Ana sayfa Middle Earth Tom Bombadil! Kim Bu Adam?

Tom Bombadil! Kim Bu Adam?

52
0
PAYLAŞ

TOM BOMBADİL! KİM BU ADAM?

Eminiz ki , her Tolkien sever insan hayatında en azından bir kez olsun bu soruyu kendisine hatta kafadar bir arkadaşına sormuş ve sonrasında yine de tatmin olamayıp çeşitli kaynaklardan Tom Bombadil hakkındaki gizemi çözmeye yönelik arayışlar içerisine girmiştir. Sizi anlıyoruz,yalnız değilsiniz, çünkü biz de çözemedik!

Gelgelelim, ortada  bu umarsız,çılgın adamın kim olabileceğine dair bir sürü fikir var ve öyle görünüyor ki, Tolkien’nin kendisinin bile hakkında doyurucu bir açıklama “yapmadığı” bu karakter uzun yıllar boyunca kafamızı karıştırmaya devam edecek. 10 yıl sonra çocuğunuzun kahvaltı sofrasında Tom Bombadil’in kim olduğuna dair size sorduğu masum soru karşısında savunmasız kalmamanız ve elbette yıllardır cevabını geniş kitlelerce aradığımız bu sorunun cevabını bilmek isteyeceğiniz için, gelin Tom hakkında konuşalım.

Tom Bombadil, ilk olarak Yüzüklerin Efendisi üçlemesinin ilk kitabı olan Yüzük Kardeşliği’nde karşımıza çıkıyor. Kara Süvarilerden kaçmaya çalışan 4 Hobbit’in bir nevi sığındığı liman olan Bombadil, Frodo,Sam, Marry ve Pippin’i evine davet eder. 4 kafadar ve 1 Çılgın ve 1 Çılgın’nın tatlı eşi dahilinde akşamlarını geçirdikten sonra Bombadil, Hobbitlerin yolculuklarından haberdar olduğuna dair konuşmaya başlar ve işte tam bu sırada Tom hakkında yıllardır tartışılan soruların kaynağı doğar.

Kim olduğu hakkında bir soru alan Bombadil şunları söyler;

“Ben neyim biliyor musun, en yaşlı olanım. Lafıma mim koyun dostlarım: Tom, nehir ile ağaçlar henüz yokken buradaydı; Tom ilk yağmur damlasıyla ilk meşe palamudunu hatırlıyor. O Büyük Ahali’den önce patikalar açtı ve Küçük Ahali’nin gelişini gördü. O, Krallardan, mezarlardan ve Höyüklü Kişiler’den önce de buradaydı. Denizler eğrilmeden elfler batıya geçtiklerinde, Tom çoktan burada vardı. Yıldızlar altındaki karanlığı, korkunun bilinmediği zamanları gördü o -Karanlıklar Efendisi Dışarı’dan gelmeden önceki zamanları” 

Bu cümlelerden anladığımız kadarıyla Tom, taa Elf’lerin ilk ortaya çıkışı sırasında Orta Dünya’da idi. “Karanlıklar Efendisi Dışarı’dan gelmeden önceki zamanlardan” derken hangi “zamanı”  kastetti  bilemiyoruz ama bahsedilen kişinin Melkor olduğundan eminiz. Eğer Melkor’un karanlığına dahi tanıklık edebilmişse, Tom ne kadar yaşlıydı ve kimdi? Bu sorular daha maceranın ilk bölümlerinde kafamızda yer edinirken, Tom hakkında şaşırtıcı olan bir başka şey daha vardı, tahmin edebilirsiniz, Tom diğer varlıklar gibi yüzükten etkilenmiyordu. Hatta yüzüğü Frodo’nun elinden alıp parmaklarına taktığında görünmez bile olmuyordu, kısacası Tom, yüzüğü oldukça sıradan bir cisimmiş gibi taşıyordu elinde, ve yüzük- dürüst olmak gerekirse- umrunda bile değildi. Çünkü Frodo’nun “Sen Yüzük’ten etkilenmiyorsun, onu sen taşımalısın!” diyişine rağmen boşvermişliğine devam etmiş, yüzüğü almayı reddetmişti. Konuyu biraz daha açalım.

Kitabın ilerleyen sayfalarında Elrond’un Divanında bile Tom’un adının geçtiğini görüyoruz. Elrond onun hakkında şöyle der; “Lakin Bombadil’i unutmuşum, tabii eğer o zamanlar ormanlarda ve dağlarda dolaşan kişiyle aynı zat ise; o zaman bile yaşlılardan yaşlıydı. Eskiden ismi bu değildi. Ona Iarwain Ben-adar diyorduk; yani en yaşlı ve babasız olan. Fakat o günden bu yana diğer halklar da nice isimler takmıştır ona: Cüceler Forn der, Kuzeyli insanlar Orald der, başka isimleri de vardır. Garip bir mahluktur, ama belki onu da Divan’a çağırmalıydım.” 

Hatta Gandalf’ın bile onun hakkında söylediği şeyler vardır; “Yüzük’ün onun üzerinde hükmü yok demek daha doğru olur. O kendi kendinin efendisidir. Fakat Yüzük’ü ne değiştirebilir, ne de diğerleri üzerindeki gücünü kırabilir…”

“O (fangorn) Güneş’ten önce (Güneşin Çağlarının başlamasından bahsediyor) bile yürüyen en eski canlıdır.”

Gandalf’ın söylediklerinden bir kez daha anlıyoruz ki Tom’un yüzükle herhangi bir etkileşimi yoktu ama Yüzüğü yok edebilecek kadar da güçlü değildi. Taşıyabilirdi,etkilenmezdi ama yok edemezdi. Güneş’ten önce de var idi ve en eski canlıydı. Öyleyse kimdi? Eru’nun ta kendisi mi? Bir Vala mı? Yoksa kitapta hiçbir şekilde bahsi geçmeyen, Tolkien’nin bile hakkında ser verip sır vermediği bambaşka bir canlı mı? Düşündükçe çıldırıyoruz. Şimdi  Bombadil’in kim olabileceği hakkındaki fikirleri masaya yatıralım.

1.Teori: Tom Bombadil’in  Eru olması

Şahsen benim için en geçersiz teori budur. Çünkü Eru ile konuşabilenlerin yalnızca Valar olduğu bilinir ve Tolkien kendi mektuplarında “”Yaratıcı olan, Tek olan tamamen Dünyanın dışındadır, onunla sadece Valar konuşabilir.” diyerek Tom’un Eru olma ihtimalini oldukça aşağılara çekmiştir. Ayrıca Tolkien yine mektuplarında Iluvatar’ın hiçbir fiziksel formunun olmadığını belirtmesiyle Tom’un Eru olması fikri ortadan kalkmıştır. Gandalf’ın Bombadil’in gücünün Yaşlı Orman ile sınırlandığını söylediğine de bakılacak olursak bu teorinin çöpe atılması doğru olur. Tek olan Eru’nun gücünün sadece bir orman ile sınırlı olduğunu söylemek komik olurdu. Ve Eru’nun hiçbir şekilde Arda’ya inmediğini de göz önünde bulundurursak, Tom’un Eru olmadığını rahatlıkla söyleyebiliriz.

2.Teori: Tom Bombadil’in bir Vala olması

Bu teori tartışmaya açık bir teoridir. Hatırlarsanız Elrond’un Divanında Glorfindel Bombadil hakkında kendi fikirlerini sunmuştu, Bombadil’in “o gücü” alt edemeyeceğini düşündüğünü söyleyip, ilk geldiği gibi son giden olacağını ve böylece karanlığın çökeceğini söylemişti. Burada önemli olan ve dikkatinizi çekmek istediğim kısım  “ilk geldiği gibi” denilen kısım. Tom, Eru tarafından ilk yaratılan olsaydı ve bir Vala olsaydı, geri kalan tüm Valar gibi kendi karakteristik özellikleri olurdu ve Sauron’u yenebilecek özellikleri taşırdı. Tom bilindiği kadarıyla sadece yüzükten etkilenmiyordu, Glorfindel’in belirttiği gibi, Karanlık Lord’u alt edebilecek güçte değildi. Kaldı ki düşünülecek olursa dünyaya inen Valar’ın sayısı, isimleri kesindir ve hepsi Silmarillion’da açıkça belirtilmiştir, Vala’ların birden fazla adı olmasına ve Tom’a da birden fazla şekilde hitap edilmesine rağmen bir Vala olmadığı teorini yine Tom’un kendi cümleleri çürütmektedir; “.. Tom, nehir ile ağaçlar henüz yokken buradaydı; Tom ilk yağmur damlasıyla ilk meşe palamudunu hatırlıyor. O Büyük Ahali’den önce patikalar açtı ve Küçük Ahali’nin gelişini gördü. O, Krallardan, mezarlardan ve Höyüklü Kişiler’den önce de buradaydı. Denizler eğrilmeden elfler batıya geçtiklerinde, Tom çoktan burada vardı. Yıldızlar altındaki karanlığı, korkunun bilinmediği zamanları gördü o -Karanlıklar Efendisi Dışarı’dan gelmeden önceki zamanları”

Yani Tom’un bahsettiği Karanlık hem Melkor hem Sauron ise ve karanlık gelmeden önce bile dünyada  bulunuyor ise, en geriye gidip Melkor’un zamanında bir Vala olduğunu düşünürsek ve Tom Melkor’un karanlığından ve Valar’ın gelişinden önce dahi Orta Dünya’da olduğu söylenirse, Tom’un bir Vala olduğu fikri de ortaya kalkar. Çünkü Valar dünyaya inmeden önce bile Tom yeryüzündedir.

3.Teori: Tom Bombadil’in bir Maia olması

Çoğunluğun içine sinen ve yüksek oranda destek gören teori budur. Yani Tom Bombadil karakterine en iyi uyan şey bir Maia olması, çünkü  Tolkien mitolojisinde kim oldukları belirtilmeyen, Elf şarkılarında dahi isimleri geçmeyen Maiar, Valar ile birlikte dünyaya inmiş Ainur kısmıdır ve Valar kadar güçlü bir ırk değildir. Vala’ların tüm isimleri ve mevcut sayıları kesin olarak bilindiğinden ve belirtildiğinden, geri kalan tüm ırkların da tarihi,isimleri bilindiğinden, geriye bir tek Maiar kalıyor ve Tom’un bir Maia olduğu fikri güç kazanıyor. Fakat, ve fakat, bu teori bile düşünüldüğünde kendi içerisinde çelişkiye düşüyor. Ve bu çelişkinin de en büyük sebeplerinden biri Tom’un yüzükten etkilenmemesidir. Eğer bir Maia olsaydı yüzükten etkilenmesi gerekirdi, bu da demek oluyor ki Tom Maia’dan güçlüdür, bir Maia olup olmadığı da hala tartışmalıdır ama kesinlikle bir Vala da değildir.

Görüldüğü gibi Tom, hakkında birçok şey söylenebilen ama söylenenlerin hiçbir zaman tam anlamıyla, içe sinerek kabul edilemediği bir karakterdir.Bazıları Tom Bombadil karakterinin Tolkien’nın kitaptaki yansıması olduğunu söyler  fakat bu düşünce Beren ve Luthien’nin varlığı ile çürütülmüştür. Tolkien ve eşinin mezar taşlarında bile Beren&Luthien isimlerinin yazılı olduğunu düşünürsek, Tolkien’nın kendini Beren ile eşleştirdiğini ve karakterini Beren üzerinden Orta Dünya sayfalarına sızdırdığını görebiliriz.

Tüm bu fikirler,teoriler ve tartışmalar doğrultusunda kesin bir sonuca varamasak dahi hepimizin ortak noktada buluştuğu tek bir yer var ki; o da Tom Bombadil’in güçte, hırsta gözünün olmadığıdır.

İşte tam da bu nedenle yüzükten etkilenmemesi  onun için bu kadar olağandır. Çünkü kendisi doğaldır, bir yarışın içinde değildir. Takdir veya ödül istemez. Geriye yaslanır ve zamanın akışını izler.

“Yaşlı Tom Bombadil neşeli adamdı;
Parlak maviydi ceketi, çizmeleri de sarıydı,
Kuşağı ise yeşil, pür deri pantolonu;
Yüksek şapkasına taktığı bir de kuğu tüyü.
Söğütlüdere’nin çimenli pınarından kaynadığı
ve vadiye aktığı tepe’nin altında yaşardı.”

Tolkien onun hikayesini bilerek mi sisli perdeler arkasına gizledi yoksa ömrü Bombadil’in hikayesini aydınlatmaya yetmediği için mi biz hala 2017 senesinde bu soruların cevaplarını arıyoruz bilinmez ama, Tolkien’nin yarattığı evrende en fazla kafa karışıklığına sebep olmuş, hakkında cevaplanmamış onlarca soru barındıran tek karakter olduğunu söyleyebiliriz. Uzun zaman önce okuduğum bir yazıdan etkilenerek konuşacak olursam, şahsen ben Tom Bombadil’in okuyucunun kendisi olduğuna inanırım. Tom oradadır ama aynı zamanda orada değildir. Siz de kitabın içindesiniz ama kitapta yoksunuz. Tom yüzüğü ne olursa olsun görebilir, ve dokunsa bile etkilenmez. Siz de yüzüğü görebiliyorsunuz, yüzüğe dokunabiliyorsunuz ve siz de etkilenmiyorsunuz. Bir Maia değilsiniz, bir Vala değilsiniz, sadece “varsınız”. Arkanıza yaslanıyor  ve hikayenin akışını izliyorsunuz. Belki de Tolkien Bombadil’i, sadece kitaba renk katan gizemli bir karakter olsun diye değil, bizi kitabın içine çekebilmek için, hem yokluğumuzdan hem de varlığımızdan yakalayarak Orta Dünya’nın içine düşürmek için yaratmıştır. Çünkü bilirsiniz, kitaplar siz okuduğunuz sürece yaşarlar. Kahramanlar siz okuduğunuz sürece ölürler. Hikayenin içindesiniz, ama konusu değilsiniz. Elfler gelmeden önce bile ordaydınız ama aslında orada değildiniz.  Işığı ve Karanlığı gördünüz, ama Işık ve Karanlık sizi hiç görmedi. Bu sizi de, beni de, hepimizi birer Tom Bombadil yapar.
Bir sonraki yazıya dek, hoşçakalın.

 

Like
Like Love Haha Wow Sad Angry
17