Ana sayfa Star Wars Canon Yoda’nın gizli savaşı: Star Wars çizgi roman serisi (21-30)

Yoda’nın gizli savaşı: Star Wars çizgi roman serisi (21-30)

PAYLAŞ

Star Wars Genişletilmiş Evrenin patlatılması sonrası oluşturulan yeni evrenin temel kaynaklarında biri ve ilklerinden olan Star Wars çizgi roman serisi 14 Ocak 2015 yılında ilk sayısı ile yayın hayatına başladı. Zaman aralığı olarak 4. Film Yeni Umut ile 5. Film İmparatorun Dönüşü arasında geçen hikayemizin ilk 20 sayısı ile ilgili yazımızı daha önce yayınlamıştık. Şuradan o yazımıza ulaşabilirsiniz:

Luke ve Vader’ın ilk karşılaşması: Star Wars çizgi roman serisi (1-20)

Burada serinin devamı olan 20. Sayı sonrasını konuşacağız. İlk 20 sayıda özellikle Luke’un, Obi-Wan tarafından kendisine bırakılan günlüğünden yola çıkarak Güc’ü anlaması üzerine kurulu olan maceralarına tanıklık etmiştik. İlk 20 sayıda genel geçer bir özet çıkarmaya çalışmıştım lakin bu yazımızda yaşanan olayları biraz daha detayı ile anlatarak hızlıca tarif etmeye çalışacağım.

21. sayı itibariyle, daha önce Gamemaster olarak tanıdığımız imparatorluk subayı Kreel’in liderliğinde özel bir Stormtrooper birliğinin, isyan birliklerine karşı yaptığı operasyonu görüyoruz. Özel askerlerden oluşan bu birlik, önüne çıkan her İsyan askerini öldürüp birçok birliği yok edebilecek eğitime sahipler.

Çizgi roman sonrasında bizi Luke, Leia ve Han’ın da yer aldığı bir uzay savaşına götürüyor. Yaptıkları plan sonrası savaştıkları Star Destroyer Harbinger’i ele geçirip kaçırmayı başaran kahramanlarımız, bu gemi ile müttefik Tureen VII gezegenindeki insanları kurtarma ve erzak yardımı operasyonu yapma peşindeler. Lakin Harbinger’ın savaş esnasında birçok teknik hasar alması sonucu bu sorunları çözmeye çalışmakla meşguller.

Luke ile Chewbacca teknik sorunlarla uğraşırlarken, Han ile Leia kendi aralarında tatlı bir kaptanlık yarışını giriyorlar. Leia, ele geçirilen Harbinger’ın kaptanın kendisi olduğunu söylerken, bunu kabul etmeyen Han, kaptanın kendisi olduğunu iddia ediyor. Bunu kendi aralarında yaptıkları bir yarış ile çözüyorlar.

Bu esnada gözden kaçırdıkları bir durum söz konusu. Elit Stormtrooper birliğimiz gizlice Harbinger’a girip, bizimkilerin başına bela olmaya başlıyorlar. Önüne gelen her engeli rahatlıkla aşmayı başaran Elit grubumuz geminin kontrolünü ele geçirmeye başlıyor. Daha önce Kreel’in de ışın kılıcı kullandığını ve arenada Luke’a öğretmeye çalıştığını görmüştük. Tekrar karşılaşıyorlar. Bu ışın kılıcı düellosunda neredeyse yenilmek üzere olan Luke, gücün yardımıyla Kreel’i yenmeyi başarıyor.

Darth Vader komutasında yer alan Elit grubumuz gemiyi imha etmeye başlıyor. Ve ayrıca bizzat Vader tarafından idare edilen bir operasyonla uzay savaşına girmek zorunda kalan İsyan’ın buradan kaçmaya çalışmasını izlemeye başlıyoruz. Geminin kontrolünü kaybeden Han ve Leia’nın The Last Jedi’da gördüğümüz, geminin komuta köprüsünün patlatılması sonrası uzay boşluğuna düşen Leia vari bir kurtuluşları var ki merak edip bakınız diye detaya girmiyorum. 😊

Elit grup, ellerinden İsyan’ın önemli kişilerini yakalayamadan kaçırmış olsalar da, C3PO’yu ele geçirmeyi başarıyorlar. Sonrasında Luke’u, Han ve Leia ile tartışırken buluyoruz. C3PO’nun Vader’ın elinden kurtarılıp kurtarılmamasını tartışan kahramanlarımız bu esnada R2-D2’nun ortalarda olmadığını fark ediyorlar. R2-D2, aldığı X-Wing ile tek başına C3PO’yu kurtarmaya giderken Luke kendisini yakalıyor. Lakin R2’yu ikna etmeyi başaramıyor ve R2, hiper uzay’a atlayıp tek başına gidiyor. (Korkusuz Reis 😊)

Jedi olabilmesi gerektiğini R2’dan aldığı lafla bir kez daha hisseden Luke, günlüğü okumaya devam ediyor. Bu sefer Yoda’nın yaşadığı bir maceraya götürüyor günlük bizi. Yoda’yı, Qui-Gon Jinn ve öğrencisi Obi-Wan ile güçte yetkin olan ve köle olarak satılmak istenen bir çocuğu kurtarırken görüyoruz. Operasyon sonrası, Yoda yakınlarda bir yerlerden gücün kendisini bir nevi çağırdığını hissedip, çocuğu Qui-Gon’a emanet ederek tek başına bunu araştırmaya gidiyor.

Etrafı asteroitlerle kapalı olan bir gezegene gelen Yoda, gezegene gemisi ile iniyor. İniş yaptığında etrafını Quinlan Vos’u fazlasıyla andıran bir grup çocuk sarıyor. Bu gezegen ciddi bir şekilde ilkel yaşam içerisinde, teknolojiden oldukça uzak. Çocukların ellerinde güç taşları dedikleri mavi bir taştan yaptıkları mızraklar mevcut. Yoda’nın gelişinden yaşadıkları korku ve heyecanla mızraklarına ona atıyorlar. Kyber kristali olduğunu düşündüğüm bu taşlardan oluşan mızrak saldırısından gücü kullanıp kayalarla kendisine barikat yapan Yoda, saldırıyı püskürtüyor.

Çocuklar Yoda’nın yaptıklarını gördükten sonra hemen saldırıyı kesip aralarına davet ediyorlar. Gezegenin mistik yapısına iyice kafayı takmış ve öğrenmeye çalışan Yoda, çocuklara sorular sorup onların tüm hikayesini dinliyor. Anne ve Babalarının ortadan kayboluşu, orada yer alan devasa koca mavi dağdan, içinde bulundukları savaşlara kadar birçok şeyden bahsediyorlar. Oradaki çocuklardan başka o mavi dağda yer alan o çocuklara düşman farklı bir çocuk grubunun varlığından daha bahsediyorlar.

Bu iki grup bu mavi dağa olan bir nevi kutsal inanışlarından ötürü, dağda hüküm sürme adına savaşıyorlar. Hikayelerini dinledikçe daha da meraklanan Yoda dağa doğru yolculuğa çıkıyor. Dağa geldiğinde diğer çocukların güç taşları ile saldırısına maruz kalıp baygın düşüyor. Kendine geldiğinde, bu ikinci grup tarafından esir alındığını görüyor. Çocuklar onu dağın kalbini bulmaya dağın içine giden yola gönderiyorlar. Daha önce oraya giden kimse geri dönmemiş.

Yoda, dağın kalbine giden yola girdiğinde bir giriş buluyor. İçeri girip buradaki mistik gücü, dağın sahip olduğu gizemi çözme derdinde. Lakin içeride başka bir grup tarafından etrafı sarılıyor. Kayıp Babalar ve Anneler. Savaşı kazanacak gücü elde etme adına dağın kalbini araştırmaya gönderilen anne ve babalar, dağın içinde huzur ve barışı buldukları için burada kaldıklarından bahsediyorlar. Çocuklarının savaş yüzünden canavarlaştığını ve onları terk ettiklerinden falan…

Ancak anlatılanlarla tatmin olmayıp bu mistik gücü anlamaya çalışan Yoda, dağın kalbine giden yolda yoluna devam ediyor. İlerledikçe kararan ve ilginçleşen çevreden bir yardım sesi duyuyor. Bir çocuk, güçte oldukça yoğun ve savaşta öldürmeyi reddettiği için ikinci çocuk grubunun kendisini buraya gönderdiğini söylüyor. Garro, çocuğun adı, güç taşlarına hakim birisi. Bunu gören Yoda kendisini bu konuda eğitmesini istiyor. Çocuk, taş hakkında Yoda’yı eğitirken, Yoda dağın kalbinin yerini hissedip çocukla oraya gidiyor. Buldukları şey gerçekten Güç içerisinde yaşayan bir kalp.

Lakin burada dağın kalbi diye bahsedilen şey orada yer alan kayalardan bir varlık. Gücün kontrolünde onu anlamaya çalışıyorlar. Günlerce Garro ile meditasyon sonucu güçteki bağlantıyla iletişime geçmeyi başaran Yoda, kendilerine oradan çıkış yolu açmayı başarıyor. Yanına Garro’yu da alarak dağdan çıkan Yoda, dağdan indiklerinde ikinci ve daha vahşi olan, ayrıca dağa hakim olan çocuk grubu ile yeniden karşılaşıyorlar.

Dağın kalbini bulup bulmadıklarını, zaten bulamamış olsalardı geri dönemeyeceklerini söyleyen çocuklar, kalbin yerini öğrenmezlerse Yoda’yı öldürmekle tehdit ediyorlar. Bu esnada, Garro araya girerek onlara kalbi vereceğini ve Yoda’yı serbest bırakmalarını istiyor. Tehlikenin farkında olan Yoda onu geri çevirmek istesede, Garro kendisinin de önceden onlardan biri olduğunu unutmamasını hatırlatıp artık seni eğitmeyeceğim gidebilirsin diyor.

Yoda ilk çocuk grubunun arasına geri dönüyor. Meraklı bakışlarla savaşı bitirip bitiremediğini öğrenmek isteyen çocuklar, Yoda tarafından uyarı ile karşılaşıyorlar. Yeni bir savaş. Yoda onlara hazırlanmaları gerektiğini söylüyor. Bu esnada, Garro’nun önderliğinde diğer çocuklar, karanlık tarafın gücünü kullanarak dağdaki yaratığı uyandırıp kontrol altına alıyorlar. Bu yaratık ile Yoda’nın karşılaştığı ilk çocuk grubunu yok etmek isteyen ikinci grup, yaratığı onların üzerine yürütürken yaratığın karşısına Yoda çıkıyor.

Gücün yardımıyla taştan bu deve karşı gelen Yoda, Garro ve ikinci grubun yanına gidiyor. Ona saldırmak isteyen çocukları geri püskürterek, Garro’ya gücü anlatıp karanlık tarafın esaretinden kurtulmanın dersini veriyor. Onu anlayan Garro, Yoda’ya hak vererek savaşı orada bitiriyor. Ebeveynlerine kavuşan çocuklar, savaşın sona ermesinin mutluluğunu yaşıyorlar ve Yoda, gizemi çözüp görevini yerine getirmiş olmasının akabinde gezegenden ayrılıyor.

Günlüğü okuyan Luke, o gezegeni bulup gücü anlama ve Jedi olabilme adına Yoda’nın daha önce bulunduğu bu yere gidiyor. İniş yaptığı yerde yatan taştan devlerin arasında birinin geldiğini görüyor ki bu Garro’nun kendisi. Orada, Luke’u yani bir Jedi’yı öldürüp savaşı bitireceğini söyleyen Garro, Luke’un zaten bu savaşın bitmiş olduğunu anlatma çabası sonrası kendine gelerek, Luke’un üzerine gönderdiği küçük taştan yaratıkları Luke’un emrine vererek, yıllardır atmayan dağın kalbini bulup tekrardan yaşama geri getirmesi için onları dağın kalbine gönderiyor.

30. sayının sonunda bu olanları hisseden Yoda’yı Dagobah’ta Luke’a hazır olduğunda seni bekliyorum cümlelerini söylerken buluyor ve sayıyı bitiriyoruz.

31. sayı ve sonrası ile yazı serimiz devam edecek… Takipte kalınız…

Like
Like Love Haha Wow Sad Angry
6