumbledore. Nezaketle eğilip selam verdi ve gülümsedi. ‘Ama korkarım ki bu meseleyi daha sonraya bırakmamız gerekecek. Asa Tartma töreni başlamak üzere ve şampiyonlarımızdan biri bir süpürge dolabındayken başlaması imkansız.’ “

Hmm… Sanırım bu durumda kazanan Albus Dumbledore oluyor!

 

Minerva McGonagall vs Dolores Umbridge

Bakanlık ve rütbe konusundaki takıntısı sürekli olarak gözümüze sokulmuş olan Dolores Umbridge zevkle yerine getirdiği profesörleri denetleme görevini yaparken maalesef Hogwarts’ın asi profesörü McGonagall’a çatıyor. Sonrasında olanlar Umbridge için pek zevkli olmasa da okuyucular ve öğrenciler için oldukça eğlenceli sahneleri ortaya çıkartıyor.

“ ‘Ehem, ehem,’ dedi Profesör Umbridge.

‘Evet?’ dedi Profesör McGonagall, arkasına dönerek. Kaşları birbirine öyle yaklaşmıştı ki, tek ve haşin bir çizgi oluşturuyor gibiydi.

 ‘Merak ettim, Profesör, acaba teftişinizin tarihi ve saatiyle ilgili notumu aldı-‘

 ‘Belli ki almışım, yoksa size sınıfımda ne aradığınızı sorardım,’ dedi Profesör McGonagall, Profesör Umbridge’e sertçe arkasını dönerek. Öğrencilerin çoğu neşe dolu gözlerle birbirlerine baktılar. ‘Diyordum ki: Bugün, daha zor olan fare Kaybetmeyi deneyeceğiz. Kaybetme Büyüsü –‘

 ‘Ehem, ehem.’

 ‘Merak ediyorum,’ dedi Profesör McGonagall, soğuk bir hiddetle, Profesör Umbridge’e dönerek, ‘Beni ikide bir keserseniz, öğretme yöntemlerim konusunda nasıl fikir edineceksiniz? Şunu söyleyeyim, genellikle ben konuşurken insanların konuşmasına müsaade etmem.’

Profesör Umbridge suratına tokat yemiş gibi oldu. Konuşmadı, yazı altlığının üzerindeki parşömeni düzeltip hiddetle çiziktirmeye başladı.”

Umbridge’e Profesör Trelawney kadar kolay lokma olmadığını gösteren McGonagall bu eğlenceli düellonun açık ara kazananı oluyor!

Hermione Granger vs Luna Lovegood

İnsanlarla sürekli ortak noktalarda buluşma konusunda sıkıntı yaşayan zeki kızımız Luna Lovegood aynı sorunu bu kez de diğer bir zeki kızımız olan Hermione karşısında yaşıyor. İkisi de kendi doğrularını savunmak için oldukça sertleşince ortaya alevli bir tartışma çıkıyor.

“ Hemen hemen herkes bu haber karşısında afallamıştı; düdük gibi bir sesle konuşan Luna Lovegood dışında herkes. ‘Eh, bu da akla yakın. Ne de olsa, Cornelius Fudge’ın kendi özel ordusu var.’

 ‘Ne?’ dedi Harry, bu beklenmedik bilgi karşısında tamamen şaşkına dönmüştü.

 ‘Evet, onun bir Yalazgan ordusu var,’ dedi Luna, ciddi ciddi.

 Hermione, ‘Hayır, yok,’ diye cevabı yapıştırdı.

 ‘Evet, var,’ dedi Luna.

 Boş boş bakan Neville, ‘Yalazgan da ne?’ dedi,

 ‘Ateş ruhu,’ dedi Luna. Patlak gözleri daha da kocaman açılmıştı, her zamankinden çılgın görünüyordu. ‘Kocaman, uzun, alev saçan yaratıklar, dörtnala gider, karşılarına çıkan her şeyi yakalarlar-‘

 ‘Böyle bir şey yok, Neville,’ dedi Hermione sertçe.

 ‘Ah, evet, var!’ dedi Luna öfkeyle.

 ‘Pardon ama, bunun kanıtı nerede?’ diye tersledi Hermione.

 ‘Bir sürü gördü tanığı var. Sırf sen dar görüşlüsün diye ille de her şeyin burnunun dibine sokulması mı-‘

 ‘Ehem, ehem,’ dedi Ginny. “

Genellikle minnoş diyebileceğimiz bir tarzda gördüğümüz Luna Lovegood tam çirkef yönünü göstermeye başlıyordu ki Ginny’nin müdahalesi ile tartışma büyümeden durduruldu. Ama tahmin ediyorum ki bu düellonun kazananı Luna Lovegood olurdu.

Narcissa Malfoy vs Harry Potter

Bu tartışma büyük ihtimal Narcissa’nın attığı golden sonra okurların kalbinde ufak bir yara bırakmıştır. Özgüveninin tavan yaptığı anda yanlış kişiye çatan Harry Potter maalesef karşılık olarak bedel ödemiş kadar oluyor…

“Narcissa Malfoy giysi askılığının arkasından ağır adımlarla çıktı.

 ‘Kaldırın onları,’ dedi soğuk bir sesle Harry ve Ron’a. ‘Bir daha oğluma saldırırsanız, emin olun, bu ömrünüzde yaptığınız son şey olur.’

 ‘Gerçekten mi?’ dedi Harry, öne doğru bir adım atıp, bütün o solgunluğuna rağmen kız kardeşininkini hatırlatan o yumuşak ama mağrur yüze gözlerini dikerek. Harry artık onunla aynı boydaydı. ‘Birkaç Ölüm Yiyen arkadaşına bizi hallettireceksin, öyle mi?’

Madam Malkin tiz bir çığlık koyverip kalbini tuttu.

 ‘Gerçekten, böyle suçlamalara –çok tehlikeli sözler- asalarınızı kaldırın, lütfen!’

Ama Harry asasını indirmedi. Narcissa Malfoy tatsız tatsız gülümsedi.

 ‘Görüyorum ki Dumbledore’un gözdesi olmak sana yersiz bir güvenlik hissi vermii, Harry Potter. Ama Dumbledore her zaman orada olup seni koruyamaz.’

Harry alaylı alaylı dükkana göz gezdirdi.

 ‘Vay canına… işe bakın… şu anda burada değil! Öyleyse neden şansını denemiyorsun? Belki Azkaban’da iki kişilik bir hücre bulurlar da beceriksiz kocanla beraber kalırsın!’

Malfoy kızgınlıkla Harry’e doğru hamle etti, ama fazlasıyla uzun cüppesinin eteğine basıp sendeledi. Ron kahkahayla güldü.

 ‘Sakın annemle öyle konuşmaya cüret edeyim deme, Potter!’  dedi Malfoy hırlayarak.

 ‘Önemli değil, Draco,’ dedi Narcissa,omzuna koyduğu ince beyaz parmaklarıyla onu zaptederek. ‘Sanırım ben Lucius’a kavuşmadan önce Harry sevgili Sirius’una kavuşacak.’ ”

Kazanan zaten belli; Narcissa Malfoy!

Minerva McGonagall vs Amycus Carrow

Güçlü karakterinden ve adaletinden asla kopamayan Profesör McGonagall, Hogwarts’ı Ölüm Yiyenler’in yönettiğini düşündüğü dönemde bile onlara karşı kafa tutmaktan asla vazgeçmemiştir. Bu özelliklerini de Ravenclaw Ortak Salonu’nda Amycus Carrow’a fazlasıyla gösteriyor!

“ ‘Çocukların üstüne atabiliriz,’ dedi Amycus, domuz gibi yüzü birden kurnazca bir ifadeye bürünmüştü. ‘Evet, öyle yaparız. Alecto’ya çocuklar pusu kurdu deriz, yukarıdaki çocuklar,’ başını kaldırıp yatakhanelere doğru, yıldızlı tavana baktı, ‘onu İşaret’ine basmaya zorladılar, deriz, onun için asılsız uyarı verildi deriz… varsın onları cezalandırsın. Birkaç çocuk fazla olmuş eksik olmuş, ne fark eder ki?’

 ‘Hahikat ile yalan, cesaret ile korkaklık arasında ne kadar fark varsa o kadar fark eder sadece,’ dedi yüzü solan Profesör McGonagall, ‘kısaca, sizin ve kardeşinizin belli ki takdir edemediği bir fark var. Ama bir şeyi apaçık hale getireyim. Beceriksizliklerinizi Hogwarts öğrencilerine yükleyemeyeceksiniz. Buna izin vermeyeceğim.’

 ‘Annamadım?’

Amycus, Profesör McGonagall’a tehlike oluşturacak kadar yaklaştı, yüzü onunkine birkaç santim ötesindeydi. Profesör McGonagall geri adım atmayı reddettiği gibi onu, klozete yapışmış mide bulandırıcı bir şeymiş gibi, tepeden aşağı süzdü.

 ‘Mesele, senin neye izin vereceğin meselesi değil, Minerva McGonagall. Senin devrin geçti. Şimdi buraya hakim olan bizleriz ve sen de ya beni destekleyeceksin ya da bedelini ödeyeceksin.’

Ardından McGonagall’ın yüzüne tükürdü.

Harry Pelerin’i üstünden çekti, asasını kaldırdı ve ‘Bunu yapmamalıydın,’ dedi.

Amycus hızla dönerken Harry haykırdı: ‘Crucio!’ “

Sanırım bedeli olan tek düello bu oldu. Kazanan; Minerva McGonagall, bedeli ödeten; Harry Potter!

Zevkli düelloları okuduk ve artık “Laf Cambazı” seçme konusunda bir karara vardık. Açıkçası Albus Dumbledore ve Minerva McGonagall arasında baya düşündük. Albus Dumbledore gerçekten zeki bir insan ve laf cambazlığını oldukça iyi yapıyor fakat geri çekilmezliğiyle McGonagall kalbimizde bir tık daha fazla yer edindi. Bu yüzden “Laf Cambazı”mız Minerva McGonagall!

Like
Like Love Haha Wow Sad Angry
4