Ana sayfa Dizi / Film Star Trek: Deep Space Nine

Star Trek: Deep Space Nine

PAYLAŞ

Star Trek: Deep Space Nine, 1993-1999 yılları arasında yayınlanmış ve 7 sezon sürmüştür. İlk sezon vasat seyir etse de sonradan toparlamış, özellikle dördüncü sezondan sonra büyük bir yükselişe geçmiş ve bir çok Star Trek hayranının favori dizisi olmuştur. Dizi, Star Trek evreninin yaratıcısı Gene Roddenberry‘nin ölümünden sonra, Michael Piller ve Rick Berman‘ın yönetmenliğinde çekilmiştir. Bununla beraber Roddenberry tarafından çekilen, Star Trek dizileri ile çekim tarzında farklılıklar göstermektedir.

Dizinin önceki Star Trek yapımlarından farklılıkları arasında mürettebat içi çatışma, siyaset, derinlemesine işlenmiş dini inançlar ve uzun süren hikaye örgüsü gösterilebilir. Dominion Savaşı gibi onlarca bölüm süren, uzun siyasi olaylar ve savaşlar işlenmiştir.

Star Trek: Deep Space Nine, bir yıldızgemisinde geçmeyen ilk Star Trek dizisidir. Dizi, Derin Uzay 9 isimli Alfa Çeyreği‘ndeki istasyonda geçen olayları konu alır. Bu istasyon Bajor gezegeninin yörüngesinde bulunmaktadır ve zamanında Cardassianlar tarafından Bajor’u işgal etmek için bir üs olarak kullanılmıştır.

Dizimiz, Benjamin Sisko‘nun Derin Uzay 9 istasyonunun başına atanmasıyla başlar. Federasyon yönetimine bırakılıp atamalar yapıldıktan sonra, istasyonda kafasını dinleyeceğini düşünen Sisko, daha ilk bölümlerde galaksideki bilinen tek stabil solucan deliğini keşfetmiş ve Bajoranların bin yıllardır Tanrı diye taptıkları Kahinler ile karşılaşmıştır. İnsanlar, Klingonlar, Bajoranlar, Cardassianlar ve Ferengiler de dahil bir çok ırk bu dizide önemli role sahiptir.

İlk sezonlarda yavaş yavaş artan izlenme oranları üçüncü sezon itibariyle büyük bir ivme kazanmıştır. Birkaç konuda eski Star Trek geleneğinden ayrılması yüzünden bu diziyi beğenmeyen bazı kitleler olsa da, bir çok kişi tarafından sevilen bir dizidir. Çok iyi işlenmiş olaylara ve karakterlere sahiptir, ayrıca ilk defa Gul Dukat gibi sağlam bir kötü karakter oluşturulmuştur. Changeling, Vorta, Jem’hadar gibi bir çok ırk da bu dizi ile Star Trek evrenine katılmıştır.

Üçüncü sezon ile beraber diziye USS Defiant isimli yıldızgemisi katılsa da yine olaylar daha çok Derin Uzay 9 istasyonunda geçmeye devam etmiştir. Dizi, 173 bölümden ibaret 7 sezondan oluşmaktadır ve özellikle son üç sezon büyük beğeni almıştır.

Dizinin bir diğer güzel özelliği ise sanki birer ana karakter derinliğinde işlenmiş kadar sağlam yan karakterlere sahip olmasıdır. Tüm karakterleri ilk bölümlerden itibaren ayrıntılı şekilde işlemesi ve güzel karakter gelişimleri yapması bu dizinin iyi yönlerinden biridir. Derin Uzay 9, Roddenberry’nin en çok kaçındığı konulardan bir olan din konusunu da iyi işlemiştir.

İstasyonun komutanı Benjamin Sisko, Bajoranların bin yıllardır tanrılar diye taptığı solucan deliği uzaylılarıyla temas kurunca Bajor’da tanrılar ile kulları arasında bir elçi olarak karşılanır. Böylece Bajoran dini liderinden bir çok övgü alır ve Bajoran halkına yardımcı olmayı kabul eder. Deep Space Nine‘ın iyi yönlerinden biri de siyaset konusunu işlemiş olmasıdır, devletler arası çıkar ilişkileri, sürekli dönen siyasi oyunlar ve daha bir çok farklı yönüyle siyaseti çok iyi yansıtmayı başarmıştır.

Dizinin ana konusu ise solucan deliği sayesinde galaksinin Alfa ve Beta çeyreklerine ulaşan Dominion’un buraları işgal etmek istemesidir. Gamma çeyreğinde hüküm süren Dominion devleti, Derin Uzay 9 istasyonunun yakınındaki solucan deliği sayesinde Alfa ve Beta çeyreklerini keşfetmiş, ardından buraları ele geçirme isteğine kapılmıştır. Devletleri ve ırkları birbirine düşürüp yayılmaya çalışan Dominion, kısmen olsa da bu planını başarmış ve tam bir kaos ortamı yaratmıştır. Dizi, sezonlara yayılacak bir hikaye örgüsü işlemiş ve böylece ortaya sağlam bir iş çıkarmıştır.

Bitişinden sonra geriye baktığımızda evrene bir çok ırk ve yenilik kazandırmıştır. Dizinin en büyük artısı, ilk defa denenen uzun hikaye anlatımının başarılı olmasıdır. Ayrıca dizi yeni konsepti ile beklenenin üzerinde bir performans sergilemiştir. Karakterlerin gelişimi ve ekrana yansıtılışları oldukça derindir. Aynı zamanda siyasi ve toplumsal olayları işlemesi açısından günümüz dünyasına önemli göndermeler içerir.

Şimdi de bir çok iyi yönüyle başarılı olmuş bu Star Trek dizisinin başlıca ana karakterlerini tanıyalım;

Benjamin Sisko:

Avery Brooks tarafından canlandırılan Benjamin Sisko karakteri, Derin Uzay 9 istasyonunun başına atanmış bir Yıldızfilosu kaptanıdır. Bir Borg saldırısı esnasında eşini kaybetmesi üzerine büyük bir çöküş yaşamıştır ve iki yıl sonrasında oğlu Jake Sisko ile bu istasyona gelmiştir. Daha sonra ise galakside bilinen tek stabil solucan deliğini keşfetmiştir, Bajoran halkı da bu solucan deliğinde yaşayan canlılara tapmaktadır, bu yüzden Benjamin Sisko bu tanrılar ile Bajoran halkı arasında bir elçilik görevi yapmıştır.

Kira Nerys:

Nina Visitor tarafından canlandırılan Kira Nerys karakteri, Bajoran ırkına mensup bir albaydır. İstasyondaki en yetkili ikinci subaydır, bir çok Bajoran gibi dinine bağlıdır. Zamanında Bajor‘u Cardassianlar‘ın işgal etmesi üzerine Cardassian ordularına karşı savaşmıştır. Bajor bağımsızlığını kazandıktan sonra da bu uzay istasyonuna atanmıştır. Başlarda Federasyon’un buraya gelmesini bir işgal olarak görse de bu düşünceleri kısa süre sonra değişmiştir.

Jadzia Dax:

Terry Farrell tarafından canlandırılan Jadzia Dax karakteri, Trill ırkına mensup bir Yıldızfilosu subayıdır. Trill ırkı bir simbiyont ve bir taşıyıcı bedenden oluşan iki canlıdan meydana gelmektedir, bu karakterde ise taşıyıcı beden Jadzia ve simbiyont ise Dax‘tir. Dax, daha önceden altı kere beden değişmiştir ve önceki bedeninde Benjamin Sisko ile de tanışmaktadır. Bu yüzden Jadzia Dax, Benjamin Sisko ile oldukça yakındır ve onun danışmanı olarak görev yapmaktadır.

Julian Bashir:

Alexander Siddig tarafından canlandırılan Julian Bashir karakteri, Derin Uzay 9 istasyonunun başhekimliğini yapan bir Yıldızfilosu subayıdır. Özellikle istasyonun başmühendisliğini yapan Miles O’Brien ile yakın arkadaş olmuşlardır. Bashir sağlam bir karakter gelişimi izlemiştir ve ilerleyen sezonlarda onunla ilgili oldukça önemli gerçekler ortaya çıkmıştır.

Miles O’Brien:

Star Trek: The Next Generation‘dan da tanıdığımız Colm Meaney tarafından canlandırılan Miles O’Brien karakteri, istasyonun harekat subayıdır bir nevi başmühendislik yapmaktadır. The Next Generation dizisinde evlenmiş olduğu eşi Keiko ve kızları Molly de bu dizide onun yanındadır. İstasyonun başhekimi Bashir ile yakın arkadaş olmuştur.

Odo:

René Auberjonois tarafından canlandırılan Odo karakteri, Changeling ırkına mensup bir Bajor subayıdır ve istasyonun güvenlik subaylığını yapmaktadır. Changeling ırkı şekil değiştirebilen bir ırktır, kökeni Gamma çeyreğindedir ve Odo buraya nasıl geldiğini bilmemektedir. Bir Bajor bilim adamı tarafından yetiştirilip şekil değiştirmeyi öğrenmiştir. Bu karakter de ilerleyen sezonlarda çok büyük karakter gelişimi göstermiştir.

Quark:

Armin Shimerman tarafından canlandırılan Quark karakteri, Ferengi ırkına mensuptur ve Derin Uzay 9‘da bir barı bulunmaktadır. Barında çeşitli oyunlar, yiyecekler ve hologüverteler yer almaktadır. Rom isimli bir erkek kardeşi vardır. Rom diğer Ferengiler‘den biraz farklıdır bu yüzden Quark onun aptal olduğunu düşünmektedir. Ayrıca Rom‘un bir de Nog isimli bir oğlu vardır. Bu karakterler üzerinden Ferengi Birliği‘nin siyaseti de gösterilmiş ve Ferengi ırkı daha çok tanıtılmıştır.

Worf:

Star Trek: The Next Generation‘dan da bildiğimiz Michael Dorn tarafından canlandırılan Worf karakteri bu diziye 4.sezondan itibaren katılmış ve istasyonun stratejik harekat subaylığını yapmıştır. Belki de The Next Generation dizisinde gösterdiği karakter gelişiminin daha fazlasını burada göstermiştir ve ana karakterlerden biri hâline gelmiştir.

Bunların yanında bir çok ilgi çekici özelliği ile Deep Space Nine, başarılı bir Star Trek dizisidir. Star Trek evrenine de büyük katkılar yaparak hayranları mutlu etmeyi başarmıştır. Oldukça beğenilen bir final bölümüyle de noktayı koymuştur.

Umarım faydalı olmuştur, okuduğunuz için teşekkürler, sonraki yazılarda görüşmek üzere…

Like
Like Love Haha Wow Sad Angry