Ana sayfa Edebiyat SHANTARAM | KİTAP YORUMU

SHANTARAM | KİTAP YORUMU

PAYLAŞ

Yazar Adı : Gregory David Roberts

Sayfa Sayısı: 842

Yayınevi : Artemis Yayınları

Orijinal Adı : Shantaram

Basım Tarihi : 9.Basım 2015

Yazar Hakkında :

Gregory David Roberts ; 21 Haziran 1952’de Avustralya’da doğdu. 1978 yılında bir dizi silahlı soygun suçundan on dokuz yıl hapse mahkûm ediliyor.1977 yılı boyunca 24 ayrı yeri soyuyor..Elde ettiği paranın tutarı 38 bin dolar.İlginç olan şu ki her zaman büyük kuruluşları soyuyor ve bu kuruluşların sigortası olmasına da özen gösteriyor. Ancak bir uyuşturucu bağımlısı Roberts. Bu yüzden karısı tarafından terk ediliyor ve mahkemede kızının vekâletini de kaybediyor. Ve Avustralya’nın Pentridge Hapishanesinde yargılanıyor.Yazarımız için her şey bitmiş değil, her şey yeni başlıyor.

Tanıtım Bülteni :

“Biri bana bu kitabın ne ile ilgili olduğunu sorarsa, ona dünyadaki her şeyle ilgili, diye cevap veririm. Gregory David Roberts, Bombay için tıpkı Lawrence Durrell’ın İskenderiye, Melville’in Büyük Okyanus, Thoreau’nun Walden Gölü için yaptığını yapmış. Bombay’ı dünya edebiyatının sonsuza dek anılacak yerlerinden biri kılmış.”
-Pat Conroy-

“Aşk, kader ve yaptığımız seçimler hakkında bildiklerimi öğrenmem çok uzun sürdü, dünyanın pek çok yerini dolaşmam gerekti ama hepsinin özünü bir anda, bir duvara zincirlenmiş halde işkence görürken kavradım.”

“Eşsiz, kesinlikle çok cesur ve inanılmaz vahşi. Shantaram en zengin hayal güçlerini bile hazırlıksız yakalayacak.”
-Elle-

“Shantaram ilk cümlesiyle tavlıyor. Heyecan verici, dokunaklı ve korkutucu… Muhteşem bir roman.”
-Detroit Free Press-

Çok zekice… Canlı karakterlerle dolu. Ama Shantaram’daki en güçlü karakter şehrin ta kendisi, Bombay. Roberts’ın Hindistan’a, orada yaşayan insanlara duyduğu içten sevgi, kitabı okumayı daha da zevkli kılıyor. Roberts bizi Bombay’ın gecekondularına, uyuşturucu satılan mekanlarına, batakhanelerine, barlarına götürüyor ve, siz de gelin, diyor. Biz de gidiyoruz.”
-The Washington Post-

“Nefes kesici… Yürekten hissedilen, film gibi izlenen bir yapıt. Heyecanla okunuyor.”
-Publisher’s Weekly-

“Nefis yazılmış, sayfalarını çevirmekten kendinizi alamayacağınız bir başyapıt. Kişi ve yer adlarının gizlendiği romanlara bir yanıt. Az sayıda yabancının bildiği Hindistan’ın öteki yüzünün enfes bir anlatımı.”
-Kirkus Reviews-

“Yaratıcı bir anlatım.”
-People-

“Canlı ve eğlenceli. Duygusal ve sinematik güzellikteki dili çok etkileyici.”
-USA Today-

“Engin bir düşünce gücü, sıradışı bir vizyon.”
– Time Out-

 

Kitap Hakkında :

Herkese Merhaba

Çok uzun sürede okuduğum; Shantaram kitap yorumu ile karşınızdayım.

Kitaba geçmeden önce benden size bir tavsiye; bu kadar uzatmayın kitabı,bitince pişman oluyorsunuz.

Kitabımız; Shantaram,sekiz yüz kırk iki sayfa. Evet, biraz göz korkutuyor kabul ediyorum ama okuduğunuza pişman olmayacağınız bir kitap. Yazarın kalemi muazzam, hiç bir şekilde sıkılmıyorsunuz. Yazar gerçekten, bir olayı,durumu uzattıkça uzatıyor ama sıkılmıyorsunuz-bunu nasıl yapıyor bende çözmüş değilim.büyü işte-. Ben uzun bir sürede okudum fakat sıkıldığım için bırakmadım kitabı. Başlarda gözüm gerçekten korkmuştu,yarım bırakacağımı düşünmüştüm. Lakin yazar’ın diline bayıldım.Kitabın içerisinde altını çizeceğiniz bir sürü cümle,paragraf var. Eğer kitap kalın diye,okumayı sürekli erteliyorsanız; hayatınızın en büyük hatalarından bir tanesini yapıyorsunuz bence.Shantaram, ön kapağında yazan “Kader seni güldürmüyorsa espriyi anlayamadın demektir.” alıntısıyla ilk anda beni cezp etmişti, kuzenimin övgüleriyle beraber kitabı en başında seveceğimi anlamıştım zaten.

Shantaram tarzı kitaplara aslında ; ‘roman a clef’ diye tabir ediliyor.Roman a clef; gerçek olayları,karakterlerin isimlerini değiştirerek anlatılan kitaplara verilen Fransızca bir isim.Aslında kitap Gregory David Roberts’in hayatını anlatıyor.Yaşadığı maceraları,deneyimlerini okuyucuya sanki hayal ürünüymüş gibi aktarıyor.

Konusu; Avustralya Hapisanesi ‘nden Hindistan’a kaçan; Linbaba’nın macerasını anlatıyor.Her okumak için kitabın kapağını açtığımda bende Lin ile beraber Hindistan’a gittim, Prabu ile gezdim, maceralarına ortak oldum, yeni yerler, ilginç adetler, Hintçe kelimeler öğrendim.Sizin de Linbaba ve Prabu’ya eşlik etmenizi çok isterim.

Son olarak da kitap çıktığından beri yönetmenler film yapmak için uğraşıyor, 2006 yılında çekimlere başlanmak için hazırlanılmış, başrolde de Johnny Depp olacakmış fakat bazı sorunlar yüzünden ertelenmiş. 2010-2011 yılında çıkması beklenen film hala ortada yok. Olsa çok güzel olmaz mıydı ?

Aaa şunu da söylemeliyim, kitapta tek keşke dediğim şey ise;keşke bir seri şeklinde ilk kitabı hapishaneden önceki hayatı, ikinci kitabı da Hindistan’da ki hayatı olmasını istedim. Maksat Linbaba’ya daha çok eşlik etmek.

Kitaptan Alıntılar :

  • Ben de yaşadığım her dakika dünyaya karşı koyuyordum.
  • Bazen kalbinin kırılmasını göze almalısın. Kalbin kırıldığında yeni bir şey öğrenirsin ya da daha önce hiç hissetmediğin bir şey hissedersin
  • …ama ruhun ait olduğu bir kültür yoktur. Ruh bir ülkeye de ait değildir.Ruhun rengi,aksanı ya da yaşam biçimi yoktur. Ruh sonsuzdur ve birdir.Kalp gerçeklerle ve acıyla yüzleşince de ruhu dizginleyemezsiniz.
  • Sevgi istememizin ve onu çaresizce aramamızın nedenlerinden biri de sevginin yanlızlığın,utancın ve kederin tek ilacı olmasıdır . Fakat bazı duygular kalbimizde öyle derinlere gömülüdür ki sadece yanlızlık onları tekrar bulmanıza yardımcı olabilir. Bazı gerçekler o kadar acı vericidir ki sadece utanç onlarla yaşamanıza yardımcı olabilir. Ve bazı şeyler o kadar üzücüdür ki sadece ruhunuz sizin için ağlayabilir.
  • Yok yere beklemek insanı öldüren bir şeydir …
  • …onların dünyası benimkini, sahilde duran bir taşı nazik bir şekilde içine alan bir deniz dalgası gibi kucakladı.
  • İnsanları kötü olmamaya zorlayabiliriz ama onların iyi olmasını sağlayamayız.
  • Gerçek şu ki iyi adam ya da kötü adam diye bir şey yok. İçlerinde iyilik ya da kötülük barındıran,yapılan eylemlerdir.İyi eylemler ve kötü eylemler vardır. İnsanlar sadece insandır,onları iyilikle ya da kötülükle bağdaştıran ise ne yaptıkları ya da yapmadıklarıdır.
  • Ben de ellerine umuttan kürekler alıp geçmişlerini kalplerine gömmeye çalışan o sürgünlerden biriydim.
Like
Like Love Haha Wow Sad Angry
21