Ana sayfa Dizi / Film Filmler Solo: A Star Wars Story incelemesi (Spoilersız)

Solo: A Star Wars Story incelemesi (Spoilersız)

PAYLAŞ

Solo: A Star Wars Story, son zamanlarda yapılan olumsuz yorumlar ve film üzerinde yapılan değişiklikler ile ayrıca Star Wars fanları tarafından çokta yapılması istenmeyen aslında yapılması çokta onları heyecanlandırmayan bir yapım olması sebebiyle de normal bir Star Wars filmine nazaran beklentilerin bayağı altındaydı. Bu yüzden birçok kişi filme gitmeyip, onların isteklerini dinlemeyen Disney’i protesto etme kampanyaları bile başlatmıştı. Bu olumsuzlukların altında film vizyona girdi. Peki nasıl mı bulduk?

Solo, ne yerlere vuracak kadar kötü, ne de göklere çıkartacak kadar iyi bir yapım değil. Ortalarda kalmış. Aslında biraz aceleye getirildiğini hissettirdi. Hikâye, Han’ın kaçakçılığa giden macerasında, karakterinin nasıl şekillendiğini göstermeyi amaçlamış gibi. Filmin konusuna değinecek olursak, Corellia’da ki zor yaşantısından kurtulup pilot olma hayalinde koşan Han’ın, bu uğurda imparatorluk akademisine yazılması ve sonrasında beraber olduğu insanlarla tanışarak bildiğimiz Han Solo’ya dönüşümünü izliyoruz.

Senaryonun yazarı Star Wars tarihinin en iyi filmi olarak görülen İmparatorun Dönüşü’nün yazarı Lawrance Kasdan ve oğlu Jonathan Kasdan, açıkçası çokta büyük bir iz bırakamadılar. Bir Star Wars fanı filmi izlerken gidişatı oldukça tahmin edilir bulabilir. Küçük sürprizlerinin yanı sıra sıkıldığınız bazı yerleri olacaktır.

Filmin yönetmeni Ron Howard, çıkan haberleri göz önüne aldığımızda aslında güzel bir iş çıkarmış. Film Star Wars filmlerinin kendi özel çizgisinde ilerliyor. Önceki çekimlerin biraz komedi ve doğaçlama ilerlemesi üzerine ciddi değişiklikler geçirmesi sonrası filmin yüzde 80’ini baştan çeken Howard sansasyonel bir başarıya imza atmasa da ben beğendim.

Oyunculuklar üzerine değinirsek, Han rolünde izlediğimiz Alden Ehrenreich başarılı buldum. İşi ciddi anlamda zor olsa da elinden geleni yapmayı başarmış. Öyle bizleri önceki Han’ı aratacak göze batan bir hatası ya da performansı söz konusu değil. Lando’yu çok beğendim. Karakterini güzel yansıtmanın yanında, Donald Glover’ın gerçekten başarılı performansı ile filmin asıl baş rolünü çalmasın diye bazı müdahaleler bile yemiş olabilir. Bunu biraz sezdirdi. Chewbacca her zaman gönlümüzde bir numara olacak. Sadece Wookiee’lerden oluşan ve bizim anlamadığımız bir film çekseler bile büyük bir zevkle izleyeceğimize eminim.

Emilia Clarke’ın Qi’ra karakteri ile de iyi bir performans sergilediğini söylemeliyiz. Bildiğiniz üzere insanlar Game of Thrones harici filmlerde kendisini çok beğenemiyorlar. Ancak burada çokta sırıtmamış. Han’ın bir nevi akıl hocalığını yapan Tobias Beckett (Woody Harrelson) ise bir suçlu ve hırsız olarakta başarılıydı. Her Star Wars filminin ya da hikayesinin tabi ki de kendine has bir droidi olmuştur. Burada L3-37 bu görevi üstleniyor. Lakin biraz fazla kasmışlar gibi geldi bana. Önceden gördüğümüz her droid bizlere droidliklerini buram buram hatırlatarak o yönde hareket ve tavırlarıyla sevdirdikleri halde, L3-37 biraz ortada kalmış. Çok fazla insanımsı olmasının yanında tam bir yere koyamadım.

Filmde eleştirebileceğimiz bir konu kötü karakter yok. Bu konuya açmak istiyorum ancak spoiler vermiş olacağım için şimdilik bu kadarını bilseniz yeterli. Tam bir kötü adam olmadığı için, onun boşluğu filmi biraz havada bırakmış. Hani iyi bir filmdi diyebilmemizin önüne bir engel gibi girmiş bu konu. Her zaman söylediğim gibi, ne kadar iyi bir kötü o kadar kaliteli bir yapıma işarettir.

Genel hatlarıyla karşımızda çok kötü olmayan bir film var. Başlangıcı oldukça güzel ancak ilerledikçe arada ne yazık ki biraz sıkacak olmasıyla beraber, filmin sonunda sizi büyük bir sürpriz bekliyor olacak. Önceki filmlerden birinin cameo’su ile baş başa kalacaksınız. Film öncesi böyle bir sürprizden haberdar olduğum için, filmde sıkılmaya başladığım yerlerde şu sahne gelse bir an önce dediğim oldu.

Star Wars içerisinde yer alan Rogue One’dan sonra ikinci solo filmi olan Solo, benden 10 üzerinden 6,5 gibi bir puan aldı. Kötü değil, lakin zor beğenen bir Star Wars fan dünyasında zalimce harcanabilecek bir yapıt olabilir. Yine de Han Solo’nun geçmiş hikayesini öğrenmek, özellikle Kessel Run, Sabacc ve Milennium Falcon’u izlemek keyif verdi. Rogue One çıkışı aldığım o zevki bulamasam da bu filmden de keyif aldım.

Like
Like Love Haha Wow Sad Angry
111