Ana sayfa Middle Earth Filmler Yavanna Kementári

Yavanna Kementári

PAYLAŞ

Toprakta yetişen her şeyin sevgilisi ve Valar’ın hanımları arasında Varda ile yan yana duran kudretli Valië Yavanna’yı bu yazımızda inceleyeceğiz.

Genel Özellikleri

Yavanna Kementári bir Valië idi ve Yeryüzü’nün Hanımı olarak çağrılırdı. Bir diğer lakabı ise Meyve Veren idi. Yeryüzünde yetişen her şey; asırlardır ormanları var eden yüksek kuleler misali ağaçlardan, kayaları sarmış olan yosunlara ve toprakta saklı şeylere kadar onun sorumluluğundaydı. Onların sayısız biçimlerini tutardı aklında.

Yavanna, Aratar’ın üyesiydi ve saygınlıkta Varda ile yan yana dururdu. Aratar yani Arda’nın Yüceleri; Valar’ın arasında en büyük kuvvete ve saygınlığa sahip sekiz Vala: Manwë, Varda, Ulmo, Yavanna, Aulë, Mandos, Nienna ve Oromë’den oluşuyordu. Melkor da Aratar’a dahildi ancak sonradan aralarından çıkartıldı. Aratar’ın gücü; Valar, Maiar yahut Ilúvatar’ın Eä’ya gönderdiği diğer ırklardan hiçbiri ile karşılaştırılamayacak derecede yüksekti.

Yavanna’nın eşinin adı Aulë idi ve Yavanna’nın Vána adında bir küçük kız kardeşi vardı. Vána, Ebedi-taze olarak çağrılırdı ve Vala Oromë’nin eşiydi. Denir ki; Vána geçerken tüm çiçekler sürgün verir, çiçeklenirlerdi gözü değerse onlara eğer ve tüm kuşlar şakırdı onun gelişiyle.

Vana

Yavanna genellikle yeşil elbiselere bürünmüş uzun boylu bir kadın formunda gezinirdi. Bazen de başka biçimlere bürünürdü. Örneğin bazıları onu cennetin altında bir ağaç olarak görmüşlerdi; Güneş taçlandırıyordu başını, her bir dalından altın bir çiğ tanesi dökülüyordu çorak toprağa ve ürün veriyordu toprak, Ulmo’nun sularına uzanıyordu bu ağacın kökleri ve Manwë’nin rüzgârları fısıldıyordu yapraklarında.

Yavanna, Valinor’un güneyinde Yavanna’nın Çayırlar’ı olarak adlandırılan bölgede yaşardı. Maia Melian’ın ise Yavanna’nın soyundan geldiği söylenir.

Hayatı

Ainur’un Şarkısı sırasında Yavanna’nın ezgisi sayesinde büyük ağaçların dallarından yağmurlar yağdı, bazı ağaçlar ise Ilúvatar’a şarkılar söyledi. Bu ağaçların Entler olduğu düşünülüyor. Manwë’nin fikirleri ile Yavanna’nın fikirleri birbirleriyle örtüşüyordu.

Yaratılışın ilk günlerinde Yavanna, Arda’nın ilk tohumlarını ekti ve onların büyümesini izledi. Morgoth, Yavanna’nın yaratığı varlıkların doğasını bozmaya başladığında Yavanna onunla çarpışmaya başladı ve Morgoth’a karşı, yarattığı şeylere destek çıkmaya devam etti. Morgoth’un Arda’dan uzaklaştırılmasından sonra, Yavanna, nicedir tasarlayıp da toprağa kavuşturamadığı tohumları ekti. Başlangıçta hiç çiçek açmamasına rağmen, Arda’nın Baharı olarak adlandırılan zaman diliminde Orta Dünya’ya tekrardan hayat geldi. Yine bu devirde Valar denizi, toprakları ve dağları da düzenledi.

Kutsal İki Lamba: Illuin ve Ormal

Ateşler soğutulduğundan ya da ilk yaratılan tepelerin altına gömüldüğünden itibaren ışığa hasret kaldı Arda. Aulë, Yavanna’nın yakarışına kulak verip, Orta Dünya’yı ışıklandırsın diye iki kuvvetli lamba inşa etti dünyayı kuşatan denizlerin orta yerine. Varda yaktı bu lambaları, Manwë ise kutsadı onları. Orta Dünya’nın kuzeyine yakın bir yere kurulan lambanın adı Illuin oldu ve diğeri kuruldu güneye, Ormal dendi bunun adına ve Valar’ın lambalarının ışığı taştı gitti Yeryüzünün üzerinden, her köşe ve her canlı bitimsiz bir günün aydınlığında yaşasın diye.

Illuin

Sonrasında her yeri aydınlatan Kutsal İki Lamba Melkor tarafından yok edildi. Valar, çağlar boyunca Aman Dağlarının ötesindeki Ağaçların ışığında mesut bahtiyar yaşadılar yaşamasına, ama Orta Dünya boydan boya, yıldızlar altında bir alacakaranlığa bulanmıştı. Yavanna ve Oromë’den başka hemen hiçbir Valar pek bu diyarlara ve ormanlara uğramazdı. Bir başına dolaşırdı burada Yavanna gölgeler içinde, kalbinde derin bir kederle, çünkü Arda Baharı’nın mahsulü de vaadi de öylece kesilmişti. Yaşlanıp yıpranmasınlar ve de bir türlü gelmeyen uyanış saatlerini beklesinler diye, Baharda can bulmuş olan pek çok şeyi derin bir uykuya yatırdı Yavanna. Bu döneme Yavanna’nın Uykusu dendi. Ay ve Güneş’in yükselmesine kadar derin uykularından uyandırılmadılar.

Ormal

Valinor’un Kutsal İki Ağacı: Telperion ve Laurelin

Lambaların yok edilmesinden sonra Valar, Aman’a geri çekildi ve Valinor’u yarattı. Valar, Ezellohar’ın yeşil tepeciklerinin üzerine oturdu ve Yavanna’nın şarkısını dinlediler. Dünyada var olup da can bulan şeylere dair tüm düşünceleri vardı bu şarkıda. Nienna ise suskun bir şekilde durdu ve ıslattı tepeciği gözyaşları ile. Onlar izlerken, tepeciğin üzerinde incecik bir filiz belirdi ve sessizlik dünyanın dört bir yanına yerleşti; Yavanna’nın şarkısından başka çıt çıkmıyordu adeta. Bu ezginin eşliğinde fidanlar boy verdi, uzayıp letafet kazandılar ve çiçeklendiler; işte dünya yüzünde böylece belirdi Valinor’un Kutsal İki Ağacı. Yavanna’nın eseri olan tüm şeyler içinde en çok nam salmış olanlar onlardır ve Kadim Günlere dair tüm hikâyelerde onların kaderi de anlatılır.

Gümüş Laurelin uyanıyor, altın Telperion uykuya dalıyor

Entler’in Yaratılışı

Eru’nun, Aulë’nin Cüceler’inin yaşamasına izin vermesinden sonra, Yavanna, Cüceler’in Orta Dünya’daki tüm ağaçları kesme ihtimalinden korktu ve Aulë’ye dedi ki: “Senin çocukların benim sevgimle yarattığım şeylere pek az sevgi duyacaklar. En evvel kendi ellerinin yarattığını sevecekler, tıpkı babaları gibi. Dünyayı kazıp, altını üstüne getirecekler, dünya üzerinde yetişip yaşayan şeylerin iyiliği umurlarında olmayacak. Pek çok ağaç tadacak onların acımasız demirinin darbesini.”

Aulë buna cevap olarak, İnsanlar ve Elfler de dahil tüm Ilúvatar Çocuklar’ının, Yavanna’nın ağaçlarına ihtiyacı olduğunu söyledi ve dedi ki: “Senin krallığın zaten kendi başına da kıymetli ve tek bir Çocuk gelmese de kıymetli olacak.” Ama bu sözler Yavanna’nın gönlünü hafifletmedi; Orta Dünya’nın başına gelebileceklerden duyduğu korku ile kederlendi kalbi.

Sonrasında Yavanna, Manwë’nin yanına gidip ona yalvardı: ” Gelecek günlerin fikri gama kasavete boğuyor kalbimi. Yarattığım her şey kıymetlimdir benim. Melkor’un bunca şeyi yakıp yıkması yetmedi mi? Benim yarattığım tek bir şey bile kurtulamayacak mı diğerlerinin hükmünden?” dedi ve yarattığı şeylerin başkalarının egemenliğine karşı onları koruyabilmenin bir yolu olup olmadığını sordu. Manwë, Yavanna’nın bu düşüncesini Ilúvatar’a sundu. Eru, Yavanna’nın bu düşüncesini anlayışla karşıladı ve onun bu isteğine cevaben ağaçları korumaları amacıyla Entler’i yarattı.

Orta Dünya ve İlkdoğanlar

Yavanna, yaşadıkları ada dışında kalan Orta Dünya’yı da unutmamıştı, gönlünden Öte Toprakları terk etmek geçmiyordu; çünkü can bulup da yetişen her şey onun kıymetlisiydi ve Orta Dünya’da temellerini attığı ama Melkor’un yerlebir ettiği işleri için oturup yas tuttu. Sık sık Valinor’u terkedip Orta Dünya’ya gelir, Morgoth’un açtığı yaraları iyileştirmeye çalışırdı ve İlkdoğanların gelişinden önce Morgoth’a karşı savaş açmak için Valar’ı ikna etmeye çalışırdı.

Valar, Yavanna ile Oromë’nin Öte Topraklardan getirdikleri havadislerin sıkıntısı ile divanlarını topladılar ve Yavanna huzurlarına çıkıp şunları iletti: “Ey Arda’nın kudretlileri, saat yaklaşıyor giderek ve bu çağı geçmeyecek umudumuzun hakikate dönüşmesi, yakındır Çocukların uyanışı yani. Peki, onlara yurt olacak toprakları harap viran mı bırakacağız, şer yuvası olmasına izin mi vereceğiz? Biz nurlar içinde yaşarken, karanlıklar içinde mi dolaşacak onlar? Manwë Taniquetil’de otururken, Melkor’u mu efendileri diye bilecek Çocuklar?”

Sonrasında İlkdoğanlar Aman’a getirildi. Elfler Tol Eressëa üstlerine Tirion şehrini inşa ettiklerinde, Yavanna, onlar için Galathilion isimli ağacı yarattı. Bu ağaç Kutsal İki Ağaç’tan biri olan Telperion’un bir nebze daha az ihtişamlı haliydi; iki ağaç arasındaki tek fark, Galathilion’un kendi ışığını saçamıyor oluşuydu.

Yavanna

 

Ay ve Güneş

İlerleyen günlerde Melkor ve Ungoliant Kutsal İki Ağacı yok etti. Yavanna onlardan geriye kalanlara baktı ve Valar’a, Silmariller’in ışığını kullanırsa onları iyileştirebileceğini söyledi: “Ağaçların Işığı sönüp gitti ve artık sadece Fëanor’un Silmariller’inde yaşıyor. O ne kadar da uzgörülü imiş! Ilúvatar’ın maiyetindekiler arasında en kudretli olanların bile bir kez, tek bir kez başarıp tamamlayabildikleri işler vardır. İşte ben de, Ağaçların Işığını yarattım ve Eä içinde bir kez daha yapamam aynısını. Yine de o ışığın bir huzmesi bile yeter bana, kökleri çürüyüp yok olmadan evvel Ağaçlara yaşamlarını geri vermem için; sonra da aldığımız yarayı iyileştirip Melkor belasını defederiz.”

Fëanor, Silmariller’in teslimine razı olmadı ama bu kararı verdiği sırada Morgoth çoktan Silmariller’i çalmıştı. Silmariller’in çalındığının haberi Aman’a ulaştığında Yavanna, Karanlığın Valinor Işığı’nın son huzmesini de yutup yok edeceği korkusu ile tepecikte oturup ağladı.

Yavanna ve Nienna ürün verme ve sağaltma güçlerinin tümünü Ağaçlara vakfettiler. Ama Nienna’nın gözyaşları onların ölümcül yaralarına kâr etmedi, bunun üzerine Yavanna uzun bir vakit gölgeler içinde oturup tek başına şarkısını söyledi. Tam umutlar suya düşüp de Yavanna’nın şarkısı teklemeye başladığında nihayet Telperion yapraksız bir dalın üzerinde tek bir tane, muhteşem gümüşten bir çiçek açtı; Laurelin ise altından bir meyve verdi. Yavanna bu çiçek ve meyveyi kocası Aulë’ye verdi, Manwë ikisini de kutsadı ve Aulë ile halkı, meyveyle çiçeğin içine konulup parlaklıklarını yitirmeyecekleri korunaklı taşıyıcılar yaptılar. İşte bunlar Narsilion’da da geçtiği üzere Ay ve Güneş idi. Böylece bir vakit ay ışığı aydınlattı dünyayı ve nicedir Yavanna’nın uykusunda bekleşen pek çok şey canlanıp uyandı.

Öfke Savaşı sırasında Valar’ın tarafında kalan İnsanlar için Andor adası yaratıldı. Bu ada Ossë tarafından Yüce Su’yun içinden çıkartılıp yükseltildi, Aulë tarafından kuruldu ve Yavanna tarafında güzelliklerle bezendi. Edain buraya geldiğinde sonraları Númenor olarak adlandırılan krallığı kurdular. Eönwë aralarına gelip onları eğitti. Onlara bilgelik, güç ve diğer İnsan soylarının sahip olduğundan daha uzun bir hayat bahşedildi.

İlerleyen yüzyıllarda Valar, Orta Dünya’ya temsilcilerini ( Istari ) göndermeyi planladığında; Yavanna, Curumo’ya ( Saruman’a ), beraberlerinde Aiwendil’i ( Radagast’ı ) de götürmeleri için rica etti.

Radagast

İsimleri ve etimolojileri

Yavanna, Quenya’da Meyve Veren anlamına geliyordu. Bu isim; yáve ve anna kelimelerinin birleşiminden oluşuyordu. Onun diğer ismi olan Kementári ise Dünya’nın Kraliçesi anlamına geliyordu.

Sindarin ismi ise Ivon idi.

Serinin Diğer Versiyonları

Silmarillion’un ilk yazılma aşamalarında Yavanna’nın soyadı şu anda olan Kementári değil de Palúrien idi ve Varda ile Vána’nın kız kardeşiydi.

Serinin eski versiyonlarında Oromë; Aulë ve Yavanna’nın çocuğuydu.

Yavanna & Aulë

Kaynaklar:

  1. Silmarillion
  2. Bitmemiş Öyküler
  3. Tolkien Gateway
  4. The One Wiki to Rule Them All
  5. The Peoples of Middle Earth
  6. The War of The Jewels

Facebook grubumuz için tıklayınız.

Like
Like Love Haha Wow Sad Angry
22