Ana sayfa Dizi / Film The Man in the High Castle Dizi İncelemesi

The Man in the High Castle Dizi İncelemesi

PAYLAŞ

Belli bir tarih sınırı üzerinden ilerleyen The Man in the High Castle, İkinci Dünya Savaşı’nın tam tersi şekilde sonuçlanmasıyla neler yaşanabileceğini ekrana yansıtıyor. Almanya ve Japonya’nın  dünyaya hükmettiği bu düzende insanların bir bölümü baskılara karşı direnmeye çalışırken(direniş) diğer bölümü ise bu baskıcı işleyişi kabullenir.

The Man in the High Castle’ın üçüncü sezonu 5 Ekim’de başlayacağı duyurulmuştu. Yeni sezonun İlk bölümünü yayınlayan dizi bizleri şaşırtmaya devam ediyor. Spoiler vermeyeceğim 🙂 Dizi aynı zamanda şimdiden 4. sezon onayını almış durumda.

II. Dünya Savaşı’nın galibi Almanya ve Japonya arasında ki güç savaşlarını ele alan dizide Amerika ikiye bölünüyor. Çok güçlü iki ülke konumunda olan Almanya ve Japonya sahip oldukları gücü, bir üstünlük gösterisine çeviriyor ve kendi safında olmayanlara zulüm etmeye başlıyor. Almanların bu durumu biraz daha önde götürdüğü, sanayi ve teknoloji bakımından Japonlara karşı üstün olduğu görülüyor.

Doğusu Almanlar, Batısı ise Japonlar tarafından işgal edilen Amerika’nın direnişi konusu işleniyor. Direniş hareketini başlatan ise ‘yüksek şatodaki adamın kim olduğu bilinmemesine rağmen aracılar yoluyla dağıttığı film kasetleri direnişe önderlik ediyor. Kasetlerdeki filmin konusu, II. Dünya Savaşını müttefik devletlerin kazanması yani aslında gerçek tarihi ele alıyor.

Almanya ve Japonya’nın birbirlerini yenme çabalarının katliamla savaşa dönüştüğü dizi de dikkat çeken şeyler; Amerika’nın büyük çaplı direniş eylemleri, SSCB yıkılması, Stalin’in idam edilmesi, Akdeniz’in tamamiyle İtalya’nın eline geçmesi. Biraz oyunculara göz atalım.

Alexa Davalos (Dizide Juliana Crain)

Direnişçilerden olan kardeşinin ölümünden sonra onun sorumluluğunu üzerine alan karakter, dizide fazlasıyla ön planda.

Luke Kleintank (Dizide Joe Blake)

Sonradan direnişe katılanlardan olan bu karakter önceleri nazi casusluğu yapıyor. Görevi gereği Amerika’da ki tarafsız bölgeye yola çıkarken Juliana ile yolları birleşiyor.

Rubert Evans (Dizide Frank Frink)

Juliana’nın bir zamanlar sevgilisi. Başı fazlasıyla belaya girecek.

Rufus Sewel (Dizide General Smith)

Başlarda direnişi bastırmakla görevli Nazici general. İleriki zamanlarda fazlasıyla yükseliş yaşayacak önemli rollerden biri.

Cary Hiroyuki Tagawa (Dizide Nobusuke Tagomi)

Stratejik düşünce açısından Japonya’nın Almanya ile düşman olmaması gerektiğini şiddetle savunan Japon Ticaret Bakanı.

 

Like
Like Love Haha Wow Sad Angry
11