Ana sayfa Game Of Thrones Yaşamının İlk Yılları: Stannis Baratheon

Yaşamının İlk Yılları: Stannis Baratheon

PAYLAŞ

Stannis the Mannis

Stannis Baratheon, Steffon ve Cassana Baratheon’un 2. oğlu olarak Fırtına Burnu’nda dünyaya gelmiştir. Daha yaşamının küçük yaşlarında bile içine kapanık olan Stannis Baratheon çocukluğunda yaşadığı olaylarla iyice sessiz bir adama dönüşmüştür. Ayrıca sessizliğinin yanında ciddi, kararlı ve inatçı biridir. Henüz 13 yaşındayken, Özgür Şehirler’den dönen babası ve annesinin ölümüne şahit olmuştur, babasının gemisi Gururlu Rüzgar Stannis’in gözlerinin önünde Fırtına Burnu’na yanaştığı sırada kasırganın ortasında kalmış ve batmıştır, gemiden yalnızca Yamalı Yüz adında bir soytarı sağ kurtulmayı başarmıştır. Sağ kurtulan Yamalı Yüz akli dengesini yitirmiştir (Steffon Baratheon Yamalı Yüz’ü Özgür Şehirler’den birinde bulmuş ve içine kapanık olan oğlunu biraz da olsa güldüreceğini düşünerek yanında getirmiştir).

Bütün bunların yanında Stannis Baratheon dışa vurmasa da oldukça şefkatli bir karaktere sahiptir. Küçük yaşlarda yaralı bir atmaca bulmuş ve  onu iyileştirmiştir. İyileştirdiği atmacanın adını Gururlu Kanat koymuştur. O günlerde Robert’ın da kendisine ait oldukça güçlü bir şahini vardır. Robert, Stannis’in iyileşse de artık eskisi gibi yükseklere çıkamayan atmacası ile dalga geçmiştir.

Büyüdükçe kişiliği iyice belirginleşen Stannis Baratheon her zaman görevinin ve adaletin peşinden koşmuştur. Kendisi abisi Robert Baratheon ve kardeşi Renly Baratheon gibi oldukça iri yapılı bir görünüme sahiptir, genç yaşında dökülen saçları deniz mavisi gözlerini ortaya çıkarmaktadır. Bunun yanında Robert ve Renly birbirlerine tıpa tıp benzerlik gösterirken Stannis Baratheon yüz hatları bakımından ne abisi ne de kardeşine benzemektedir, ayrıca bu 3 kardeş arasında karakter yapısı farklı olan tek kişi de Stannis’tir.

Abisi Robert Baratheon Demir Taht’a isyan ettiğinde henüz 17 yaşında olan Stannis Baratheon Fırtına Burnu’nun vekil lordluğunu yapıyordu. Abisi Robert Baratheon bu sırada Jon Arryn’ın himayesinde idi. İsyan baş gösterdiğinde Demir Taht’a mı yoksa abisine mi bağlı kalacağını dahi düşünen Stannis Baratheon burada onurunu hiçe sayıp kanını savunma kararı almıştı. Robert Baratheon isyan sırasında Vadi’den Fırtına Topraklarına inmenin uğraşını verirken Stannis Baratheon Fırtına Burnu’nu savunmakla görevlendirilmişti. Menzil azam lordu Mace Tyrell Fırtına Burnu düşerse İsyan’ın erkenden biteceğini düşündü, sayı net olarak verilmese de tahminen 50.000-60.000 arasında bir orduyla denizden ve karadan Fırtına Burnu’nu kuşattı.

Fırtına Burnu kuşatması sırasında kale içinde yalnızca 500 asker vardı, Stannis Baratheon 500 askerle tam bir yıl boyunca Fırtına Burnu’nu savunmayı başardı. Mace Tyrell ve ordusu kuşatma çadırlarında ziyafet verirken Stannis Baratheon ve kendisine sadık kalan 500 adamı kalede ne bulurlarsa onu yiyorlardı (Kedi, köpek, bot, at vs.). Fakat Redwyne Hanesinin onlarca gemisine rağmen karaya çıkıp Fırtına Burnu’na yemek yardımı (soğan ve patates) yapan bir kaçakçı Stannis Baratheon ve kale halkının hayatını kurtardı. İsmi Davos olan bu kaçakçı ileri ki yıllarda Stannis Baratheon’un en sadık dostu oldu.

Stannis 1 yıl boyunca Fırtına Burnu’nu, kendisinin 100 katı olan bir orduya karşı savunarak görevine olan bağlılığını kanıtladı. Ayrıca kale halkını ve askerlerini bu zor şartlara rağmen ümitli kılarak liderliğini de kanıtlamış oldu.

Robert İsyanı başarılı olduğunda Eddard Stark Menzil kuvvetlerinin kuşatmasını kaldırdı ve Mace Tyrell Robert Baratheon’a diz çöktü, böylece Stannis Baratheon kuşatmadan kurtuldu. Kuşatmanın kaldırılmasının ardından hayatını kurtaran kaçakçı Davos’u himayesine aldı, ancak içindeki adalet tutkusu sebebiyle Davos’un kaçakçılık yaptığı yılların cezası olarak onun 4 parmağını kesti. Bu adalet tutkusu Davos’u Stannis’e daha çok yakınlaştırmış oldu.

Bütün bu olanların ardından Robert tahta geçtikten sonra Stannis’i yanına çağırdı ve ondan Targaryenler’in ilk ve son kalesi Ejderhakayası’nı ele geçirmesini emretti, kalenin içinde Targaryenler’in sonuncuları olan bebek Daenerys, oğlan Viserys ve anneleri Rhaella Targaryen vardı ancak Rhaella Daenerys’i doğurduktan sonra çektiği sancılar sebebiyle orada ölmüştü.  Hızlıca donanmasını toplayan Stannis Baratheon Ejderhakayası’na doğru yol aldı, Ejderhakayası’nda büyük bir savunmayla karşılaşmayan Stannis çabucak kaleyi fethetti ve Ejderhakayası’nı ele geçirdi, ancak Stannis Ejderhakayası’na ulaştığında Viserys ve Daenerys çoktan oradan uzaklaşmıştı.

 

Tüm bu yaptıklarının ardından Robert Stannis’e, yasal hakkı olan Fırtına Burnu yerine Ejderhakayası’nı verdi, Fırtına Burnu’nu ise hiçbir hakkı olmamasına rağmen ve aynı zamanda henüz çocuk olmasına rağmen Renly’ye devretti. Bir de bunun üzerine Stannis, Dany ve Viserys’ı kaçırdığı için bunca yaptıklarına rağmen Robert’tan azar işitti. Stannis bu olanlara rağmen sadakatine yenik düştü ve hakkını arayamadı, bu olaylar Stannis ile Robert’ın arasını iyice açtı.

Robert’ın İsyanı’nın ardından Stannis Baratheon Ejderhakayası’nı ve halkını çok iyi bir şekilde kontrol altında tuttu ve yönetti. Robert’ın tahta geçmesinden 6 yıl sonra krallığın henüz Robert’a sadık olmadığını öngören Greyjoy Hanesi Demir Taht’a isyan etti ve kendi krallıklarını ilan etti. İsyan sırasında küçük konseyde Kraliyet Donanması’nın komutanlığını yapan Stannis, Greyjoylar’ın en iyi olduğu savaş alanı olan denizlerde karşı karşıya gelmek için donanmasını topladı ve harekete geçti.

 

O tarihin en güçlü donanması olan Demir Donanma ile Stannis’in Kraliyet Donanması  Güzel Ada açıklarında karşı karşıya geldi. Fakat Greyjoylar’ın hiç beklemediği bir şekilde Stannis, deniz savaşlarındaki üstün zekasını göstererek Demir Donanma’yı bozguna uğrattı. Mücadele sırasında Greyjoylar’ın uzun, küçük ama hızlı gemilerine karşı Kraliyet’in büyük savaş gemileri vardı, bunun üzerine planlarını kuran Stannis karşı karşıya savaşmak yerine gemilerini Greyjoy Donanması’nın üzerine sürdü ve Demir Donanma’yı yararak dağıtmayı başardı. Stannis’in bu üstün başarısı sebebiyle Greyjoylar, en önemli silahları olan deniz kuvvetlerinden yoksun kaldı ve isyanın bastırılması an meselesine dönüştü.

Demir Donanma’yı denize dökmekle kalmayan Stannis hemen Ejderhakayası’na döndü, askerleri ve kuşatma silahlarını hazırladı. Hazırlıklarının ardından yola çıkan Stannis Demir Adalar’da karaya çıktı. Büyük Wyk’ı abisi Robert adına ele geçirdi. Stannis Baratheon Greyjoy İsyanı’nın en etkili ismi olmasına rağmen yine de abisi Kral Robert’tan pek rağbet görmedi.

Stannis’in abisiyle arasındaki sorunlar bununla da kalmamıştı. Robert, Menzil’i kontrol altında tutmak için bölgenin köklü ve büyük hanelerinden Florentler’in Selyse’si ile Stannis’i evlendirme kararı almıştı. Selyse oldukça çirkin bir kadındı fakat Stannis içinde sevgiye pek yer vermediği için bu durumu önemsemedi ve abisinin kararına saygı duydu. Ancak Robert’ın kardeşine yaptıkları bununla da kalmamıştı. Selyse ve Stannis’in düğünü sırasında Robert, Delena Florent’le birlikte Stannis’in düğün yatağında ilişkiye girdi ve bu ilişkiden Edric Fırtına adında bir piç doğdu. Stannis kendisine yapılan bu saygısızlığı örtmek adına Robert’a baskı uyguladı ve çocuğun kraliyet tarafından tanınmasını sağladı.

Edric Fırtına kraliyet tarafından tanınan tek piçtir, Renly’nin himayesinde yetişmek üzere Fırtına Burnu’na gönderilmiştir.

Tüm olaylar olup bittikten sonra bile Stannis yine de sadakatini bozmadı ve Kral Toprakları’na görevinin başına geri döndü. Robert tüm gününü yeme içmeyle ve fahişelerle geçirirken Westeros’u Stannis ve Jon Arryn yönetti. Stannis ve Jon Arryn diyarı yönetirken Robert’ın 3 çocuğu oldu, Stannis’e göre bu 3 çocuk da Robert’tan değildi. Çünkü Robert asla vaktini Cersei ile geçirmezdi, ayrıca Stannis’in başka kanıtları da vardı. Stannis Baratheon kendi içindeki düşüncelerle Robert’ı inandıramayacağını biliyordu, bu yüzden ilk önce işe somut kanıtlar aramakla başladı. İlk olarak Baratheon soyunu araştıran Stannis, hanesine ait hiç kimsede sarı saç geninin olmadığını fark etti, ancak Robert’ın üç çocuğu da sarışındı. Stannis Baratheon ilk kanıtını bulmasına rağmen yine de Robert’ı inandıramazdı çünkü Cersei de sarışındı. Ayrıca Stannis ile Robert arasında yalnızca 2 yaş fark olduğu için Robert Stannis’in tahtın tek varisi olma çabalarından dolayı bu konuyu dile getirdiğini düşünebilirdi.

Abisini asla inandıramayacağını bildiği için Stannis Baratheon bu konuyu abisinin inanmasını sağlayacak birkaç kişiden birisi olan Jon Arryn’a iletti, Jon Arryn’a anlattıkları onun inanması için yeterli oldu. Bu mesele artık, diyarı yöneten iki kişinin meselesi oldu. Stannis ve Jon daha çok kanıt aramaya başladı. Stannis Robert’ın birçok piçi olduğunu biliyordu, Baratheon geninin baskın gen olduğunu kanıtlamak adına bu piçleri Jon Arryn’la birlikte bulmaya karar verdi. İlk piç tabiki de kraliyet tarafından tanınan Edric Fırtına’ydı, Edric’in kapkara saçları ve masmavi gözleri vardı ve bu Baratheonlar’a ait bir genetik özellikti. Stannis ve Jon Arryn birlikte Robert’ın birçok piçini ziyaret etti, hepsinin saçı siyah ve gözleri mavi idi (Bu piçlerden en tanınanı Gendry Su’dur). Böylece Baratheonlar’ın genlerinin baskın gen olduğu somut olarak ortaya çıkmıştı.

Sonunda yeterli delillere ulaşan Stannis ve Jon Arryn hiç bekletmeden bu konuyu Robert’a anlatma kararı aldılar, ancak Serçeparmak’ın diyarı birbirine katma emelleri bu duruma engel oldu ve Robert’ın inanacağı tek kişi olan Jon Arryn’ı zehirleyip öldürdü. Jon Arryn’ın zehirlenmesinin ardından tüm çabaları boşa çıkan Stannis Baratheon kendi canının da tehlikede olduğunu düşünerek küçük konseydeki görevini bıraktı ve Ejderhakayası’na döndü.

Like
Like Love Haha Wow Sad Angry
66