Ana sayfa Middle Earth Filmler Yüzüklerin Efendisi Sonrası Yaşananlar: The New Shadow

Yüzüklerin Efendisi Sonrası Yaşananlar: The New Shadow

PAYLAŞ
J.R.R. Tolkien, 338 numaralı mektubunda bu hikaye ile ilgili şunları söylemiştir:

Dördüncü Çağ’ın ilk birkaç yılı ötesinde hiçbir şey yazmadım. (Aragorn’un ölümünden yaklaşık 100 yıl sonra Eldarion’un saltanıtının sona erdiğini anlatan bir öykünün başlangıcı hariç. O zaman fark ettim ki Kral’ın Barışı, anlatılmaya değecek hiçbir öykü içermeyecek ve Sauron’un defedilmesinden sonra çıkacak savaşlar çok da ilgi çekmeyecekti. Fakat İnsanlar rahatlıktan sıkılacak ve huzursuzluğa sebep olacaklar; karanlık işler yapan tarikatlar ortaya çıkacak ve gençler arasında “Ork kültleri” yayılacak.)”

The New Shadow, Tolkien’in Yüzüklerin Efendisi serisinden sonraki yıllarda geçen olaylar ile ilgili yazmayı düşündüğü bir fikirdi. Tolkien bu fikrin yazımını bitirmememiş, henüz tasarım aşamasındayken (yaklaşık 13 sayfa yazmıştır) vazgeçmiştir. Öykünün el yazmaları The Peoples of Middle-Earth kitabının 16. kısmı olan The New Shadow başlığı altında Christoper Tolkien tarafından paylaşılmıştır.
Öykü, Aragorn ve Arwen’in çocukları olan Eldarion’un krallığı zamanında Minas Tirith’te geçmekteydi. Öykünün bazı versiyonlarında zaman, Kara Kule’nin yıkımından sonraki 100 ila 120 yıl sonrasını işaret etse de Tolkien’in zaman hakkındaki son kararı Eldarion’un hüküm sürdüğü 100 yıl içerisinde olmasıydı ki bu zaman da, Dördüncü Çağ 220 yıllarına tekabül ediyordu. Öykü, İnsanlar arasında yükselmekte olan kötülükten ve bu karanlığı araştırmaya başlayan Borlas ve Saelon’dan bahsetmeydi.

Karakterler ve Kavramlar

Dark Tree

Kara Ağaç, Tolkien’in The New Shadow isimli hikayesi için kullandığı soyut bir terimdir.
Kara Ağaç: kökleri asla kurutulamayan ve gövdesi yok edilse dahi göz ardı edildiğinde tekrardan büyüyen, kötülüğü temsil eden bir terimdir. Bu terim ilk kez Borlas tarafından Saelon ile konuşmasında kullanılmıştır.
Saelon
Duillin oğlu Saelon Dördüncü Çağ’da Gondor’da yaşamış bir insandır. Yazılsaydı, The New Shadow isimli öykünün baş karakterlerinden biri olacaktı.
Saelon küçüklüğünde Borlas’ın bahçesinden elma çalarken Borlas tarafından yakalanmıştır. Yakalandığındaki Borlas’ın öfkesi ve Borlas’ın bu hırsızlığı “Ork işi” olarak tanımlaması Saelon’u derinden üzmüş ve kinlendirmiştir.
Birkaç yıl sonra Borlas ile Saelon Minas Tirith karşısındaki bahçelerinde oturmaya başladılar. Borlas Kara Ağaçtan bahsettikten sonra Saelon, gölgelerde yetişen insanlardan ve fısıldadıkları isimden bahsetti. O isim Herumor idi. Borlas’a göre Herumor, Gondor’daki isyan hareketinin lideriydi.

Herumor

Herumor, Eldarion’un 100 yıldan fazla hüküm sürdüğü Dördüncü Çağ Gondor’unda yaşamış İnsan idi. Herumor, Kara Ağaç adıyla bahsedilmiş, büyüyen kötülüğün lideriydi.
Herumor ismi ilk kez İkinci Çağ’ın sonunda yaşayan Kara Númenorlu bir İnsan’a verilmiştir. Bu Herumor, Haradrim’in (Güneydeki İnsanlar) önemli liderlerinden biriydi ve Sauron’a hizmet etmiştir.

Etimolojisi

Herumor Quenya’da “Karanlık Lord” anlamına gelir ve “heru” (lord) +  “morë” (karanlık) kelimelerinden oluşur.

Borlas

Pen-arduinli Borlas, Beregond’un en küçük çocuğuydu. Doğum tarihi net bilinmemekle birlikte, Üçüncü Çağ’ın sonu ya da Dördüncü Çağ’ın başında doğmuştur. Büyük ihtimalle Borlas, The New Shadow adlı eserin merkezindeki karakter olacaktı.

Etimolojisi

Borlas Sindarin ismiydi. İsmin kökeni büyük ihtimalle “Bór” ile “glass” idi ve anlamı da “ebedi neşe” idi.

Eski versiyonları

Serinin önceki yazımlarında, Borlas ismi (Sonradan Borlad olarak değiştirildi) Bór’un çocuğu için kullanılmıştı.
Soyağacı

Berelach

Berelach, Borlas’ın kayıtlara geçen tek erkek evladı idi. Dördüncü Çağ’da doğmuştur. Berelach’ın bir de ablası vardı ancak ismi bilinmiyor.
Berelach, Kralın gemileri için çalıştı. Birkaç yıl boyunca Harlond limanında çalıştı sonrasında daha yüksek bir konuma atandı ve Pelargir’e taşındı ve genellikle denizlerde yaşadı.
Gençliğinde Saelon ile arkadaşlardı.
İlk el yazmalarında Berelach’ın ismi Berthil idi sonrasında Bergil oldu ve son el yazmalarında ise Berelach oldu.

Bergil

Bergil Üçüncü Çağ 3009 civarinda Gondor’da doğmuştur ve Beregond’un en büyük erkek çocuğudur. Bilinen Borlas adında bir kardeşi vardır. Bergil’in ailesi Minas Tirith’te yaşamaktaydı ve babası Beregond kale muhafızı olarak görev yapmaktaydı. Bergil’in büyükannesi Lossarnach’ta yaşamaktaydı ve Bergil her bahar onu ziyaret ederdi.
Yüzük Savaşı sırasında ufak bir çocuk olan Bergil, Pippin ilk kez Minas Tirith’e geldiğinde ona eşlik etmiştir. Pippin’i Minas Tirith’in Büyük Kapısı’na götüren Bergil orada ona Gondor’un çeşitli vilayetlerinden, Pelennor’a kurulması beklenen kuşatmayı karşı güç olmaları için gelen İnsanları gösterdi.
Yüzük Savaşı sırasında yaralıların iyileştirilmesinde hemşirelere yardımcı olmuştur.

Etimolojisi

Bergil, Sindarin ismiydi ve anlamı “yiğit yıldız” idi; ber (yiğit) + gil (yıldız)
Bergil yaralıların iyileşmesi için yardımcı olurken

Hikaye

Dördüncü Çağ’daki Gondor Kralı Eldarion’un hükmü sırasında Yüzüklerin Efendisi dönemindeki olaylar unutulmuş, Gondor halkı tarafından çok önemsenmeyen masallara dönüşmüşlerdi. Çocukluğunda bu olaylara şahit olmuş çok az kişi tarafından bir hayalet gibi varlığını sürdürüyordu. Beregond’un oğlu Pen-arduinli Borlas ise bu kişilerden biriydi.
Yüzüklerin Efendisi filminden Eldarion
Borlas’ın, Anduin’de Minas Tirith’i gören bir bahçesi vardı. Birgün bahçesinden meyve çalmaya çalışan Saelon isimli bir çocuğu yakalamış, yaptığı işe “Ork işi” diyerek azarlamıştı. Sonrasında onu yanına almıştı.
Yine birgün Saelon ile otururken onunla konuşmaya başladı. Borlas, İnsanların kalbinde yaşamını sürdüren kötülükten ve Kara Ağacın sonsuza kadar yenilmiş bir şekilde beklemeyeceğinden bahsediyordu; Saelon ise kuşku dolu bakışlarla onu dinliyordu.
Saelon, Borlas’a, zamanında onun bahçesinden olgunlaşmamış meyveleri çalmasından dolayı azarlamasını ve onu küçümsemek adına yaptığı bu hırsızlığına “Ork işi” demesini hatırlattı. Bunun üzerine Borlas, olgunlaşmamış meyvelerin israf edilmesinin dünyayı kuruttuğunu ve güzel şeylerin tamamlanmasını engellediğini söyledi. Saelon konuyu, sırf kendi amaçları uğruna ağaçları kesen insanlara getirdi; tüm İnsanlar’ın kalplerinin karardığını ve “Ork işleri” yaptıklarını iddaa etti. Borlas ise odunların doğru bir amaç uğruna ve israf edilmeden kullanılması durumunda ortada bir yanlışın olmadığı cevabını verdi.
Borlas bu konuşmadan usanmaya başlamıştı ancak Saelon, büyüyen kötülüğün doğası hakkındaki bu tartışmayı devam ettirmek istiyordu. Saelon, İnsanlar içerisinde yükselen karanlıktan ve kötülüğe tapmaya başlayan karanlık bir tarikattan bahsetti. Bu tarikata kanıt olarak da denizlerde sebepsiz yere kaybolan gemileri örnek verdi. Sözlerine devam eden Saelon, büyüyen nüfus içindeki insanların, Büyük Kral’ın zamanındakiler kadar memnun olmadığını anlattı. Ve son olarak da çocukken, “Herumor” diye bir ismin fısıltılarını duyduğundan bahsetti.
Borlas Bu ismi duyar duymaz şaşkınlık ve korku içinde kaldı, dudakları hareket etti ancak kelimeler çıkmadı. Bunun üzerine Saelon, Borlas’ın da Herumor ismini duyduğunu anladı. Her yerde eli ayağı olduğu için bu ismi duyabildiğini düşünen Saelon, nasıl olur da Emyn Arnen’de oturan ve neredeyse şehre bile uğramayan Borlas’ın bu ismi duyduğunu merak ediyordu.
İkisi de birbirinden, bu büyüyen karanlığın bir parçası olup olmadığı konusunda şüphe duymaya başladı. Borlas büyüyen bu mutsuz topluluğun planlarını ve ne başarmayı amaçladıklarını sordu; Saelon ise her şeyden önce Borlas’ın Herumor ismini nasıl bilebildiğini sordu. İlk önce kimin cevap vermesi gerektiği konusundaki anlaşmazlığın sürmesi sonrası Saelon, eğer gecenin en karanlık vakti geldiğinde onunla buluşursa ona istediği tüm gerçekleri söyleyeceğine dair bir teklifte bulundu. Bu teklifinin ardından Saelon, Borlas’ın bahçesinden ayrıldı.
Birbaşına kalan Borlas, aynı zamanda Saelon’un da arkadaşı olan oğlu Berelach’ı ve Ethir Anduin gelen kayıp gemi haberlerini düşünmeye başladı. Sonrasında evine dönen Borlas, eski Kötülüğün dünyaya geri döndüğüne dair kokular almaya başlar..
The New Shadow ile ilgili yazımlar burada bitiyor; J.R.R. Tolkien bu fikirden vazgeçtiği için hikayenin devamı gelmedi. Borlas’ın, sessiz ve karanlık evinde ne bulduğuna ya da Saelon’un oynadığı rol ve amacına dair hiçbir şey bilinmiyor.

Hayran Kurguları ve Teorileri

Tolkien hikayeyi tamamlamadığı için birçok kişi bu hikaye hakkında hayran kurgusu yazmıştır. Bu kurgularda, çoğunluğun ortak fikri yükselen karanlığın liderinin Sauron’un Ağzı (Mouth of Sauron) olacağıdır. Her ne kadar filmlerde Sauron’un Ağzı’nı Aragorn öldürmüş olsa da bu olay kitaplarda yaşanmamıştır ve Sauron’un Ağzı sağ bir şekilde Kara Kapılar’dan içeri dönmüştür. Tek Yüzük’ün yok edilişi ile Sauron’un Ağzı’nın da yok olduğu düşünülse de bu kesin olarak belirtilmemiştir.
Yüzüklerin Efendisi filminden Aragorn ve Sauron’un Ağzı
Yine hayran kurgularında, Sauron’un Düşüşü’nden sağ kurtulmayı başaran Sauron’un Ağzı’nın doğuya gidip Mavi Büyücüler ile işbirliği yapmaya çalışacağı düşünülmüştür. Bilindiği üzere Mavi Büyücüler; Saruman, Gandalf ve Radagast ile Orta Dünya’ya gönderilmiş 5 büyücüden ikisiydi. Saruman ile birlikte doğuya giden bu iki mavi büyücü oradan dönmemiştir ve kendilerinden haber alınmamıştır. Yine hayran teorilerine göre orada Saruman onların aklını çelmiş ve karanlık tarafa çekmiştir. Eğer bu teori doğru olsaydı, Mavi Büyücüler, Sauron’un Ağzı için oldukça kuvvetli müttefikler olacaktı.
Tabii başlıkta da belirttiğim üzere, bu başlık altında yazanların tamamı hayranlar tarafından yazılan, Tolkien tarafından kaynağı olmayan teoriler ve kurgulardır.
Sauron’un Ağzı tasviri

Tolkien’in Vazgeçme Sebepleri

J.R.R. Tolkien, 256 numaralı mektubunda bu hikaye ile ilgili şunları söylemiştir:
“Sauron’un yıkılışından 100 yıl sonrası için bir hikayeye başlamıştım ancak biraz ilerlemem ile birlikte hikayenin uğursuz ve iç karartıcı olduğunu fark ettim. İnsanlar’dan bahsederken onların doğasında olan ve en çok pişmanlık veren özelliklerini görmek kaçınılmaz olacaktı: güzelliğe olan doyumsuzlukları. Gondor’un insanları huzur, barış ve refah içerisinde geçen yıllardan hoşnutsuzluk ve rahatsızlık hissettiler. Bu rahatsızlığın sebeplerinden biri de sadece Aragorn’un soyundan gelen prenslerin kral olabileceği ve hükümeti oluşturacak olmasıydı tıpkı Denethor gibi ya da daha kötüsü. Hikaye, Satanist din merkezli bir devrim hareketini anlatıyordu ve bu hikayede Gondorlu çocuklar Orkçuluk oynayıp çevreye zarar vermeye başlamışlardı. Bu hareketin ortaya çıkışı ve def edilmesi ile ilgili “heyecan verici” bir hikaye yazabilirdim ancak sadece bu kadar olurdu. Yazmaya değmezdi.”

 

Tolkien’in vazgeçişinde yatan bir başka sebep ise The New Shadow’un, yıllar boyu kurduğu yapıya ters oluşuydu. Tolkien hikayesini yazarken her zaman gerçek sonun Sauron’un Düşüşü olacağını tasarlamıştır. Morgoth’s Ring kitabında da belirttiği üzere: “Sauron, İnsanlar’ın yoğunlaşmış olan kötülüğe karşı mücadele edecekleri ilk kişiydi; ayrıca yine Sauron, İnsanlar’ın mücadele edeceği son mitolojik (tanrısal) varlıktı.”

 

Kaynaklar

  1. The Peoples of Middle-Earth
  2. Morgoth’s Ring
  3. Letters of Tolkien
  4. The Lost Road and Other Writings
  5. The War of the Jewels
  6. Yüzüklerin Efendisi: Kralın Dönüşü
  7. Tolkien Gateway
  8. Middle-earthencyclopedia
Like
Like Love Haha Wow Sad Angry
142